Ne Yazık ki Seni Tanımadım

YUSUF GENÇ

Hiç görmedim seni, hiç duymadım sesini, hiç tanımadım.. Hep içimde hissetmek istedim, hissedemedim. Hiç anım yoktu, hiç geçmişim olmadı seninle. Yalnızca anlatılanlarla tanıyabildim o ince ince nakşedilmiş ruhunu. Birkaç fotoğraf karesi ve hüzünlü anılar var tek bildiğim. Ve şehitliğin tam karşısında duran kabir..

Ne zaman uğrasam yanına, sessiz pişmanlıklarla dolarım. Keşke bende bir dost olabilseydim gönlüne diye. İsterim ki bende bir içli türkü tutturabilseydim kulaklarına. Olmadı, hiç olamayacak.

12 Ocak 1979, bir Cuma sabahı sen giderken semaya, arkada gözyaşı dökenler olmuş. Ben hiç gözyaşı dökemedim sana. Varlığını bildiğim tek şey birkaç fotoğraf karesi ve bir anneye sarılan gözü yaşlı bir kız.. Ben seni hiç tanıyamadım. Kaderin, birkaç namert kurşunla yazılmış. Seni bizden koparan kurşunlar. Güneşin hüzne boğulduğu gün.. 12 Ocak 1979. Şafak sökerken kimbilir yüreğinde, içinde, ruhunda nasıl bir teslimiyet vardı. 12 Ocak 1979.. Seni ben daha doğmadan benden alan gün.

Yeryüzü aydınlandı bugün pek yavaş

Kuşlar sabah bir farklı ötüyordu sanki

Abdestimi aldım çıktım besmeleyle evden

Yolda adımlarım bugün pek yavaş

 

Kim bilirdi ki o küçük demir parçaları delip geçecek bedenimi

Kim bilirdi ki o parçalar hiç geçemeyecekti ruhumu

Kim bilirdi ki sonsuzluğa ulaşıp cennete gideceğimi

Bir Allah bildi, bir de beni kucaklayan kara toprak..

Bugün, 12 Ocak 1979

Hoşçakalın sevdiklerim

Arkamdan ağlamayın, şehadet aşk şerbetidir

Ben içtim, ağlamayın…

Yusuf GENÇ

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

An itibariyle ziyaretci sayısı:

414 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi