ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜM….

Suna YEŞİL

15 CHP’ Lİ VEKİL…

Demokratik parlamenter sistemden yana, Cumhuriyetin bekasına halel getirtmemek için harekete geçmiş vatanseverlerin bu müthiş mücadelesini akamete uğratmak için var güçleriyle, hem de hiçbir değer yargısını umursamadan ilerleyenlere dur demek için; gövdelerini siper ettiler….

Helal olsun…

Tarih 21 Nisan…

Çok mu çok neşeliydiler…

TV. Ekranlarında, bir bakıyorduk birisi; “ben son başbakan olarak konuşuyorum” derken, esasen; tarihe geçecem diye mi, yada, demokratik, laik, parlamenter sistemin işleyişinin teminatı, Cumhuriyet idaresinin, en güçlü savunucusu konumuna geçmiş, kendilerine karşı en büyük engel olarak gördükleri İYİ PARTİYE attıklarını düşündükleri çalımdan duyduğu mutluluktan mı bilinmez, pek bir neşeli şarkılar söylüyor eğleniyordu…

Bir bakıyorduk : kerameti kendinden menkul , hatta şöyle de desem olur; iktidar partisinin genel başkanını “artık kendisinin yönettiği” iddiasında olan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin dördüncü partisinin genel başkanı, 19 yıllık ciddiyetine inat, dalgalı esprilere imza atıyor, İyi Parti için ne hazindir ki ‘ aşağılayıcı’ söylemleri ardı ardına sıralıyordu…

Ya da kimisi “ canım ne olacak ki, İyi Parti de bir dahaki seçime girsin” babında cümlelerle inceden inceye eğlenmeye çalışıyordu vs…

Bu kadarla da kalınmıyordu…

Yargıtay başkanının İyi Parti hakkında seçimlere girebilme yönünde ki yeterliliği hak ettiğini onaylamasından sonra, herkesten evvel: 40 yıl aynı dava uğruna çalışmış, can vermiş, bedel ödemiş, kanını akıtsan ÜÇ HİLAL çizecek kadar ülküsüne aşık olan ve bu gün gelinen noktada dün kendisine zinhar karşı olan ve hakaretleriyle ezmeyi iş edinmiş AKP zihniyetine, hayır diyerek İYİ PARTİ çatısı altında toplanmış Türk Milliyetçilerine; MHP’de kalmış olan kardeşleri hakaret etmeye, hatta ve hatta acıdır ki; alay etmeye başladılar…

-“ Daha durun bakalım ne demeye hoplayıp zıplıyorsunuz,YSK ne diyecek?” diyerek, aslında yukardan ağa babaları tarafından İYİ PARTİYE kurulan kumpasın beklentisi içinde olduklarını ortaya koyuyorlardı…

Çok yazık!!!!...

MHP ve Türk Milliyetçilerinin geldikleri bu durum için sadece söylenecek tek bir cümle vardı onu da kullandım zaten , evet: ÇOK YAZIK!!!!.......

Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diyen atalarımın ellerinden öperim…

De; sahi ne ara siz bu kadar değiştiniz?

Hangi ara fark ettirmeden davayı gözünüzü kırpmadan bir başkasına kiraladınız?...

Öyle ya…

“Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldığını” söyleyecek kadar, “Türk milleti denmesini artık yasaklıyoruz” diyecek kadar , Cumhuriyet Türkiye’sinin kurucu cumhurbaşkanını “iki ayyaştan biri” olarak yaftalayacak kadar, Türk milletinin simgesi Bozkurtla dalga geçip hayvan yerine koyacak kadar ve “kansızsınız” diyecek kadar, “kafatasçılar, teröristler, sokak kabadayıları, Fatiha bilmezler”, hatta: “ SENİ SENİN PARTİ TABANIN DAHİ KAİLE ALMIYOR” diyecek kadar ileri boyutlarda vs. hangi birini saysam bilmem, Türklükten, millilikten, hatta yerlilikten azade bir oluşumun yanında; dimdik, kayıtsız şartsız yer alıp bir de “başkan” seçmeye kalkarsanız, ve üstüne; “milli ve de yerli olduğu iddiasını koyarsanız, daha da üstüne; Türk milliyetçilerinin, “Kızıl Elma mefkuresini” dillendirmesine sadece izleyici olmaya başlar ve dahi alkışlarsanız: acınacak hale düştüğünüzü dillendirenlere diyecek tek kelamınız olmaz olamaz...

Ve bu gün Anadolu üzerinde kurulmuş son Türk devleti olarak gözümüz gibi koruduğumuz Türkiye Cumhuriyetimiz, ne yazık ki son 16 yılımıza hükmetmeye gayret eden hükümetler elinde – kendi ifadelerinden öğrenmiştik ki- beka sorunuyla yüz yüze gelmiştir..

Ve yine; ülkeyi ve milleti beka sorununa muhatap eden tek aklın, yine be seferde, bu felaketten kurtaracak olan tek ve tartışmasız akıl olarak önümüze konmasına, üstelik de Türk Milliyetçilerinin muazzam desteğiyle tanıklık ediyoruz..

Heyhatttttt…!!!

Bizleri yetiştiren Türk Milliyetçileri şöyle derdi:

“Dünyada iki bilinmeyen varsa biri kutuplar diğeri Türklerdir”…

Son günlerde yaşanılan her gelişme bana bu cümleyi hatırlatıyor…

Öyle ya, “ben Türk Milliyetçisiyim” diyen her kim olursa olsun, eğer bu gün devletimin yönetim noktasında; sosyolojik, ekonomik, askeri ve de demokratik açıdan yapılmış bunca menfi uygulamaya ve sonuçlarının bizi getirdiği pozisyona rağmen bu gün anlaşılmaz biçimde yıkanın yapan olabileceği iddiasıyla bir duruş sergilenebiliyorsa, akılcı olmak ve sorgulamak ve azami dikkatle her şeyden evvel duyarlı bir vatandaşlık sergilemekbu cenahın dışında kalan hepimizin görevidir…

Ne diyor Türk Milliyetçiliğinin duayenlerinden Nihal Atsız bu vatanı miras alan nesline bir kulak verelim:

“Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras ne haset,

Sen bütün varlığınla yurdumuzun malısın…

Sen bir insan değilsin, ne kemiksin, ne de et,

Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın…

Izdırap çek!!... İnleme…Ses çıkarmadan aşın…

Bir damlacık aksa da, bir acizdir göz yaşın;

Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın,

Tek başına dileğe, at salmalısın…

Ezilmekten çekilme…Gerilmekten sakın!!

İradenle olmalı bütün uzaklar yakın..

Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın

Ateşe atılmalı, denize dalmalısın!!

Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan!!

Bir kere düşün, nedir seni dünyada tutan?

Mefkuresinden başka her varlığı unutan,

Kahramanlar gibi sen; ebedi kalmalısın…”

Bu gün kesinlikle öyle bir noktaya geldik ki, TARİH; aynen böyle düşünen vatanseverler, mefkuresine bağlı cesur yürekler ile, karşılarında saf tutanların kıyasıya mücadelesine tanıklık ediyor …

Demokrasinin sancılar içinde kıvrandığı bir dönemde halen egemenliğin milletin elinde olduğunu anlatmaya yarayan ve alınacak sonuçlarla ya hürriyet ya zillet diyeceğimiz; seçimlere gidiyoruz…

İktidar ve yan ürünlerinin dediğine göre bu seçimler baskın seçimdir…

Ekonominin çöktüğü, fütursuzca yürütülen devlet politikası uyarınca sınırlarımızdan içeri alınan göçmenler sebebiyle toplumun sosyal yapısının kan kaybettiği, sınırlarımızın emniyetinin tartışıldığı , halkın mutsuz hatta geleceğinden son derece ümitsiz, dahası acayip bir korku ile yaşamak zorunda kaldığı ülkem, anlaşılmaz biçimde, 16 yılımıza hükmetmeye çalışan zihniyetin, ebediyen hükümdarlığının gerçekleşmesi için baskın seçim dahil, entrika üstüne entrikayı hayata geçiriyor…

Ken…. ŞIRRAKKKK!!!...Diye bir ses geldi…

O ses: 15 CHP’li vekilin İYİ PARTİYE geçerek İYİ PARTİNİN grup kurmasını sağlaması haberinin sesiydi…

Böylece…Türkiye Cumhuriyetinin sahipsiz olmadığı bir kez daha anlaşılmış oldu!!!

Vatanseverler ayaktadır…

Kıyasıya mücadele ediyoruz artık…

Ya Türk milleti bir kez daha egemenliğine sahip çıkacak…Ya da tebaa olmaya rıza gösterecek…

Bana gelince…Bütün İYİLER gibi haykıracağım:

“Saraylarda süremem,

Dağlarda sürdüğümü…,

Bin cihana değişmem

Şu öksüz Türklüğümü…..!!!!

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


ERMENİ SOSLU SEVR YEMEĞİ
Pazartesi, 03 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

176 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi