Anasayfa

ÖNCE ATATÜRK VE YASAKLAMA
Av.Halil ALTIPARMAK
Biliyorum, bu ara en önemli gündem ABD’nin, daha doğrusu Biden’in,  Ermeni soykırımı ifadesini kullanmasıdır.
Biden’in bu konuşmasını o kadar çok konuşacağız ve yazacağız ki, bitmemecesine!
Bu ülkede, Ermenilerden dilenen özüründen, Azınlık Vakıflarına malların iadesinden, zamanın Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Başbakanı Erdoğan’ın nasıl bu iade kararını aldıklarından, Ermeni Kilisesinde soykırım ayini yapılırken, ülkemizin bir temsilcisinin orada bulunmasından, Çanakkale gibi Türk Milleti’nin artık kutsal bölgesi haline gelmiş olan bir yerde, Ermeni din adamının konuşturulmasından, 

Senaryosunu İngiliz Lavrens’in yazdığı hainlik oyununda başrol alan Mekke Şerifi Hüseyin’in 1916’da başlattığı isyan bizi epeyce yorsa da 30 Ekim 1918'de imzalamak zorunda kaldığımız Mondros Ateşkes Antlaşması’ndansonra 400 yıl hüküm sürdüğümüz topraklardan çekilmek zorunda kaldık.

Peygamberimizin yurdu, Hicaz- Mekke ve Medine’yi İngiliz kuvvetlerine ve yandaşları Şerif Hüseyinlere bırakmamak ve bu mübarek mekânlardan ay yıldızlı al bayrağı indirmemek için direnen Fahrettin Türkkan Paşa’nın ve kahraman Mehmetçiğin o meşhur direnişine rağmen 10 Ocak 1919’da Medine’yi teslim ettik.

AMİRALLER-ERGENEKON/BALYOZ DAVALARI

Sadi Somuncuoğlu

104 amiralin Montrö uyarısı neyi çağrıştırıyor? Darbeyi mi, yoksa Ergenekon/Kumpas davalarını mı? İnceleyeceğiz.

İktidar, PKK’nın 17.10.2007’de artan ve ağır kayıplara yol açan karakol saldırılarına karşı Irak’ın kuzeyine sınır ötesi harekât için TBMM’den tezkere çıkardı. Ancak gereği yapılamadı. Çünkü, 2003’de Ali Babacan, Irak’ın kuzeyine karadan girmeyeceğimize dair, Türkiye-ABD Finansman Anlaşmasını imzalamıştı. 

 

Dünyaya gelip de gönül köşküne

Girmeyince ölünür mü Süveyda?

Bir peri suretin gerçek aşkına

Ermeyince ölünür mü Süveyda?

 

Perçeme naz eder gümüşi teli

Gelincik tırnağı o narin eli

Belikler altında saklanan beli

Sarmayınca ölünür mü Süveyda?

Yıl 1912… Balkan Savaşları başlamak üzeredir. 23 Temmuz 1912’de İstanbul Galata’da eski, köhne, karanlık Bahtiyar Han’ın bir odasında, tavandan sarkan on altı kollu şamdanın ölgün mum ışıkları altında toplanan 12 idealist emekli subay; çeşitli savaşlardan sonra emekli olmuş subay ve gedikliler (Subay ile astsubay arasında belli bir alan veya konuda uzmanlaşmış özel görevli subaylar) ile terhis edilmiş eratın, şehit olanların dul eş ve yetimlerinin yasal haklarını takip edip, sosyal dayanışmalarını sağlamak için Umum Mütekaidin-i Askeriye Cemiyeti (Tüm Asker Emeklileri Derneği)’ni kurar.

YARINLARI ÇALMAK

 

İskender ÖKSÜZ

Önceki yazımda, gelecek nesilleri yükümlülük altına sokan icraatın, kanunen mümkün olsa da vicdanın ve bilgeliğin bunu reddedeceğini yazmıştım. Uzun vadeli borçlarla, hazine garantileriyle çocuklarımızı, torunlarımızı borçlu kılmanın…

Bugünkü çıkar uğruna gelecek nesillerin sağlığını, refahını, yaşayacağı ortamı ipotek altına alan bir başka davranış çevreye karşı duyarsızlıktır. Birçok örnek bulunabilir. 

Neredeyse tüm yaşamın kitle iletişim araçları ile nasıl da farklılığa gittiğini, bir anlamda onların tutsağı olduğumuzu görüyorsunuz? Öyle değil mi? Sevgili Okurlar.  Gerilim ve aksiyon yaşamın bir parçası oldu, adeta. Nasıl söyleyeyim, Ian Malcolm’un tasvir ettiği ‘Jurassic Park’ını bilmeyenimiz neredeyse yoktur. ‘Dinozorlar Parkı’ Çok etkileyici, bir tasavvurdu, kurgulamaydı. Bana kalırsa olabilir mi?

Tarih çoğu zaman araştırmacılar için karanlıklar içindedir. Her dönem insanlık tarihini yazarak, devrinin karanlığını dağıtıp, geleceğe ışık olanlar mevcuttur. Geçmişte kalemi eline alanlar arasında yüksek görev bilinciyle hareket edenler olduğu gibi geleceğe ölümsüz bir hatıra bırakarak adından söz ettirmek isteyenlerde vardır. Belirli bir misyonu icra etmeyip, bir tarihçi duyarlılığına sahip kimi gezgin ve tüccarlar ise üzerlerine görev olmamasına rağmen, kaleme sarılır ve eşsiz kıymetteki notlarını geleceğe yollar.

YENİ TÜRKİYE OYUNUNA ANLAMLI TEPKİ

Av.Halil ALTIPARMAK

Son günlerin en önemli sorusunu sormama gerek kalmadan, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı’nın yazısı devreye girdi. 128 Milyar ve hatta belki de daha fazlasının nerede olduğunu zaten herkes biliyor, o nedenle, bilinen ile her zaman ilgilenilir. Zaten bu konu, kısa sürede bitecek gibi görünen bir konu da değildir. Toplumun neredeyse tamamının dikkat kesilmesine neden olmuş bir konudur. Çünkü, nerede sorusuna cevap verilmedikçe, kamuoyu NEREDE sorusuna olan ilgisini azaltmayacaktır. Çevremizde, hangi görüş ve düşüncede olursa olsun, hemen herkes bu konuda bir tartışma ortamı içerisindedir.

Bize, hürriyeti, dilediğini yapmak diye anlatmışlardı. Ancak dilediğini yapmanın bir sınırı vardı. O da başkalarının hürriyetine tecavüzdü. Dilediğini yapabilirsin, başkasına zarar vermemek kaydıyla. Bu hürriyetin bittiği yerdir.

Millî iradeye dayanan iktidar dilediğini yapabilir mi? Yapamaz. Bu yetkinin, bu hürriyetin de sınırları var. Başta, milletin geleceğine zarar vermemek. Çünkü bugünkü iktidara verilen yetki belli bir zaman içindir. Gelecek seçimden sonrasını kapsamaz. 

******KİTAPLIĞIMIZA GELENLER******

Hasan Kallimci
Beni ağlatan da “Aliş’imin Kaşları Kare” . Başlığına bakarak, türkünün malûm hikâyesini okuyacağınızı zannetmeyin.
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Küllenmiş fikirleri bir kıvılcımla yeniden yakmak
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Ve her şair biraz deliydi. Ve iyi ki Tanrı Delileri Yarattı’
BİR TÜRKÜNÜN HİKAYESİ
Nem Alacak Felek Benim Dr.Halil ATILGAN
HALİL ATILGAN YAZDI
TUTSAK KALEMLER M. Hayati ÖZKAYA DR. HALİL ATILGAN’IN UZUN SOLUKLU ÇALIŞMASI: BODRUM HÂKİMİ Muhsin DURUCAN “Bodrumlular erken biçer ekini Feleğe kurban mı gittin Bodrum Hâkimi. Nasıl astın Mefharet Hanım ipe de kendini Altın makasDevamını oku...
GÜLSÜM KARACA YAZDI
SAFAHAT MEHMET AKİF ERSOY Gülsüm KARACA yazdı... Yazıma yazarımızın kısa bir biyografisi ile başlamak isterim. Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında İstanbul’da, Fatih ilçesinin KaragümrükDevamını oku...
Zafer Saraç yazdı
Göç, tarih boyunca insanlığın kaderine yazılmış kaçınılmaz bir olgudur. Coğrafya kader olduğu kadar göç de yazgısı kolay değiştirilemeyen hayatiyetin devamlılığı için zorunlu bir seçenek olmuştur.Devamını oku...
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Talat Ülker’in kaleme almış olduğu Dilaver Cebeci eseri kıymetli Cebeci’nin hayatını, sanatını ve eserlerini konu almaktadır. Girizgâhında Dilaver Cebeci’nin hayatı ve sosyal dünyası olmak üzereDevamını oku...
YENİ SAYI
Mehmet Akif Ersoy OKUYUNUZ
ZAFER SARAÇ YAZDI
Her romanın mekânını ve karakterlerini sarmalayan bir arka planı olduğu düşünülürse hiç şüphesiz ki,
YASİN SARI YAZDI
Okurken, her ne kadar çetin bir mücâdeleyi ve bu uğurda yitip gidenleri anlatsa da, çok keyîf aldım

DUVARLAR EZDİ BENİ

Zaman, akan bir dere,

Damlalar süzdü beni.

Hüzün buladım yere,

Düğümler çözdü beni.

Devamını oku...

Bir Kitap Bir Yazı

Köşe Yazarları


SEN DÖNÜNCEYE KADAR!
Çarşamba, 12 Mayıs 2021
...
DUVARLAR EZDİ BENİ
Cumartesi, 15 Mayıs 2021
...
EKONOMİ VE ANAYASA
Pazartesi, 10 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

166 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi