Adana Kültür Derneği (AKD) Topluluğu'nun yeniden canlanış hikâyesi de şöyle başladı:

Birgün  yıllar önce kapanmış bulunan Adana Kültür Derneği üyesi Mehmet Hayati Özkaya'dan bir e-posta aldım. Çıkan mektupta aynen şunları yazıyordu:

(ADANA KÜLTÜR DERNEĞİNİN AZİZ DOSTLARINA

“Bugün, dünü unutanların yarın dünde kalacağını ve unutulacağını” hatırlatarak merhaba diyoruz.

Ömrünün birkaç zamanını Adana Kültür Derneği’nde geçiren, orada yaşadıklarını bugün kırık dökük de olsa hatırlayan ya da unutmamaya çalışan dostlarımıza yeniden merhaba diyerek hemen konuya giriyoruz.

Değerli Kültür Dernekli dostumuz;

Bizler , Erol Cihangir ve M. Hayati Özkaya olarak, ki  bu dernekte neşv ü nema bulanlardanız , bir büyük hayali gerçekleştirmek için yola çıktık. Hedefimiz bir zamanlar sosyal ve  kültürel hayatımıza damgasını vuran Adana Kültür Derneğinin tarihçesini, yolu bu çatının altından geçenlerin hatıralarıyla geleceğe anlatmak  ve yarına önemli bir belge bırakmaktır.Bu belge aynı zamanda çocuklarımıza bırakacağımız bir miras belki de bir  vasiyet  olacaktır.   

Şimdi bu muhteşem hatıranın sahipleri  olan sizlere düşen görev, geçmişin izlerini  yarına taşımaktır. Bunun için birkaç başlık altında Adana Kültür Derneğiyle ilgili belirlediğimiz, belgelerinizi, yazılarınızı ve fotoğraflarınızı bize  en geç 5 Nisan 2012 tarihine kadar gönderirseniz Posta Kutusu 546 adını vereceğimiz kitabımızı 3 Mayıs 2012 tarihinde yayınlamayı planlıyoruz.

Kısacası vaktimiz az, işimiz çok. Ancak umudumuz büyük,  hayalimiz yüce.

Saygılarımızla.

Adana Kültür Derneğiyle tanışmanız nerede hangi yıl ve kim veya kimlerin vasıtasıyla olmuştu? Bununla ilgili hatırladıklarınız.

O tarihte sizin gözünüzle Adana Kültür Derneğinin işlevi. Sizi cezbeden hususlar. Kısacası sizin dernekli olmanızın sebepleri nelerdi?

Bütün arkadaşlarımızın serbestçe kullandığı adeta Derneğimizin rumuzu olan posta kutusu 546’ya  -varsa  size gelen mektuplardan seçtiğiniz örneklerin fotokopilerini  bize gönderebilirsiniz. Çünkü o mektuplar bizce tarihi birer belge özelliği  taşımaktadır.

Adana Kültür Derneğinden  bugüne kalanlar, Dernek makbuzları, broşürler, Verdiğiniz veya dinlediğiniz seminer ve konferans notları, kitap özetleri. Kültür dernekli dostlarınızla çektirdiğiniz fotoğraflar.

Birlikteliğinizi devam ettirdiğiniz ve irtibatınızı kesmediğiniz arkadaşlarınızın isim, adres ve telefon numaralarını aşağıda belirtilen adreslere lütfen gönderin.)

Evet bu mektubu alınca ben ve benimle irtibatı olan arkadaş gurubumuz oldukça heyecanlandı. Gençliğimizi yaşadığımız, acı tatlı hatıralarla dolu, bu Derneğin serüvenini kitap sayfalarında belge ve fotoğraflarla süslenmiş olarak okumak bize o günleri yeniden hatırlamamıza vesile olacaktı. Uzun süreden beri beyinlerimizde dondurarak muhafaza ettiğimiz “Bütün Türkler bir ordu katılmayan kaçaktır”  dizelerini yeniden dillendirecektik. Belki  imanımız yeniden tazelenecek, geçmişte yaşadığımız o derin sevgi dolu dostluklarımız yeniden canlanacak, ümitlerimiz yeşerecekti. Hatta arkadaşlarımızla yeni bir yapılanma için teşebbüste de bulunduk.  Ama olmadı. 

12 Eylül’ün paletlerinin altında ezilen, yıpranan ve bugün artık ak saçlılar arasına karışan bizler hızla değişen dünya şartlarına ayak uyduramadık. Özellikle iletişim teknolojisinde uydu yayınları, televizyon, bilgisayar, cep telefonu, internet gibi araçların günlük hayatımıza  girişi sosyal ve kültürel hayatımızı da oldukça etkiledi.  Tabii bunlara başkalarını da eklemek  mümkün. Ama sebep ne olursa olsun Hayati Özkaya ve Erol Çihangir’in bu güzel projesi askıda kalmamalıydı. Ama oldu.

Ben emekli olduktan sonra bu yıl, internet teknolojisinden nasıl faydalanırım diye uzun bir süre web sayfası yapımı için çalıştım. Fiiliyatta hayata geçiremediğimiz Adana Kültür Derneği ile ilgili projelerimizi hiç olmazsa sanal ortamda gerçekleştirelim diye epey bir uğraştıktan sonra bu web sayfasını sizlerin beğenisine sunuyorum. Eksiklikleri birlikte zaman içersinde gidermeye çalışacağız.

Adana KültürTopluluğu elbette Adana Kültür Derneği’nin mensuplarından oluşacak. Ancak dışa kapalı bir topluluk olmayacaktır. Türk Milliyetçiliğini benimseyen ve birlikte yeniden hazırlayacağımız topluluk kurallarını kabul eden herkese açık olacaktır. Tabii Adana Kültür Derneği’nin tarihine baktığınızda 1960’lı yıllardan başlayarak fasılalarla Türkçüler Derneği, Milliyetçiler Birliği tekrar Türkçüler Derneği ve Adana Kültür Derneği olarak faaliyetini sürdürmüştür. Bu tarihi sürecin içerisinde yer almış şahısların her biri topluluğumuzun tabii üyesi sayılacaktır.

Son dönem başkanlığını yaptığım Adana Kültür Derneği’nin aziz mensupları, Bu topluluğu oluştururken geçmişte olduğu gibi birlik ve beraberliğimizin elbette bizi başarıya götüreceğine inanıyor ve güveniyorum.

...Ve uzaklara gittiğini sandığımız o ak saçlı yiğitlerin, beyaz atlarının üzerinde dörtnala geri döndüklerini göreceğiz. Sağlıcakla kalın.

Oğuz Özkaya  

An itibariyle ziyaretci sayısı:

101 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi