Ülkücü ŞEHİT

Ahmet Serdar TANRITANIR

Necati Özkaya anlatıyor:

“Henüz 16 yaşında , bıyıkları yeni yeni terlemiş olan, altı kız kardeşli bir evin tek erkek çocuğu olan Ahmet Serdar Tanrıtanır ,  akşam saatlerinde evinde oturur iken, bir haber alarak, mahallesinin ileri uç noktası olan pastanenin yolunu tutar. Mahalle komünist gençlerce basılacakmış. Baskını önlemek için, mahalleli bir kaç ülkücü gençle birlikte pastanede bir araya gelirler. Silahlı çatışma çıkmadan, mahallenin elektrikleri kesilir. Sonra aralarında Pol-Der'li polislerin olduğu da rivayet edilen komünistlerle çatışma çıkar. Yiğit Ahmet aldığı tek bir kurşunla , şehadet şerbetini içerek, cennete uçar. Yanında da pastanede çıraklık eden bir küçücük çocuğu alarak .

Ahmet Serdar TANRITANIR, Mazhar ve Fahriye çiftinin tek erkek çocuklarıydı. Altı kız kardeşin tek erkek kardeşleriydi. Hiç biri Ahmet'e doyamadılar. Hala, hüzünle yad ediyorlar. Doğan çocuklarında yaşattılar Ahmet'in ismini. Fahriye teyzem, annemin küçük kız kardeşiydi. Bin nazla büyüttü Ahmet'ini.. Gençliğini göremeden kaybetti , canından çok sevdiği evladını.. Tesellisini ablası RABİA'nın kollarında bulmak istedi. İki bacı sarılıp, ağlaşarak Ahmet’lerine yanarken, ne bileceklerdi bu acıların başlangıcı olduğunu. Acıyı veren yüce tanrı , sabrını da verir diye dualar ediyorlardı. Onlara  sabır etme, tevekkül etme ve acılara katlanma öğretilmişti. İsyan etme yoktu kitaplarında.”

 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

A-Z Üyelerimiz

An itibariyle ziyaretci sayısı:

172 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi