Gerçek Sihir: Görünmeyeni Açığa Çıkartmak! 

Fantastik eserler deyince aklınızdan neler geçiyor? Büyük ihtimalle çoğunuz bu terimi duyduğunda burun kıvırıyor ya da alay ediyordur. Diğer bir deyişle onlara hayatınızda elinizi sürmüyorsunuzdur. Fantastik eserler sadece fantastik ögelerden oluşan ve içinde gerçeğe dayalı içerikler barındırmayan yapıtlar olmadığını ispatlayacağım. Hatta bunu bir çocuk eserini kullanarak yapacağım desem bana şans verir miydiniz?

Haydi sizinle bir oyun oynayalım; oyun çok basit. Ben size bir çocuk eserini parçalarına ayırarak sunacağım ve size o eserin, fantastik bir eserden daha öte bir şey olduğunu kanıtlayacağım. Siz de kendi kafanızda daha önce oluşan fikirlerinizi sorgulayacaksınız. Her şey tamamsa eserin adını vermekle başlayalım: Harry Potter!

O çocuğun adını herkes duydu değil mi? Fakat kelimeleri dikkatli okuyun. Bir çoğunuz yalnızca duydu. Hiç kapağını açıp incelemedi Daha sonra çıkıp bunu okuyan insanları eleştirdi. Kelimelerimi mağdur görün ama Harry Potter’ı sırf bir çocuk kitabı olduğu için eleştirerek belki de hayatınızın en büyük hatasını yaptınız. Bazıları da fantastik türüne ait olduğu için hiç okumadı. Onlara da kızgınım çünkü Harry Potter serileri sihirlerin, yaratıkların, uçan adamların merkezde olduğu bir seri değil. Tıpkı iyi yazılmış her fantastik eser gibi Harry Potter’dan da hayatta dair değerli bilgiler öğrenebilirsiniz.

Harry Potter, bizi insan yapan değerleri çok iyi kurgulayıp, aynı zamanda insanlıktan çıkartan özellikleri en iyi şekilde yüzümüze vuran eserdir. İçinde bir sürü metafor ve sembol barındırır. Oradaki her karakter içimizdeki farklı bir duygu ve düşünceyi temsil eder. O yüzden size aralarında en çok değinmek istediğim ve bir anlam çıkarttığım karakterleri tanıtacağım: Luna Lovegood, Neville Longbottom, Albus Dumbledore ve Tom Riddle. Bakalım bu karakterleri tanıyıp büyük resme doğru adım atabilecek misiniz?

 Tom Riddle

Serinin ana kötüsü olan Voldemort’un gerçek ismidir. Peki ondan ne anlamlar çıkartmış olabilirim? Her zaman kendi hatalarınızdan ders çıkartmak yetmez. Gerçekten zeki biriyseniz, başkalarının hatalarını anlayıp onlardan da ders çıkartırsınız. Mesela Voldermort’tan nasıl bir insan olmamanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. Ayrıca onun ideolojisinin ne kadar yanlış olduğunu fark etmek zor olmasa gerek.  “Safkan” denen büyücü ırkının gücün efendisi olarak kabul edildiği ve geri kalan varlıkların gereksiz olduğuna yönelik bir ideolojidir. Size de bu ideoloji bir yerden tanıdık gelmedi mi? 1940’lı yıllarda üstün ırk takıntısı olan biri daha vardı ve o ırktan olmayan insanları ortadan kaldırıyordu. Voldemort da safkan olmayanları ortadan kaldırıyor, işkence ediyor ve insandan saymıyor. J.K Rowling 1940’larda yaşanan olayı bir metafor haline getirmiş. O günlerde yaşananları ağır bir dille değil, sade bir dil ve fantastik ögeler kullanarak anlatmaya çalışmış. Böylece insanlar o gün yapılan yanlışın utanç verici olduğunu daha iyi anladı.

  Neville Longbottom

Serinin başında Neville’ı tam bir ezik olarak tanıyorsunuz. Her daim salaklıklar yapan, kimse tarafından ciddiye alınmayan, korkak bir çocuk olarak. Peki, neden bu çocuk önemli? Neville ilk bakışta önemsiz bir karakter gibi gözükebilir ama aslında serideki ilham alınması gereken karakterlerden bir tanesi. Aslında bir insanın değişmesi sanıldığı kadar kolay değildir.  Fakat Neville bunu bize çok çalışarak, korkmayarak, pes etmeyerek gerçekleştirilebileceğini kanıtlıyor. Serinin sonuna gelindiğinde savaşın kazanılmasında önemli bir rol oynuyor. Tarihte herhangi bir zafer beklenilmedik olaylar ve beklenilmeyen kişiler tarafından kazanılmıştır. Neville bize şunu gösteriyor; küçük detaylar hayatımızda önemli bir yere sahipler. Hiçbir detayı hafife almamız gerekiyor.

 Luna Lovegood

Kalan iki karakterim serideki iki farklı bilgeliyi temsil ediyor. Bir tanesi kendin olabilmenin ve hayata farklı açılardan bakmanın zekâ sayılabileceğini savunuyor. Luna Lovegood, belki de seride kendimle en iyi özleştirebildiğim karakterdir kendisi. O bir Ravenclaw ve kimse onun nasıl oraya girdiğini anlayamıyor. Çünkü oraya yalnızca zeki öğrenciler girebiliyor. Luna’nın zekâsı sınırlı bilgilerden ya da basmakalıp inançlardan gelmiyor. O kendi kişiliğini kullanarak dünya görüşünü şekillendiriyor ve kimsenin bakamadığı noktalardan olaylara bakmaya cesaret ediyor. Kendi zekâmız durduğumuz farklı yerlerin sayısına göre çeşitlenir.  Luna’nın bize gösterdiği; bir kahramanın zekâsı kendi olmalarıyla ne kadar başarılı olduğuyla ve hayat algılarının ne kadar açık olduğuyla ölçülüdür.

 Albus Dumbledore

Kendisi büyücülük dünyasında hatırı sayılı olan büyücülerinden bir tanesi, Hogwarts’ın baş müdürü ve iyi bir büyücü ustasıdır. Ama Harry Potter sevenler onun zekâsını efsane büyüler bilmesine bağlamamıştır. Elbette, o kadar büyü bilmesi de onun zeki bir sihirbaz olduğunu gösterir. Fakat onu diğer bilgelerden özel kılan şey seçtiği yaşam tarzı ve amacı. Dumbledore’u, seride hep ilham verici sözler söyleyen bir danışman gibi görebilirsiniz. Hayatta herkes Dumbledore örnek alsın çünkü bu adamın tek derdi hayatı daha iyi hale getirmek. Bunu her dışlanan insana yardım etmesinden veya farklı görüşleri can kulağıyla dinlemesinden anlayabilirsiniz. Farklılıklar dünyamızın dönmesi sağlayan temel unsurdur. O yüzden okulda hiçbir öğrenci birbirine benzemez. Hepsi farklılıklarından bir şeyler çıkartır. Dumbledore, bunun farkındaydı ve buna izin verdi. Bunun dışında asıl gücün sevginin ta kendisi olduğunun da farkındaydı. O yüzden güç arayışı gibi saçma bir işe girişmedi.

 Karakterlere bakarsanız altlarında çok derin anlamlar bulabileceğimizi gördük. Onlar birkaç hayali saçmalığın parçasından ibaret değiller. Fantastik eserleri okuyarak empati kurabilir, bilgi sahibi olabilir ve en önemlisi ufkunuzu genişletebilirsiniz. Bunu yapmak için, sadece önyargılarınızı aşmanız gerekiyor. Fantastik eserler size bu konuda da rehberlik edebilir. Önyargılardan kurtulamadığınız sürece dünyanın bir kısmı sizin için hep karanlık olur. Aydınlık olacağına neden karanlıkta kalasınız ki?

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


SEN DÖNÜNCEYE KADAR!
Çarşamba, 12 Mayıs 2021
...
EKONOMİ VE ANAYASA
Pazartesi, 10 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

250 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi