BAK POSTACI GELİYOR-V
"Düzeleceğini zannetmeyin, dünya yıkılıp gidiyor; alçak felek, devleti aşağılık adamlara teslim etti"
Anadolu’nun sesi: KARACAOĞLAN
Üçyüz yıl önce Karacaoğlan derler bir ozan, ses olmuş telden, söz olmuş dilden dökülmüş… Tüm Anadolu, Karacaoğlan olmuş, ondan seslenmiş. Al-yeşil giysili güzelleri, boz-bulanık yaylaları, umutlu-umutsuz aşkı onun türkülerinde dile gelmiş.
ÜLKÜCÜ BİR NESLİN HİKÂYESİ: P.K. 546
546’da bir ülkücü öğretmenin, bizim neslimizin ağabeylerinden merhum Necdet Özkaya’nın Adana’da tutuşturduğu büyük bir idealin hikâyesini okuyacak

Anasayfa

 

Danıştay’ın Andımız’ın okunmasının kaldırılması kararını iptali üzerine, Andımız üzerinden “Türkçülük ırkçılıktır” ve “Andı yazanlar ezanı Türkçe okutanlardır” tartışmaları en üst düzeyde, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı tarafından dillendirildi.

Cumhurbaşkanının çalışkanlık, doğruluk, ilerleme ya da yükselme gibi genel insanlık değerlerine itirazı olmayacağına göre tartışma iki temel konu üzerinedir. Birincisi kendisinin de öne çıkardığı gibi Türk kimliği üzerindedir. İkincisi de 

15 gün kadar önce Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş,“Din istismarıyla mücadele seferberliğini başlattık. Bütün illerimizi, köylerimizi, kasabalarımızı, ilçelerimizi dolaşıyoruz, ehil isimlerle. Buna ihtiyaç var”dedi.

Sandım ki, şehit naaşı yanında nutuk atma, cami önlerinde siyasi açıklama yapma devri bitecek!..

Erbaş'ın bir açıklaması daha oldu; Çeşitli“izm”lerle gençlerin zihinlerini, gönüllerini karıştırmak isteyenler bulunduğunu belirtip, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bunlarla mücadele ettiklerini söyledi.

Yine sandım ki, en önce “akraba, eş, dost, siyasi veya dini kayırma”anlamına gelen “Nepotizm”e savaş açılacak!..

 

Telaffuz anlamadan başlar. Anlamadığınız metni doğru okuyamazsınız. Eskiden mekteplerde okumaya dikkat edilirdi. Hocalar, sık sık metin okuturlardı. Yanlışları gösterirlerdi. “Kızım, o kelimeleri ayırma..”..”Oğlum, o kelimede vurguyu böyle söylersen mana değişir.. şöyle söyleyeceksin..” benzeri ikazlarla çocuğu doğruya yönlendirir ve alıştırırlardı.

Buna rağmen, her öğrencinin iyi okumayı, doğru okumayı öğrendiği söylenemez. Eskinin okul hayatı da sağlam bir anlama ve telaffuz vermezdi. “Veremezdi” demek bana daha doğru geliyor. Okulların yetmediği zamanlara geldik demek kolaycı bir açıklama olacak, ama önemli bir sebep olduğu gayet açık. Herkesi okutmaya çalışmanın böyle sıkıntıları oluyor. 

Seni iki defa gördüm...

Birincisi, bundan on yıl evvel, Dolmabahçe’nin müzayede salonunda. Latin harfleri konferansının akşamıydı. Büyük avizeden yüzlerce güneş yağıyordu. Bütün madenlerden ve yıldızlardan fırlayan pırıltı içinde sen, büfenin önünde idin. Bir parmaklık halinde seni çeviren hayranlarının ortasında, elini lacivert çizgili pantolonuna koymuş, tarihi sarsan başının, öne doğru,

BAK POSTACI GELİYOR-VI

 

“Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına”[1]

diyen şairin sözleri yüreklerde yankılanıp ufuklara sığmazken takvim yaprakları da kuruyan yapraklar misali zaman ağacının dallarından düşüp bir bir kaybolurken “talihin elinde oyuncak olan” bizler, bu duruma sevinsek mi, üzülsek mi bilmiyorum. Oysa bilinen ve gerçek olan bir şey var ki hepimiz bir mirasyedi gibi o, ele avuca sığmayan zamanı çok rahat harcamaktayız... Baksanıza günlük telaşlarımızın arasında farkına varmadan sonbaharın son ayı olan eyyam-ı Kasım’a da ulaştık.  Halk arasında “günler uzaldı, geceler kısaldı derler, kasım yüz, gerisi düz derler, dokuz iyi gitmezse otuzu gözle derler…”

GİRİŞ

Çalışmak için ele aldığım bu şiiri seçmek için birçok sebebim vardı. Lisans Bitirme Tezi olarak Hüseyin Nihal Atsız çalışıyor olmama rağmen bu şiiri seçmemin nedeni oldukça farklı.

Herkes çocukluğunda tadını alıp bir daha asla vazgeçemediği şeylerle yaşar. Bu bazen bir yemek bazen bir oyuncak bazen bir anı bazen ise bir şiir olur. Hüseyin Nihal Atsız’ın “ Geri Gelen Mektup” şiiri; işte benim çocukluğumda tadı damağımda kalan ve hayatım boyunca başucumda duran her bir dizesini satır aralarına kadar bildiğim, o vazgeçilmez “şey”imdir.

Belki de bu şiir olmasaydı ben bugün burada bu çalışmayı yapamıyor olacaktım. Çünkü annem ile babamı birleştiren, tanışmalarına evlenmelerine vesile olan şey bu şiirdir. Farklı görüşten iki insanı aynı duygularda birleştirmiş birbirlerine karşı önyargılarını kaldırıp aşık olmalarını sağlamış, gönüllerindeki perdeleri aralamıştır.

 

Efendi BARUTÇU

ÜLKÜCÜ BİR NESLİN HİKÂYESİ: P.K. 546

(P.K.546'nın 3.Baskısı için Efendi Barutçu'nun takdim ve takdir yazısı.) 

546’da bir ülkücü öğretmenin, bizim neslimizin ağabeylerinden merhum Necdet Özkaya’nın Adana’da

tutuşturduğu büyük bir idealin hikâyesini okuyacak ve mazinin kapısını aralayıp dünden bugüne bakacaksınız.

Dünde yani, 1970’li yıllarda Adana Türk Ocağı, Türk Milliyetçiler Derneği Adana Şubesi ve Adana Kültür Derneği çatısı altında bir araya gelmiş gençlerin bir “ocak ruhu” ile büyüklerinden aldıkları feyz ve ilhamla kısaca “Türk Milliyetçiliği Davası” diye özetleyebileceğimiz bir hizmet kervanına katılışlarının hikâyesini bulacaksınız.

Kitabı okurken farkında olmadan yükseköğrenim için gittiğim Bursa’da 1971 yılından itibaren yaşadıklarım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçip gitti. Bursa Eğitim Enstitüsü Ülkü Ocağı’nın heykel civarında Osmangazi Caddesi matbaa çıkmazındaki bir eski  binanın 3. katında tek odalı mekânını hatırladım. 

Necdet Özkaya Mezarı Başında Anıldı

Necdet Özkaya’nın Vefatının seneyi devriyesinde 3 Kasım 2018 Cumartesi günü saat 14.30'da Adana Asri Mezarlığında ki kabri başında anma programına Eşi, Kızları, Damatları, Torunları, Kardeşleri, Yeğenleri, Arkadaşları ve Öğrencileri  katıldı. Açılış konuşmasını emekli öğretmen Hayrullah Güven yaptı. 

 
 

Sevgili Kardeşim Yavuz,

Senin zamanında Türkiye Sovyetler birliğinin eline geçmesin diye can ve kanımız pahasına mücadele ettik ve başardık. Ama şimdi Kürtçülük belası içerdeki ve dışarıdan destekleri ile karşımızda bir kılıç gibi duruyor.  

Az daha unutacaktım; Ortak derdimiz, ıstırabımız, kurtulmaları için dualar ettiğimiz, gözyaşı döktüğümüz esir Türkler ’in büyük bir kısmı özgürlüklerine kavuştular.  Bağımsız devletler kurdular. Ezilen horlanan sömürülen Uygur Türkleri kaldı. Çin’in baskıları zulümleri devam ediyor.

Bir Şair Bir Şiir

 
 

- Efendi BARUTÇUÜLKÜCÜ BİR NESLİN HİKÂYESİ: PK. 546- Efendi BARUTÇU

07 Kasım 2018
 - Efendi BARUTÇUÜLKÜCÜ BİR NESLİN HİKÂYESİ: PK. 546- Efendi BARUTÇU

  Efendi BARUTÇU ÜLKÜCÜ BİR NESLİN HİKÂYESİ: P.K. 546 (P.K.546'nın 3.Baskısı için Efendi Barutçu'nun takdim...

Orkun Yayıncılık - ÜLKÜCÜLERİN ÇİLESİ - Recep Büyükizsiz

05 Ekim 2018
Orkun Yayıncılık - ÜLKÜCÜLERİN ÇİLESİ - Recep Büyükizsiz

“Ne zaman cezaevi ile ilgili bir film seyretsem veyahut okuduğum bir kitapta cezaevinden bahseden ibareler...

BU GÖZLER NELER GÖRDÜ NELER GÖRDÜ BU GÖZLER

04 Ekim 2018
BU GÖZLER NELER GÖRDÜ NELER GÖRDÜ BU GÖZLER

  Roman Halil Atılgan’ın doğduğu Adana’nın Karaisalı ilçesine bağlı İncirgediği Köyü’nden başlayarak zamanımıza doğru debisi...

TİMUR DEVRİNDE KADİS’TEN SEMERKAND’A SEYAHAT

25 Nisan 2018
TİMUR DEVRİNDE KADİS’TEN SEMERKAND’A SEYAHAT

Timur Devrinde Kadis’ten Semerkand’a Seyahat  Zafer SARAÇ* Asya’dan gelen bozkırlı dev ordular Avrupa’da her zaman...

Turan Dergisi 36.Sayı

31 Ekim 2018
Turan Dergisi 36.Sayı

  TURAN DERGİSİ  SAYI : 36 YIL   : 2018   İletişim: Cep:  0532 494...

Turan Dergisi 35.Sayı

04 Ağustos 2018
Turan Dergisi 35.Sayı

TURAN DERGİSİ  SAYI : 35 YIL   : 2018   İletişim: Cep:  0532 494 1460...

Konuk Yazarlar


DİN EĞİTİMİ
Pazar, 11 Kasım 2018
...

P.K.546 İDEALİST BİR NESLİN HİKAYESİ

Köşe Yazarları


BAK POSTACI GELİYOR-VI
Cuma, 09 Kasım 2018
...
AŞŞA GAVE"
Cuma, 12 Ekim 2018
...
SURİYE'DE IRAK MODELİ
Pazar, 11 Kasım 2018
...
DİYARBAKIR İNTİBALARI-5
Cumartesi, 27 Ekim 2018
...

 

Dünden bugüne üyelerimiz

  • 1.jpg
  • 2.jpg
  • 3.jpg
  • 4.jpg
  • 5.jpg
  • 6-1.jpg
  • 6.jpg
  • 7.jpg
  • 8.jpg
  • 9.jpg
  • 10-1.jpg
  • 10.jpg
  • 11-2.jpg
  • 11-3.jpg
  • 11-4.jpg
  • 11.jpg
  • 12.jpg
  • 13-1.jpg
  • 13.jpg
  • 14-2.jpg
  • 14-3.jpg
  • 14-4.jpg
  • 14-5.jpg
  • 14-6.jpg
  • 14.jpg
  • 15-1.jpg
  • 15.jpg
  • 16.jpg
  • 17.jpg
  • 18.jpg
  • 19.jpg
  • 20.jpg
  • 21-1.jpg
  • 21-2.jpg
  • 21.jpg
  • 22.jpg
  • 23.jpg
  • 25-1.jpg
  • 25-2.jpg
  • 25.jpg
  • 26.jpg
  • 27.jpg
  • 30-1.jpg
  • 30.jpg
  • 31.jpg
  • 32.jpg
  • 33.jpg
  • 34.jpg
  • 35.jpg
  • 36.jpg
  • 39.jpg
  • 40.jpg
  • 41.jpg
  • 42.jpg
  • 43-1.jpg
  • 43-2.jpg
  • 43.jpg
  • 44.jpg
  • 45.jpg
  • 48.jpg
  • 50.jpg
  • 52-1.jpg
  • 52.jpg
  • 53.jpg
  • 54.jpg
  • 55.jpg
  • 56.jpg
  • 57.jpg
  • 58.jpg
  • 59.jpg
  • 61.jpg
  • 63-1.jpg
  • 63-2.jpg
  • 63.jpg
  • 70-1.jpg
  • 70.jpg
  • 71.jpg
  • 73.jpg
  • 74.jpg
  • 84.jpg
  • 85.jpg
  • 86.jpg
  • 90.jpg
  • 92.jpg
  • 93.jpg
  • 94.jpg
  • 96.jpg
  • 97.jpg
  • 98.jpg
  • 99.jpg
  • 100.jpg
  • 101.jpg
  • 103.jpg
  • 105.jpg
  • 106.jpg
  • 107.jpg
  • 109.jpg
  • 111.jpg
  • 112.jpg
  • 114.jpg
  • 118.jpg
  • 119.jpg
  • 120.jpg
  • 121.jpg
  • 124.jpg
  • 125.jpg
  • 130.jpg
  • 131.jpg
  • 133.jpg
  • 134.jpg
  • 135.jpg
  • 136.jpg
  • 138.jpg
  • 139.jpg
  • 180.jpg
  • 181.jpg
  • 183.jpg
  • 301.jpg
  • bos.jpg
160 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi