Anasayfa

 

Prof. Dr. Esat Arslan - Asya’nın Polonya’sı: ‘Kazakistan’ 

Kazakistan’da yaşananları yakinen, bir bir izledikten sonra, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’nin nasıl direkten döndüğü çok daha iyi anlaşılmaktadır, sanırım. O tarihte Türkiye’nin maruz bırakıldığı güdülenen ve enjekte edilen olaylar dizini Kazakistan’daki olayların adeta bir kopyası gibi cereyan etmiştir. Türkiye’de darbecilerin başarıya ulaşamamasındaki en büyük etken Türk halkının demokrasi deneyimidir. Zaman içerisinde kulluktan birey ve demokrasisine sahip olmayı öğrenen milletin tek yürek halinde sokaklara dökülmesi ve darbecilere karşı durması olmuştur. Halk egemenliğine karşı bir hareket olarak görmüştür. Çünkü egemenliğin sahibi kayıtsız şartsız milletin, kendisidir. Yaşanan darbe girişimi ve ardından milletin meydanlardaki demokrasi nöbeti sonucu demokrasi daha bir sağlamlaştırılmış ve pekiştirilmesi sağlanmıştır.

Küresel salgından altı ay önce 2019 yılının bahar aylarında ‘Amuderya ve Sirderya’ diğer bir deyişle ‘Ceyhun-Seyhun’ Nehirlerinin mansabına kadar gittiğim babamın deyimiyle ‘Türkistan-ı Şarki’ coğrafyasında dolaşırken hep dikkatim atların develerin eşkin bir şekilde gezindikleri Türkistan ovalarında olmuştu. Neden demiştim, bütün Asya'yı Avrupa'nın yarısını istila eden Cengiz Han’ın, Timurlengin bu verimli coğrafyayı bırakarak batıya uzamalarının sebebi ne idi? Bir iç deniz olan “Issık Deniz”in kurumasıyla değişen coğrafî koşullar nedeniyle Türklerin yaşanısı bu güzel toprakları geride bırakarak batıya göç etmiş oldukları şartları anlayabiliyordum. Issık Deniz çekilmesiyle birlikte batıya göç hızlanmıştı. Artık Asya’nın ortası, yeryüzünün kalpgâhı büyük nüfusu besleyebilecek kadar geniş bir yer olmaktan çıkmıştı. Ama… 

 

 

 

Av.Halil Altıparmak  - ATATÜRK VE KAZAKİSTAN

 

Kendi soydaşlarımızın hürriyet ve bağımsızlıklarına kayıtsız davranmamız elbette uygun görülemez. Fakat milliyet davası şuursuz ve ölçüsüz bir dava şeklinde mütalaa ve müdafa edilemez...Hareketlerin imkân sınırları ve sıraları mutlaka hesaba katılmalıdır. Türkiye dışında kalmış olan Türkler, ilkin kültür meseleleriyle ilgilenmelidirler. Nitekim biz Tüklük davasını böyle bir müsbet ölçüde ele almış bulunuyoruz. Büyük Türk tarihine, Türk dilinin kaynaklarına, zengin lehçelerine, eski Türk eserlerine önem veriyoruz. Baykal ötesindeki Yakut Türklerinin dil ve kültürlerini bile ihmal etmiyoruz.”

Mehmet Hayati ÖZKAYA - BAK POSTACI GELİYOR-XXXV

 

 

              

 

Türk Edebiyatı dergisinin 2004 Ağustos- Eylül sayısının, Kalemlik’inde Hayrullah Kaşıkçı’nın “Bayrak” isimli şiiri yayımlanmış. Yedili hece ölçüsüyle yazılan bu şiirin dikkatimi çeken altıncı dörtlüğü şöyledir:

Seni gören her insan

Etkilenir derinden

Arif Nihat Asya’nın

O bayrak şiirinden

 

YÜZÜNCÜ YIL

 

Bugün Adana’nın Kurtuluşu konusunu yazacağımdan dolayı uzun bir zamandan beri yazdığım ekonomi konusundan bu hafta ayrılmış olacağım. Aslında ekonomi konusunda söylenecek ve yazılacak o kadar çok konu var ki sırası geldikçe yazmaya devam edeceğiz.

Bu hafta Adana’nın Kurtuluş Günü olan 5 Ocak gününü yazmak zorundayız elbette. Bu konuları yazmalıyız ki bugünün ve yarının insanı geçmiş yaşananlardan ders alsın ve dünü, bugünü ve yarını nasıl biribirine bağlayacağını görüp değerlendirsin.

 

 

Dikmen Sırtlarındaki Türk Ruhu…

27 Aralık’taki ruh, binlerce yıldır akıp gelen nehirden beslenen Yüce Türk ruhunun ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Bu ruh İttihatçıdır. Kızılelmaları vardır, ülküleri vardır, neyi nasıl yapacaklarını bilmektedirler. Milletin ve vatanın bütünlüğü için ortaya çıkmıştır.

 

KAÇINILMAZ OLARAK EKONOMİ

 

Son yazılarıma bakıyorum da, tamamı ekonomi ile ilgili yazılar olmuş. Galiba ülkemde de ekonomiden başka konu konuşulamaz hale gelmiş. O yüzden kaçınılmaz olarak yine ekonomik bir yazı diyorum.

Merkez Bankası’nın 21 Aralık 2021’de kamuoyuna yaptığı bir duyuruyu sunuyorum:

"Bankacılık sistemindeki toplam mevduat katılım fonu içinde Türk Lirası'nın payının artırılarak finansal istikrarın desteklenmesi amacıyla; 20 Aralık 2021 tarihinde ABD doları, euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz tevdiat hesabı veya döviz cinsinden katılım fonu bulunan yurt içinde yerleşik gerçek kişiler, söz konusu hesaplarını vadeli Türk Lirası mevduat katılma hesabına dönüştürmeleri halinde destekten yararlanabileceklerdir. Hesaplar 3, 6 ve 12 ay vadeli olarak açılabilecektir. Açılacak Türk Lirası vadeli hesaplara işleyecek faiz, kar payı ile hesap açılışı ve vade sonundaki kur değişim oranı kıyaslanarak yüksek olan oran üzerinden mevduat ve katılım fonu sahibine ödeme yapılacaktır. Hesap açılışındaki kur ile vade sonu kurunun ne olduğuna bakılmaksızın anapara ve faiz/kâr payı tutarı müşteriye banka tarafından ödenecektir. Vade sonu kuru üzerinden hesaplanacak tutar, anapara ve faiz, kar payı tutarından büyükse; aradaki fark TCMB tarafından karşılanacaktır. Vadeden önce hesaptan para çekilmesi durumunda destekten faydalanılamayacaktır."

Bu duyuruda ne diyor Merkez Bankası?

 

 

Erol Cihangir benim arkadaşım.

Doğu Kütüphanesi Yayınevi'nin sahibi, yazar, dik adam vs vs.

Erol Cihangir Eskişehir Mihalıççıklı. ( Laf aramızda bazı yerlerde Mihalıç Peyniri diye görüyordum. Bizim Mihalıççık'ın zannediyordum. Meğer Karacabey'inmiş, yıllar sonra öğrendim. )

 

 

Millî Görüş’ten Muhafazakâr Demokrasiye(!)

Ekonomik kriz oluşan tek adam rejiminin sonucudur. Yeni (!) Türkiye’de karar mekanizmasında tek bir kişi var ve bütün yetkiler onda toplandı. Cumhurbaşkanı dışında hiçbir makamın yetkisi ve sorumluluğu yok.

 

BAK POSTACI GELİYOR - XXXIV  İLK KADIN ÜNİVERSİTE MEZUNU: ŞÜKÛFE NİHAL

 

“Öğretmenim canım benim,  canım benim, seni ben pek çok severim…” diye başlayan cıvıl cıvıl bir şarkının muhteşem yankısı hâlâ kulaklarımda.  Otuz beş yıllık öğretmenliğimi dört yıl önce sessiz sedasız geride bırakarak sınıflara, kürsülere, tahtalara ve de zil seslerine veda ettim.  Aslında öğretmenlik mekânlarla ve zamanlarla sınırlandırılamayan ömürlük bir şeydir. Yaşadığın sürece seninle vardır ve seninle yürür bu hayatta. Ne senden bir adım önde ne bir adım arkada… Ve en güzeli de öğretmenlik yarın için programlanmış bir meslektir. Dünden yarına, yarınlara doğru uzanan tek meslek. 

******KİTAPLIĞIMIZA GELENLER******

ÜLKÜ OLCAY YAZDI
Ummana Dökülmeyi Bekleyen Aşk Yağmuru”
AHMET BİCAN ERCİLASUN
Dilin, düşüncenin, kitabın önünde hiçbir engel duramıyor. Ne virüs, ne salgın, ne rejim, ne de zulüm.
Hasan Kallimci
Beni ağlatan da “Aliş’imin Kaşları Kare” . Başlığına bakarak, türkünün malûm hikâyesini okuyacağınızı zannetmeyin.
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Küllenmiş fikirleri bir kıvılcımla yeniden yakmak
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Ve her şair biraz deliydi. Ve iyi ki Tanrı Delileri Yarattı’
BİR TÜRKÜNÜN HİKAYESİ
Nem Alacak Felek Benim Dr.Halil ATILGAN
HALİL ATILGAN YAZDI
TUTSAK KALEMLER M. Hayati ÖZKAYA DR. HALİL ATILGAN’IN UZUN SOLUKLU ÇALIŞMASI: BODRUM HÂKİMİ Muhsin DURUCAN “Bodrumlular erken biçer ekini Feleğe kurban mı gittin Bodrum Hâkimi. Nasıl astın Mefharet Hanım ipe de kendini Altın makasDevamını oku...
GÜLSÜM KARACA YAZDI
SAFAHAT MEHMET AKİF ERSOY Gülsüm KARACA yazdı... Yazıma yazarımızın kısa bir biyografisi ile başlamak isterim. Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında İstanbul’da, Fatih ilçesinin KaragümrükDevamını oku...
Zafer Saraç yazdı
Göç, tarih boyunca insanlığın kaderine yazılmış kaçınılmaz bir olgudur. Coğrafya kader olduğu kadar göç de yazgısı kolay değiştirilemeyen hayatiyetin devamlılığı için zorunlu bir seçenek olmuştur.Devamını oku...
GÜLSÜM KARACA YAZDI
Talat Ülker’in kaleme almış olduğu Dilaver Cebeci eseri kıymetli Cebeci’nin hayatını, sanatını ve eserlerini konu almaktadır. Girizgâhında Dilaver Cebeci’nin hayatı ve sosyal dünyası olmak üzereDevamını oku...
YENİ SAYI
Mehmet Akif Ersoy OKUYUNUZ
YASİN SARI YAZDI
Okurken, her ne kadar çetin bir mücâdeleyi ve bu uğurda yitip gidenleri anlatsa da, çok keyîf aldım

Bir Kitap Bir Yazı

Köşe Yazarları


ATİLLA İLHAN
Salı, 31 Mayıs 2022
...
TÜRK BAYRAMI: NEVRUZ
Salı, 29 Mart 2022
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

235 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi