Anasayfa

Bak Postacı Geliyor- xxxı

Cemil Meriç Kırk Ambar’ın arka kapağında samimi bir itirafta bulunur: “Hepimiz Mithat Efendi’nin çocuklarıyız. İlmî tecessüsümüz yüz yıldır onun çizdiği sınırı aşamadı. Rıza Tevfik veya Hilmi Ziya, felsefeyle uğraşan birer Ahmet Mithat… Hüseyin Rahmi’yle Kemal Tahir, hikâyeci Ahmet Mithat’ın devamcıları. Ahmet Rasim’den Ali Kemal’e, Peyami Safa’dan Burhan Felek’e kadar her gazeteci bir yanıyla Ahmet Mithat. Kırk Ambar yazarı da ‘Hâce-i Evvel’in sayısız şakirtlerinden biri.”

Atalarımız, Uluğ Türkistan'dan dalga dalga batıya gelirken, yeni ülkeler fethetmeyi bir milli ülkü olarak benimsemişlerdir. Ulaşmak istedikleri büyük hedeflere de KIZIL ELMA demişlerdir. Kızıl Elma mefkuresi Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinden sonra cihad emri ile birleşip "TÜRK-İSLÂM" ülküsüne dönüşmüştür. İstanbul, tarihte 29 defa çeşitli milletler tarafından kuşatılmış ancak bu şehri alma şerefi 2.Mehmet'e yani Türk milletine nasip olmuştur. Fatih Sultan Mehmet dünya tarihinde bir çağı kapatıp, yeni bir çağ açan Türk. Atatürk,1.dünya savaşı sonrası kurulan yeni dünya düzeninde yeni bir Türk devletini yoktan var eden koca bir Türk.

3 MAYIS 2021


YİNE KIYAM* VAKTİDİR!

Efendi Barutçu 

Yetmişyedi yıl önce Devletimizin başına çöreklenmiş zalim ve diktacı bir zihniyete karşı hakk ve hukuk namına, Türk milletinin hor görülen inançları namına kıyama kalkıp Ankara caddelerini doldurarak tarihin akışını değiştiren meçhûl kahramanları sonsuz minnet, şükrân ve rahmetle yad ediyoruz.

O kahramanların miras bıraktığı yüksek imân ve mücadele ruhu nesilden nesile artarak devam etmektedir. Bugün ve yarınlarda da tiranlığa kalkışanlara karşı başkaldırı ve meşru zeminde kıyam geleneği gönüllerimizde sarsılmaz bir inanç olarak yaşamaktadır

ERMENİ SOSLU SEVR YEMEĞİ

Halil ALTIPARMAK

Gene bir 24 nisan ve gene bizde yoğun bir tartışma, anlatma, konuşma, yorumlama vs.

Tüm bu sıkı hareketlilik, her yıl aynı şekilde veya en azından benzer şekilde tekrarlanıyor. Bu sefer, tabii ki, her senekinden farklı. Çünkü, abd, resmî ağızdan soykırımı tanıdığını ilân etmiş oldu.

Tamam da, hem tanıyanlar açısından, hem de bizim açımızdan, meselenin, BANA GÖRE, en can alıcı noktaları neden gündemde değil veya gündeme alınmaz.

Bir kere, her şeyden önce, şu, başlıkta söylediğimiz sözlere açıklık getirelim.

ÇANAKKALE  DESTANI'NIN 106. YILINDA BIR PENCERE

Abdullah Topaç

İKİ TEPE ve ÜÇ ÖNEMLİ GÜNÜN ÖZETİ

Tarih  bir  bilimdir..

Bilimler  ilaç gibidir..Doğru  formülle  imâl  edilmeli; doğru  reçete ile  kullanılmalıdır..Aksi  takdirde hastalık  nükseder...

 

Tarih ilmi  de doğru  analiz  edilmelidir..

Tarih  ilmini  ,  art niyetlilerin,  ehil  olmayanların ve  olayları  ıdeolojik  beklentilere göre yorumlayanların  zararlarından  uzak  tutmak  gereklidir...

Servet, Türkiye’nin çok iyi bildiği bir isim, Servet Somuncuoğlu. Beni ağlatan o… 2013 yılında, aramızdan ayrıldığında 49 yaşında, en verimli çağındaydı. Ecelin onu erkenden aramızdan almasıyla üzmüştü sevenlerini… O, kısa süreli uykularının dışında bir dakikasını bile boş geçirmemiş, hep çalışmış, hep üretmişti. Araştırmacıydı, radyo ve televizyon prodüktörü idi, belgesel yapımcısıydı. Türk coğrafyasındaki damgaların ve yazıların izini sürmüştü yıllarca. Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler (2008), Saymalı Taş-Gökyüzü Atları (2011) ve Damgaların göçü-Kurgan (2012) anıt 

143’ÜNCÜ YILINDA ERMENİ MEZALİMİ

Sadi SOMUNCUOĞLU

Büyük Atatürk bu meselenin adını koydu: “Ermeni mezalimi.”

TBMM’nin her açılışında temel meselelere temas ederken silahlı Ermeni çetelerinin ihanet ve vahşetine bu adı vermişti. Gerçeğin tam ifadesi de böyleydi. Ama beğenilmemiş, “incitici” veya “unutulması” gerekli görülmüş olmalı ki, soruna yeni yeni adlar aramaya koyulduk. Kimi, “Ermeni meselesi, Sözde soykırım, Emperyalist yalan, Ermeni iftirası gibi isimler” buldu ve kullandı. Ancak kucağımızda bulduğumuz insanlık dışı kanlı saldırılara bir ad veremedik. 

Sayın Cumhurbaşkanımız bu yılın 23 Nisan’ında İstanbul Çamlıca Tepesi’ndeki bayrak direği açılış törenlerinde yaptığı konuşmada; “Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Ben bunları hep şuna benzetiyorum. Arsa var, arazi var, araziyi arsaya dönüştürmek için belli bedel ödemek gerekiyor. Aksi takdirde arazinin hiçbir anlamı yok” dedi.

Tarihi İyi Bilmek İyi Okumak ve Ders Almak-20

XX. Yüzyılda uluslararası sistem ve rejim açısından, en dikkati çeken husus: BERLİN – LONDRA arasında artık saklanamayan, gizlenemeyen, bir tür “BİLEK GÜREŞİ” yaşanmaya başlanmıştı. Her iki büyük gücün, belki ilk başlarda direkt, doğrudan bir çatışma alanı değil de, ünlü İngiliz stratejistin ( L. HART ) işaret ettiği gibi “DOLAYLI TUTUM “ ve tam olmasa da günümüzün moda / egemen kavramı ile “ VEKÂLET SAVAŞLARI” taktiğini benimsemişler, bunun için de en uygun coğrafya olarak da, ana vatan toprakları dışındaki, coğrafyaları seçeceklerdi.

ÖNCE ATATÜRK VE YASAKLAMA
Av.Halil ALTIPARMAK
Biliyorum, bu ara en önemli gündem ABD’nin, daha doğrusu Biden’in,  Ermeni soykırımı ifadesini kullanmasıdır.
Biden’in bu konuşmasını o kadar çok konuşacağız ve yazacağız ki, bitmemecesine!
Bu ülkede, Ermenilerden dilenen özüründen, Azınlık Vakıflarına malların iadesinden, zamanın Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Başbakanı Erdoğan’ın nasıl bu iade kararını aldıklarından, Ermeni Kilisesinde soykırım ayini yapılırken, ülkemizin bir temsilcisinin orada bulunmasından, Çanakkale gibi Türk Milleti’nin artık kutsal bölgesi haline gelmiş olan bir yerde, Ermeni din adamının konuşturulmasından, 

******KİTAPLIĞIMIZA GELENLER******

Hasan Kallimci
Beni ağlatan da “Aliş’imin Kaşları Kare” . Başlığına bakarak, türkünün malûm hikâyesini okuyacağınızı zannetmeyin.
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Küllenmiş fikirleri bir kıvılcımla yeniden yakmak
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Ve her şair biraz deliydi. Ve iyi ki Tanrı Delileri Yarattı’
BİR TÜRKÜNÜN HİKAYESİ
Nem Alacak Felek Benim Dr.Halil ATILGAN
HALİL ATILGAN YAZDI
TUTSAK KALEMLER M. Hayati ÖZKAYA DR. HALİL ATILGAN’IN UZUN SOLUKLU ÇALIŞMASI: BODRUM HÂKİMİ Muhsin DURUCAN “Bodrumlular erken biçer ekini Feleğe kurban mı gittin Bodrum Hâkimi. Nasıl astın Mefharet Hanım ipe de kendini Altın makasDevamını oku...
GÜLSÜM KARACA YAZDI
SAFAHAT MEHMET AKİF ERSOY Gülsüm KARACA yazdı... Yazıma yazarımızın kısa bir biyografisi ile başlamak isterim. Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında İstanbul’da, Fatih ilçesinin KaragümrükDevamını oku...
Zafer Saraç yazdı
Göç, tarih boyunca insanlığın kaderine yazılmış kaçınılmaz bir olgudur. Coğrafya kader olduğu kadar göç de yazgısı kolay değiştirilemeyen hayatiyetin devamlılığı için zorunlu bir seçenek olmuştur.Devamını oku...
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Talat Ülker’in kaleme almış olduğu Dilaver Cebeci eseri kıymetli Cebeci’nin hayatını, sanatını ve eserlerini konu almaktadır. Girizgâhında Dilaver Cebeci’nin hayatı ve sosyal dünyası olmak üzereDevamını oku...
YENİ SAYI
Mehmet Akif Ersoy OKUYUNUZ
ZAFER SARAÇ YAZDI
Her romanın mekânını ve karakterlerini sarmalayan bir arka planı olduğu düşünülürse hiç şüphesiz ki,
YASİN SARI YAZDI
Okurken, her ne kadar çetin bir mücâdeleyi ve bu uğurda yitip gidenleri anlatsa da, çok keyîf aldım

EMİNE IŞINSU ABLA VEFAT ETTİ

1970'li yıllarda Mazlum Ümit Ağabey'in Töre , Türk Edebiyatı, Hisar Dergilerinde desenleri çıkardı. Mazlum Ağabey o dönemde üzerimizde hakkı olan, ismen, desenleriyle bildiğimiz güzel insanlardan biriydi.

Devamını oku...

Bir Kitap Bir Yazı

Köşe Yazarları


SEN DÖNÜNCEYE KADAR!
Çarşamba, 12 Mayıs 2021
...
EKONOMİ VE ANAYASA
Pazartesi, 10 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

400 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi