Mehmet Ali Kalkan

ÂLEME BİR YÂR İÇİN ÂH ETMEYE GELDİK .

Prof. Dr. Sadettin Ökten( İnş. Müh.) ve Prof. Dr. Kemal Sayar (Tıp. Dr.) Beyler, Gönül Sadasından Akisler toplamışlar ve üçüncü kitaplarının adını Âleme Bir Yâr İçin Âh Etmeye Geldik koymuşlar. Radyo sohbetleri kitap haline gelmiş. Sadettin Ökten Ağabey konuştukları, 

anlattıkları, söyledikleri şeyler için "Onlar zaten bizden önce geçip gitmiş olan büyük ruhlardan her birimize intikal eden pırıltılardır" demiş.

Şimdi bu pırıltılardan bazılarını yazalım ve aralarına yazmaya çalıştığım şiirlerden dörtlükler koyalım.

-Erguvan bir defa açıyor, işte o anda onu kaçırmamak, tadını çıkarmak lâzım.

Lâtinler buna "günü yakala" diyor. Günü avuçlarının içine al. Tasavvufta da buna "ibnü'l vakt" diyorlar, yani vaktin evlâdı olmak. Çünkü hayat uzun bir şimdiden ibaret.

"Gönlünde gün batmayana göklerin kenarı ne,

Yolunda yolcu olanın kışı ne, baharı ne,

İnsan vaktin çocuğudur, ondadır ebed-ezel,

On sekiz bin alem içre Kenan'ın diyarı ne."

-Büyük şey yoktur, küçük şeyleri büyük bir aşkla yapmak vardır.

-Dünyaya bir kez çocukken bakarız, geri kalanı hatıradır.

-Bütün hikemî geleneklerin kökünde "kendini bilmek" düşüncesi var.

-Bize hep, yaşadığımız her ânın bir emanet olduğunu söylediler.

- Asıl büyümek bir şeyleri içimizde tutarak olur.

-Hz. İbrahim güneşin, yıldızların, ayın battığını görünce "Bunlar benim Rabbim olamaz. Ben batanları sevmem"diyor.

"Yananlara düşe düşe,

Uyandılar düşten düşe,

Aya, yıldıza güneşe,

Kandı durdu pervaneler."

...

"Nice kara aklaştı,

Bulanan berraklaştı,

Batanlar uzaklaştı,

Doğanlar sezdi beni."

-Picasso'ya "sen güncel olaylarla ilgilenmiyorsun" diye bir eleştiri yöneltiliyor. O da şöyle cevap veriyor "Ben fotoğrafçı değilim."

-Abur cubur yemek sağlığa zararlıysa, çok fazla kötüye maruz kalmak da insanın ruh sağlığı için zararlıdır.

-Penceresi olmayan bir yerde yatan hastalar, penceresi yeşilliğe açılan hastalara nazaran daha geç iyileşiyor.

-Adalet, şeyleri, yani eşyayı yerli yerine koymak; ahenk de o yerli yerindeliği fark etmek demek.

-Bu dünya bir köprüdür, onun üzerinden geç, ama evini oraya inşa etme.

-Oldum demek aslında öldüm demektir.

-Yazmak başlı başına bir şifalanma süreci. Bir psikoloji alimi diyor ki "Hiç terapist yok etrafınızda, fakat çok dertlisiniz, sıkıntı içindesiniz. Bir defter, bir kağıt, bir kalem alın yazın dertlerinizi. Yazdığınız zaman yüzde elli oranında iyileşirsiniz. Her gün yazarsanız her gün yüzde elli oranında iyileşirsiniz.

-"Kanaat et, sabır ile çık yola! Kanaat edenler hazine bula"demiş Eşrefoğlu Rumi Hazretleri.

"Açıksa kapar kapını,

Sağlamsa yıkar yapını,

Düğümlü sabır ipini,

Çözenlerin haline vay..."

-Ömür de, nefes de, bilgi de, akıl da sınırlıdır, yaşadığımız müddetçe bu fırsatları kaybetmememiz lazım, onları iyiye, güzele kullanmamız lazım.

-Karanlıkla başa çıkmanın yolu, içimizdeki nuru daha fazla aydınlatmaktır.

-Psikolojik olarak pek çok hastalığın temelinde hayatı tam manasıyla kontrol etme dürtüsünün yattığını söyleyebiliriz.

-"Gülü düşünüyorsan gül, dikeni düşünüyorsan dikensin sen" demiş Hz. Mevlâna.

-Şükür duygusu içinde olmak bir nasip meselesidir.

-Zaman ve hayat bize verilen bir lütuftur. Onu kaliteli bir şekilde doldurmak ise insanın iradesindedir. Geriye dönüp baktığınızda yaşamınızın günlük rutinlerini değil, zihninizde iz bırakan insanları ve anıları hatırlayacaksınız.

-"Şükür nimeti değil, nimeti vereni görmektir." İmam Şibli.

-Eskiler her an okuyabilmek için bir şiiri, bir güfteyi ezbere alırlardı.

-"İyilik yapan mükâfat bekliyorsa tefecidir." Cemil Meriç.

-Mithat Bahari Beytur bir dervişine "Gözyaşlarını içeri akıt görünmesin"demiş. Çünkü dışarı akan göz yaşı aşk ateşini söndürür diyorlar.

"Hayallerin erinmesin,

Başın yerde sürünmesin,

Yan ateşin görünmesin,

Bir Velî Hünkâr söyledi."

-Bizim hayatımız şükür ve teşekkür üstüne kurulmak mecburiyetinde.

-Eski türklerde de böyle bir şey varmış. "Kaç yaşınadın?" sorusunun yerine "Ömründe kaç bahar gördün?"derlermiş.

"Doğan günü güldürmüş,

Belik belik aşk örmüş,

On yedi bahar görmüş,

Bana bir türkü söyle."

Bugün de böyle bir yazı olsun efendim.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


BAK POSTACI GELİYOR-XXXV
Çarşamba, 05 Ocak 2022
...
Ankara’da Seğmen Alayı
Perşembe, 30 Aralık 2021
...
YÜZÜNCÜ YIL
Pazartesi, 03 Ocak 2022
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

144 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi