Aziz dostum Kıbrıs gazisi Abdurrahman Uygur, kendisinin de içinde yaşadığı bir dönemi yerinde inceleyerek, silah arkadaşları ile söyleşerek, hatıralarını da aktararak kaleme aldığı bu kitap okuyucularını o günlere götürecek heyecanın, korkunun, umudun atmosferini yaşatacaktır. Kıbrıs’ın 1974 ve öncesinde yaşadığı tarihi maceraya ışık tutacaktır.  

Tüm kitapseverlere tavsiye ediyorum. Bilgilenmeniz için kitabın önsözünü buraya alıyorum. Saygılar. Oğuz Özkaya

 

ÖNSÖZ

İnsan eğer ilgi duyuyorsa belirli konularda incelemeler yapar, araştırır ve ulaştığı bilgileri; okuyucuya ulaştırmak, millete mal etmek, tarihin sayfalarına kazımak veya kültürel bir faaliyet olması adına kaleme alır. Bu belki de eli kalem tutan, düşünen, yorumlayan her bireyin özel vazifeleri arasında yer alır. Çünkü bizim milletin bir ferdi olarak, Vatanımıza, Milletimize bir vefa borcumuz var. 

Bu düşünceden hareketle ben'de 20 Temmuz 1974 ta başlayan Kıbrıs Barış harekâtına katılmış bir asker olarak bir araştırma içine girdim. Hayatımı etkileyen ve kalbimde derin izler bırakan bu olayla ilgili olarak birçok kitap okumaya çalıştım, notlar çıkardım. Araştırmalarım sırasında özellikle bizde Kıbrıs'la ilgili çalışmaların yetersiz olduğu kanaatine ulaştım. Bir yerin Vatan toprağı haline gelmesi sadece askeri güçlerin varlığı ile olmuyordu elbette. Bunun için inanç ve kültür gibi etkenlerin devreye girmesi gerekiyordu. Aklen, Kalben, kalemle, çeşitli eserlerle olmadığımız yerde biz nasıl var olacaktık? Belki de günümüz adasında yaşanan sıkıntıların kaynaklarından en önemlisi budur.

Bu konuda öncelikle Kıbrıs 'ta olayların bizzat yaşayan insanların bilmiyorduk. Onların hayat hikâyeleri hakkında ciddi bir çalışma örneği görmedik. Ve bu büyük bir eksiklikti. Bazıları bize bazı suçlar isnat ederlerken, ellerinde ciddi hiçbir kanıt olmadığı halde, biz sadece onların terk etmekle yetiniyorduk. Ancak haklı davalarımızda kendimizi milletler arası platformlarda savunmak ilk adımı atmakla ve belgelerle olacaktır.

Ada'da savaş esnasında yaşanan menkıbevi-manevi olaylar da çok kitabi ve ilmi bir dille anlatılmadığı için etki sahası dar kalmıştı. Ve belki de birçoğu bilinmiyordu. Bu konuda bir eksiği gidermek için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 'in kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Raif DENKTAŞ'a 2009 yılında bir mektup yazarak kendilerinin hem yazar hem siyasetçi ve hem de fotoğrafçı kimliği ile Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili bir anısını ve mümkün olursa başka konularda da bilgi vermesini talep ettim. Bana göndermiş olduğu cevabi yazısında Harekât esnasında yaşamış olduğu bir olayı nakletmişti. Benim de beklentim tam da böyle bir konu idi.

İkinci olarak da 1974 yılında 18-20 yaşlarında olan ve halen hayatta olan mücahit veya vatandaş olarak zulümlere karşı vermiş oldukları mücadelelerini birebir konuşarak derlemek ve tarihe not düşülmesini sağlamak amacındaydım.

Kamera ve fotoğraf makinamı alarak 2015 Ekim ayında KKTC'ye uçtum. Yaklaşık 30-35 dakikalık bir yol süresinden sonra KKTC'ye Ercan Havaalanına iniş gerçekleşti. Benim de içinde görev yaptığım birliğim 14 Ağustos 1974 de başlayan ikinci Barış Harekâtında eski ismi Timbu olan bu havaalanını kuşatmıştık. Daha önceki seyahatlerimde ilk Uçak yolculuğumda havaalanına inerken o günler gözlerimin önüne geliyor çevreyi havadan görmenin de vermiş duygu seli içerisinde ağlamaya başlıyordum. Çünkü ilk çıkartmada şehit düşen kader arkadaşım Mehmetçik sayısı hiç de az değildi.

 Bu Vatan toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlarındır.

Evet, Ada sahillerinde, dağlarında, ovasında şehit düşen Mehmetçiklerimiz bekliyor şimdi oraları. Ancak orada yaşayanlar bundan ne kadar haberdar bilinmez. Bu da benim içim acıtan başka bir sebep.

Sen sahip çıkarsan bu Vatan batmayacaktır.

Demek ki askerlerimizin kutsi bir yere kadar. Ondan sonrakiler sahip çıkmayınca şehitler ne yapsınlar ki?

O günler gençtim, heyecan doluydum. Maksat birilerini öldürmek değildi. Sadece vatan topraklarını ve soydaşlarımızı korumak idi. Ancak savaşın bir gerçeği vardı.

İşte bu duygular içerisinde indim yıllar önce (42 yıl) harekât için geldiğim yere. İçimde bir ukde olarak kalan çalışmaları yapmak için adaya adım atmış olmanın huzuru içindeydim. 1974 öncesi Kıbrıs'ta Türk'lerin çekmiş oldukları acıları dinleyebilecek ve onları kaydederek, anlatımlarına mümkün olduğu kadar sadık kalmak kaydı ile siz okurlarla paylaşma imkânını yakalayacaktım.

Ayrıca bir de Bu harekâtın manevi boyutunu Sayın Rauf Denktaş 'tan gelen yazının içeriği ile birlikte inceleyerek Müslüman Türk Milletinin inancı ekseninde Kur'an-ı Kerim ve hadisler 'in ışığı altında yaşanan ve anlatılan bazı menkıbeleri de çalıştım. Allah (c.c.) bu millete eskiden olduğu gibi her zaman muzafferiyetler bahşetmesini ve bu milletinde topraklarını küffara bırakmamak adına sürekli bir çalışma ve gayret içinde olmasını can-ı gönülden diliyorum. Bu vesile ile 1 974 Kıbrıs Barış harekâtına katılan arkadaşlarımın anlatımlarını da siz okurlara sunmayı bir görev bildim. Bu konuda beni sürekli teşvik eden ve yazıları yazmamda yardımını esirgemeyen beraber çalıştığım Burak Arlı, Bilgisayar işlemlerinde yardımcı olan Oğlum Onur ve eşim ve diğer oğullarımla birlikte KKTC'de bana çalışmalarım esnasında yardımlarını esirgemeyen Latif Akça, Münür Öztürk ile röportajlarımda bana samimiyetle zaman ayıran ve KKTC'de yayımlanmış olan anılarla ilgili kitaplardan vererek faydalanmam konusunda yetkilerini veren yazar ve demek başkanı arkadaşlarıma sonsuz saygılarımı sunuyorum.

Abdurrahman UYGUR

Yazarından da temin edeceğiniz bu kitap Togan Yayınlarından Ocak 2018’ de neşredildi. Karton kapak 290 Sayfa. İltişim Adresi:
Abdurrahman Uygur : 05323174053
 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
HAİNLİK KOLAY MI?
Pazar, 11 Nisan 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

279 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi