İÇERİDEN DIŞARIDAN ÜÇ KONUK

 

Sadi SOMUNCUOĞLU

Bugün köşemi üç konuğa ayırdım. Gerçekleri onlardan öğrenelim.
Bahattin Atilla, MDM mensubu: "Sayın Abim. O günleri çok iyi bilenlerdenim. Eşim Lice beylerinden Aktan ailesine mensuptur. O dönem ilk sürülen bayan öğretmendir. Dedesi Hafız Aktan Diyarbekir Baş komiseri. Said-i Nursi Ziya Gökalp'le görüşmek için Diyarbekire gelir. O toplantıda Dedemiz de var. Said-i Nursi, Ziya Gökalp'e sorar, neler yapıyorsunuz, hedefiniz ne? 

Hedefimiz "Kızılelma" diyor. Bunun üzerine Nursi elini masaya vurarak "Bin Kızılelma'yı bir baş kuru soğana değişmem" deyince. Dedemiz tutuklamak ister. Bunun üzerine Diyarbakırlılar devreye girip "Bu belayı Diyarbakır'ın başına sarmayalım, şehirden çıkaralım" diyorlar. Öyle de oldu. Ama bu düşüncedeki aile Diyarbakır'dan, ben dahil çıkarıldık. 1978 de de eşim sürüldü."
Bugünlere de ışık tutmasını istediğim o konuşmanız. Sadece bir istekten ibarettir. Onu uygulayacak bir Türk partisine ihtiyaç vardır. Saygılarımla."
**
Edip TEKKOL Eğitimci: Bugün 05 Nisan…'Atatürk'ün Diyarbakır'ın Fahri Hemşeriliğini kabul edişinin 95. yıldönümü.
Diyarbakır; Selçuklu, Eyyübî, Artuklu, Timurlu, Akkoyunlu ve Osmanlı Türk Devletlerinde önemli bir kültür ve medeniyet merkezi olup nice Devlet-Sanat ve Fikir Adamlarını yetiştirmiş bir Türk şehridir.
Örneğin; Türk  büyüklerinden Uzun Hasan (Akkoyunlu hükümdarı), Seyyid Nesimi (Divan Şairi), Molla Gürani (Fatih'in hocası), İbrahim Gülşeni (Mutasavvıf), Ziya Gökalp (Sosyolog-Fikir Adamı -Milletvekili), Süleyman Nazif (Edebiyatçı - I. Cihan Harbinde Musul, Basra, Bağdat Valisi), Ali Emiri Efendi (Tarihçi - Fatih'teki Millet Kütüphanesi'nin kurucusu - Osmanlı Defterdarı), Cahit Sıtkı Tarancı (Şair), Celal Güzelses (Musiki üstadı), Sezai Karakoç (Şair), Hamit Aytaç (Hattat), Yaşar Özel (Ses sanatçısı) vs.
Yine Diyarbakır, Mart 1916'dan Temmuz 1917'ye kadar (17 ay) Atatürk'ü de 2. Ordu Komutanı olarak bağrında barındırmış bir şehirdir. Bundan dolayı, Diyarbakır Belediye Meclisi 02 Nisan 1926'da 'Atatürk'ü Diyarbakır'ın Fahri Hemşerisi' olarak kabul eden bir karar alır ve bunu Atatürk'e bildirir. Atatürk te 05 Nisan 1926'da Diyarbakır'ın Fahri Hemşeriliğini kabul ettiğini Diyarbakır Belediye Başkanlığına bildirir ve Diyarbakır halkına aşağıdaki Hitabeyi yollar. (Bu Hitabe Diyarbekir Gazetesinin 26 Eylül 1932 tarih ve 566/66 sayılı baskısında yayınlanmıştır.)
Atatürk bu Hitabesinde özetle; "Ben Türk elinin kahraman bir bucağındanım. Bizim diyarımız Oğuz Türk'ün has konağıdır. Biz de bu yüce konağın çocuklarıyız. Türkeli büyüktür. Her yeri dolduran Türk'tür. Her yanı aydınlatan Türk'ün yüzüdür. Diyarbekirli, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları ve hep ayni cevherin damarlarıdır… Gazi Mustafa Kemal Atatürk" beyanında bulunmaktadır.
Bu nedenle geçmişte, 05 Nisan günü, Atatürk'ün Diyarbakır'ın Fahri Hemşeriliğini Anma Günü, resmîgeçit, konferanslar, şiir dinletileri, folklor yarışmaları gibi çeşitli etkinlik ve törenlerle özel olarak kutlanırdı. O bölgenin Türklüğü ile ilgili her şeyin unutturulmaya hatta yok edilmeye çalışıldığı bu dönemde, bu gibi anma günlerinin hatırlanmasının ve kutlanmasının millî birlik ve beraberliğe büyük katkı sağlayacağı unutulmamalıdır.
Atatürk, 15-16 Kasım 1937'de Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı sıfatıyla Diyarbakır'a 2. defa gelir. Bu ziyaretin ardından Bakanlar Kurulu Kararı ile 'Diyarbekir' ismi 'Diyarbakır' olarak değiştirilir.
Ancak, Atatürk'ün  15-16 Kasım 1937'de Diyarbakır'ı ziyaret edişinin ve Dersim isyanının elebaşı Seyit Rıza'nın 16 Kasım 1937'de Elâzığ'da idam edilişinin yıldönümünde, 15-16 Kasım 2013'te dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Mesut Barzani 'Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı' sıfatıyla Diyarbakır'a davet edilip ağırlanır, kanun kaçağı türkücü Şivan Perver'e Kürtçe "Megri, Megri-Ağlama, Ağlama" ağıtı okutulur, Türkiye üzerinde emelleri olan Mesut Barzani'nin babası Molla Mustafa Barzani'ye ve Osmanlı'ya isyan etmiş olan Amcası Şeyh Abdüsselam Barzani'ye övgüler dizilir!
Mesut Barzani de Diyarbakır'da yaptığı konuşmada Güneydoğu Anadolu'dan 'Kuzey Kürdistan', Diyarbakır'dan da 'Amed' diye söz eder.
Bütün bunları göz önünde bulundurarak Süleyman Nazif'in deyişiyle, "Milletine, Vatanına, Tarihine ihanet eden fert ve milletlerin hiç birini unutma Türkoğlu!"
Yine "Türk-Kürt Kardeştir" diyerek Ziya Gökalp'ın, "Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir, Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir" sözünü de unutma Türkoğlu!"
***
İran'da Türk ailenin kimlik zaferi
İran'ın Erdebil kentinde yaşayan Azerbaycan Türkü görme engelli sokak müzisyeni Seccad Colani, yeni doğan kızı için 9 ay sonra "Uyanmak" ve "ayağa kalkmak" anlamına gelen "Ayıl" yazılı kimliği almayı başardığını söyledi. Colani, yetkililere "eğer 'Ayıl' bebeğimin kimliğini vermezseniz ailemle müdürlük binasının kapısının önünde oturma eylemi başlatacağım" demesi üzerine 9 ay sonra bebeğimin kimliğini vermeyi kabul ettiler." dedi. İran'da bebeklerine Türkçe isim vermek isteyen ailelerin sorununun bir an önce çözüme kavuşmasını umduğunu söyledi. (Ekovitrin, 7 Nisan 2021)

Sonuç:Türk Milletinin %93,7’sinin ana dili Türkçe. Tarih, din, hatıralar, kültür, vatan, devlet de bir ise, bin yılda milyarlarca birey evlenerek kaynaşmışsa, ayrılıktan söz edilebilir mi?

 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kültür-Sanat

Köşe Yazarları


EKONOMİ VE ANAYASA
Pazartesi, 10 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

145 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi