18 Mart 2021, Çanakkale'de kazanılan Deniz Zaferimizin 106.yıl dönümüdür.

Çanakkale haklı olarak ülkemizde en fazla  anılan destanımızdır. Fakat en fazla bilinen destanımız olduğunu söyleyemiyoruz.

 Çünkü çok büyük bir mücadele olduğu için:

-Bazıları yeteri kadar bilgi edinmeye yorulmuyor;

-Bazı  kimseler  hakikatleri  ayırd edemiyor;

-Bazıları da kolaya kaçıp, "bâtîni geleneği"  birkaç menkîbe ile Çanakkale Destanı'nı  anlatmaya  kalkıyor..

-Bazıları Çanakkale' den  siyaset  çıkarmaya  çalışıyor;

-Bazıları Mustafa Kemal'siz bir Çanakkale arzuluyor;

-Bazıları  İTTİHAD-I  ISLÂM  görüşüne uygun bir Çanakkale oluşturmaya kendisini zorluyor..

ÇANAKKALE  BUNLARDAN  HİÇ  BİRİSİ  DEĞİLDİR .

ÇANAKKALE  KENDÏ  GERÇEKLERİYLE  KAİM BİR  HAKİKATTİR..

YABANCILARDA ÇANAKKALE GAYRETİ

Çanakkale'deki en büyük rakibimiz İngiltere idi. İngiltere’de  bugün  Dördüncü Nesil Çanakkale eserleri yazılmaktadır.

Savaş nasıl oldu? Kim ne kadar zayiat verdi? Silahların gücü neydi? Bunların araştırmalarını çoktan  bitirdiler..

 Çanakkale'de az bir kuvvetin, eski silahların, yedi düveli mağlup etmesinin sebeplerini araştırmaktadırlar..

Türk  İnsanını,  Mehmetçiğin  ruhunu  ve  Türk  Komuta   heyetini  incelemektedirler..

O HALDE BUYRUN  KISA  VE ÖZ  BİR  ÇANAKKALE TURUNA  ÇIKALIM..

ÇANAKKALE DESTANI NEDİR?

 Çanakkale Destanı  Birinci  Dünya Savaşı'nın Yedi Cephesinden birisidir.

 Diğer cepheler ise: Yemen;   Filistin- Suriye; 

 Süveyş -Mısır;   Basra-Irak;  Galiçya   ve   Kafkasya Cepheleridir.

KİMLERLE SAVAŞTIK?

Çanakkale önünde  ağırlıklı  olarak İngiliz, Fransız, Anzak denilen Avustralya Yeni Zelanda Milletleri  ve onların sömürgelerinden getirilen birtakım Müslüman askerlerle savaşılmıştır.

KARŞIMIZDAKİ  KUVVET  NEDİR ?

Birinci  Günkü Kuvvetleri:

-308 tane nakliye gemisi,

- 109 tane savaş gemisi,

 -Üzerinde 316 adet top bulunan, bir dakikada  1352 adet  gülle  atabilen    Zırhlarla Kaplanmış  22 adet   Kravüzör ( SAVAŞ FABRİKASI),

- İki tane hastahane gemisi,

 -Iki tane, denizde vurulan gemileri denizde tamir eden Deniz Tamir Gemisi,

- Bir tane uçak gemisi, 47 tane uçak.

-7 tane denizaltı,

- 14 tane mayın tarama gemisi' dir..

BİZİM SİLAH GÜCÜMŪZ:

 Bunlarla mücadele eden toplam kuvvetimiz:

 Çanakkale Boğazı'nın iki tarafına sıralanmış 96 adet  Top'tur.  Bunların iki tanesi  İstanbul'un  Fethinden kalmadır..

Düşman  toplarının 20BİN   metrelik atış mekmenziline karşılik,   5Bin metre  atış  menziline  sahip 96  top..

MUHAREBENİN  BÖLÜMLERİ  VE  SÜRESİ:

Çanakkale muharebeleri 3 Kasım 1914 günü başlayıp, 9 Ocak 1916 günü sona ermiştir..

 Çanakkale, toplam  olarak 425 gün süren bir savaştır, yani yılın her günü  aynı zamanda  Çanakkale  Günüdür..

DENİZ  VE  KARA  MUHAREBELERİ

 Çanakkale muharebeleri İKİ bölümde yapılmıştır.

BİRİNCİ   BÖLÜMÜ DENİZ  MUHAREBELERİ'DİR

 Düşman güle oynaya boğazlardan geçip  İstanbulu  işgal edeceğini zannediyordu, ama  hiç de  öyle olmadı..

  61 kilometre uzunluğundaki Çanakkale boğazını geçmek  için  135 gün  uğraştılar..

18 Mart 1915 günü  en büyük  hücumlarını yaptılar..

Bu  her  biri  200 metre  uzunluğunda,  60 ve 80  BİN  TON  ağırlığında   olan BOUVET,   İRRESTBL,  OSEAN zırhlıları  batırıldı.. SUFFREN,  GOLİAS, İNFEKSBL  zırhlıları  bir daha  kullanılamaz  hale  getirildi.. Diğer  zırhlılarıysa kendi oranlarına düşen payı alarak  Çanakkale  Boğazını terkettiler....

18  MART  1915  GÜNÜ, DÜNYAYA  HŪKMEDEN  SALDIRGANLARIN, ONURLARI DA  ÇANAKKALEYE GÖMÜLMÜŞ  OLUP; HÂL  ÇIKARILABİLMİŞ DEĞİLDİR...

Bizim Çanakkale Zaferi  VE  Şehitleri Anma Günü olarak kutladığımız gün budur.

18 Mart 1915  Deniz Zaferi günüdür.

ÇANAKKALE KARA HAREKÂTI

 Düşman, Deniz Zaferimizden 40 gün sonra  Çanakkale'yi karadan geçmek istemiştir.

DAHA  DOĞRUSU   MAĞLUBİYET  SIRASI  KARAYA  GELMİŞTİR.

25 Nisan 1915  Gecesi    Kara Harekâtına; Gelibolumuza asker çıkarmaya başlamışlardır.

TÜRK  ORDUSUNA  ALMAN GENERAL

Bu arada  Çanakkale Ordularımızın başına  ORDU  KOMUTANI OLARAK  ALMAN  GENERALİ  LİMAN  VON  SANDERS  atanmıştır.

 Emir-komuta Almanlara  geçmiştir.

Liman von Sanders Almanya'nın yükünü azaltabilmek için, düşmanın Çanakkale'de tutunmasını ve cephe savaşlarının uzamasını sağlamıştır.

Bu savaş   285 gün sürmüştür. Üzerindeki rakamsal tartışmalar ne olursa olsun; 250.000 rakamıyla kabul görmüş bir ŞEHİDİMİZ  söz konusudur.

Bu  285  gün içerisinde:

-24-25 Nisan 1915  ilk çıkarma harekatı,

-28 Nisan 2 Mayıs 1915  BİRİNCİ  KİRTE MUHAREBESİ,

-6 Mayıs 8 Mayıs 1915 İKİNCİ   KİRTE  MUHAREBESİ,

- 4 Haziran 6 Haziran 1915   ÜÇÜNCÜ KİRTE MUHAREBESİ,

-  21 Haziran 22 Haziran 1915   BİRİNCİ KEREVİZDERE  MUHAREBESİ,

- 28 Haziran 5 Temmuz 1915   ZIĞINDERE MUHAREBESİ,

-12 Temmuz 15 Temmuz 1915'te  İKİNCİ KEREVİZDERE  MUHAREBESİ,

-6 Ağustos 10 Ağustos 1915  BİRİNCİ  ANAFARTA MUHAREBESİ,

10 Ağustos 1915  ARIBURNU-CONKBAYIRI MUHAREBESİ,

- 6 Ağustos12 Ağustos 1915   KİRTE BAĞLARI  MUHAREBESİ,

- 21 Ağustos 23 Ağustos 1915   İKİNCİ  ANAFARTALAR MUHAREBESİ,

Olmak üzere 11 büyük muharebe yapılmıştır.

ÇANAKKALE; DERSİNE ÇALIŞMAMIŞ  ADAMLAR kolay  program  yapsın diye  yarım  saatte kazanılan  bir  savaş  değildir..

Bilmeyenlerin   bu konuda  KONUŞMAMALARI  daha  büyük  bir  hizmet  olur..

 TEKRAR DÖNELİM ÇANAKKALE'YE..

 Bugüne kadar anlatılanların bir  kısmı  Çanakkale  değildir;  bir kısım  anlatılanlar da  Çanakkale'nin  tamamı değildir..

ÇANAKKALE  ZAFERİNİ KAZANDIRAN UNSURLAR

 Öncelikle Çanakkale Zaferini kazandıran unsurlara bakalım.. Bunlar sırasıyla:

 BİR: Türk  Kumanda Heyetinin, Kurmaylık bilgisi,  Askerlik ve Strateji bilgisindeki üstünlüğüdür...

 Türk  Subaylarının  Üstün  Askerî Özellikleri savaşın en büyük kazanımlarından birisidir.

İngiliz başkomutanı Hamilton'un da üzerinde en çok durduğu husus budur.

 Hamilton, günlüğüne yazdığı "Karşımızda Çok İyi  Yönetilen,  Kahraman  Türk Ordusu Bulunmaktadır." ifadeleri ile  bu  gerçeği  kabul  etmiş  ve  kitabına not  etmiştir..

IKİ- (Hiç birini diğerinden ayırmadan) Mehmetçiğin;  gücünü Dinimizden ve  Türk Tarihinden  alan  İmanı  ve  Vatan  sevgisi..

Bu  sevgiden  doğan; ölümlerle  oynayıp,  şehadet  ve  kahramanlığın  şahikâsına  yükselmiş SAVAŞMA  BAŞARISI..

ÜÇ- Cephe gerisinde, kendini  kağnıya  bağlayan, pulluğa koşan,  askerini çorapsız, kıyafetsiz, yiyeceksiz;  askersiz bırakmayan TÜRK  ANALARIDIR..

Evlâdını  başına  kına  yakarak  cepheye  uğurlayan...

Git oğul.. Sırtından  değil  göğsünden  vurul..diyen  ANALARDIR..

DÖRT -  Bu gayret  ve  mücadelenin  sonunda;  Cenab-ı  Allah'ın  vadedip de  indirdiği  ILAHÎ YARDIMIDIR .

 Kur'an'da el Enam Suresi 67.ayette:  "Kur'an'daki her haberin tahakkuk edeceği muayyen bir zaman var, artık yakında öğrenirsiniz"

diye buyurulmaktadır..

Çanakkale'de birçok

 Ayetin anlamının tahakkuk ettiği,  ayan beyan görülür..

Bu ayetlerden  birisi de;  Muhammed suresi 7. âyeti kerimesidir..

Bu ayette " Ey iman edenler! Siz Allah'ın dinine yardım ederseniz,  Allah savaşta sizin ayağınızı kaydırmaz;  sizi zafere eriştirir..." buyurulmaktadır.

Bu  ayetler ve  mevzuya  hitabeden  bir çok  âyet  Çanakkale'de zuhur etmiştir.

Türk Milleti, Türk Subayı, Türk Anası, Türk Evlâdı  Çanakkale'de kâfirlere karşı durmuş;  Allah'ın dinine yardım etmiş ve Allah'ın yardımına nail olmuştur.. Allah'ın yardımını  ayan  beyan görmüştür.

Çanakkale'nin maneviyat bağı budur, bunun ötesinde kuru maneviyatçılık yapanları cehaletle itham etmek gerekir..

Sonuçta 285 gün Süren  Kara savaşları da sona ermiş ve düşman;  Cephelerimizin Güney Bölgesi olan Seddülbahir bölgesini 21 Aralık 1915'te;  Mustafa Kemal'in kontrolünde bulunan Kuzey Cephelerimizi ( Arıburnu-Anafartalar) Cephesini de 9 Ocak 1916'da;   rezil,  müzmahil, onurlarını da kaybetmiş olarak boşaltmışlardır..

Ahretle  Dünya  çizgisinin  birleştiği  ufka.   Kan  Renkli  Kalemlerin kaybolmaz  mürekkebiyle ÇANAKKALE  GEÇİLMEZ vecizesi  yazılmıştır.. ..

ÇANAKKALE'DEKI HATALAR  VE YANLIŞLAR

Çanakkale'de HER ASKER  BİR ARSLANDIR.. Bir yiğittir..

 Çanakkale'de her gün, kim fedai olacak diye kura çekilir..

 Çanakkale'de şehit olacak olanlar bir gün önceden bellidir..

 Çanakkale,  hücumdan  önce; belki kimse kalmaz diye   herkesin kendi cenaze namazını kıldığı yerdir.

 Çanakkale karşıdan ateş eden düşman makinalı tüfeğine 4 fedai'nin çıkıp;  o makineli tüfekleri, (bir kısmı şehîd olarak)  kendi birliklerine getirdikleri  devler coğrafyasıdır..

Çanakkale top  gülleriyle, denizaltı periskopunun  vurulduğu  nişangâhtır..

Bunlar Genelkurmay'ın kayıtlarında vardır.

Çanakkale' ye  kaynaksız,  menkıbe  katmadan; yaşanmış kahramanlıkları incelersek;  ÇANAKKALENİN   DAHA  BÜYÜK olduğunu görürüz..

ÇANAKKALE' DEN İSLÂMCILIK  ÇIKARMAK

ÇANAKKALE  BİR  İttihad-ı İslâm  Muharebesi Değildir.. 

Kasıtlï veya  kasıtsız, büyük  bir  hata,  büyük  bir  yanlışlık  ve  büyük  bir  haksızlık  yapılıyor...

Neymiş efendim:?

 Çanakkale'ye Dünyanın her bir tarafından Müslümanlar koşmuş gelmişler; Bağdat'tan, Basra'dan, İsfahan'dan Halep'ten,  Şam'dan, Kudüs'ten, Kahire'den,  Trablusgarp'tan,  Saraybosna'dan,  Kırım'dan,  Bakü'den...Ve Çanakkale Zaferi  kazanılmış.

KARDEŞİM  BÖYLE  BİR ŞEY YOK ;KESİNLİKLE YOK..

Çanakkale bir ittihâdi İslam harekâtı değildir.

 Çanakkale bir Anadolu-Türk harekatıdır..

 Olmaz demiyorum..  Gelmezler de  demiyorum..

 Gelmediler  zaten gelemezlerdi de  diyorum.. 

Mutlaka gelmek isteyenler de olurdu ..Bu ayrı bir konu..Ama bizim mevcut durumu tespit etmemiz gerekiyor.Mevcut durum bu..

Yukarıda  belirttim,  birinci  dünya  savaşına  YEDİ  CEPHEDE katıldık..Bu  sayılan  yerlerin  hepsi de  ya  işgal  altında  ya da  savaşın  ortasında bulunmaktadır..

Herkes  en  yakın  cepheye  gönderilir..

SÖZÜN  ÖZÜ:

 Çanakkale, Anadolu insanının zaferidir, savaşıdır, destanıdır.

 Osmanlı Devleti parçalanırken ayrılan devletler,  yeni kurulan devletler köşelerine, koltuklarına çekilmiş, rahat rahat oturmuşlardır.

 Devlet-i Aliyye'nin borçlarını da  Türkiye  Cumhuriyeti, Anadolu  Türk'ü   ödemiştir.

Şimdi de zaferlerimizin,  destanlarımızın mirasını  ulûfe gibi dağıtalım..

 Yok böyle bir şey,  yok böyle bir şey..Rızamız da yok, müsaademiz de yok..

Bu Destanın mayası gelecek nesillerimizin varlık iksiridir.

Cumhuriyet kurulurken Türk milleti şöyle tarif edilmiştir:  TÜRKİYE  CUMHURİYETİ  DEVLETI'Nİ KURAN  TÜRKİYE  HALKININ İSMİ  TÜRK  MILLETİDİR..

BU  TANIM,  iyi anlatılması, iyi anlaşılması gereken bir tanımdır.

Üzeri örtülmemesi gereken;  bayrak gibi yükseltilmesi gereken bir tanımdır..

İşte Çanakkale savaşını,  destanını Tanımlanan Bu Millet kazanmıştır..

Bedr'in Aslanları olarak bu millet tanımlanmıştır.

"Bu taşındır diyerek Kabe'yi diksem başına" diye bu millete hitap edilmiştir.

"Avucunu açmış duruyor peygamber"  diye bu Milletin  Şühedası tebşir  edilmiştir..

 O gün nüfusumuz 10 milyondu.. Rakamlar üzerinde oyalanmanın  hiçbir anlamı yok;  250 binini şehit verdik..   On beş  yaşında çocukları şehit verdik.. Liseli öğrencileri şehit verdik.. Yedek Subaylarımızın tamamı okullarından ayrılmış  Üniversite  öğrencilerimiz; KAŞLARI  BIYIKLARINDAN KALIN  GENÇLERİMİZDİ..

Çanakkale'de  EKİNİMİZİN FİLİZ' İ biçildi. Anadolu'nun Filiz'i biçildi.

Bu hakkı başkalarına  ikram etmeye, kimsenin hakkı yoktur..Rızamız da yoktur..

 10 milyonu 250 bine böldüğümüz zaman,  40 rakamı çıkar..40 rakamı İslâm'da zekâttır..

Biz Anadolu'nun zekâtını  Çanakkale'de Can olarak, Kan olarak,  Bir  Millet  Olarak   olarak ödedik..

 Anadolu bizim vergisi verilmiş helal  mülkümüzdür.

 Ayrıca Anadolu ve Türk Milleti Çanakkale'deki mücadelesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kurtuluş mücadelesini başlatmış; dünyadaki esaret altında-sömürge boyunduruğunda  yaşayan  Türk ve Müslüman ülkelerin ışığı ve bayrağı olmuştur..

 Bugün Türk kelimesine karşı çıkmakla;  Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni zaafa uğratmakla sadece bu Işık zayıflatılır,  söndürülür..Türk  İslâm Aleminin  umutları kör  olur..

Allah'ın yardımını vaat ve nazil eylediği  "Türk Kelimesinden" korkmaya, saklamaya;  onu " KIMLİK  KAVGALARININ  TARAFI" gibi göstermeye kimsenin hakkı yoktur..

 Ben  Çanakkale  Destanı'nın  106 .yıl dönümünde Çanakkale Aslanlarını,  Onlarla  beraber de;  Bedir'de, Uhud'da,  Dandanakan'da,   Malazgirt'te,   Miryokefalon'da,   Feth-i  Mübin'de,  Niğbolu'da,  Kosova'larda,  Varna'da,  Mohac'ta,  Sakarya'da,  Kıbrıs'ta,  Karabağ'da,  Gabarda,  Kandil'de,  Sincar'da,  Afrin'de;   Dünyanın her bir yerinde, Din  için,  Devlet için,  Millet için,  Vatan için can alıp -can veren;    KURAN'DAKİ  İFADE  İLE  " canları ve malları Allah tarafından,  karşılığı Cennet olarak satın alınan"   bütün şehitlerimizi şükranla yad ederim..

Hak olan davaları Mahşer'e   kadar ebedî,  Mekanları Âli,  Makamları Cennet olsun..

NE MUTLU  TÜRKÜM  DİYENE

Allah'a emanet olunuz..

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


SEN DÖNÜNCEYE KADAR!
Çarşamba, 12 Mayıs 2021
...
EKONOMİ VE ANAYASA
Pazartesi, 10 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

177 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi