Mehmet Ali Kalkan

ŞİBİRGAN'IN DÖRT TARAFI ÇEVRİLDİ - Mehmet Ali Kalkan

Dün gece 22.00 sularında telefon çaldı, arayan Afganistan'dan Özbek Türk'ü bir arkadaş. Ağlıyor ve diyor ki "Abi, siz ne yapıyorsunuz? Durumumuz çok kötü. Şibirgan'ın dört tarafı çevrildi. Lütfen halimizi bilin, bildirin. Siz orada ne yapıyorsunuz?"

Ne yapıyoruz diye düşündüm tabi.

Dün köye gittim. Yolda koyun sürüleri vardı. Yavruları kuzu kuzu peşlerinden gidiyordu. Çobanları muhtemelen durumunu anlatan arkadaşın memleketinden gelmişti.

Tarkan'ı canlandıran Kartal Tibet vefat etmişti.

Ama Tarkan'ın şarkısı vardı "kuzu kuzu"

Köyde ablam iki tane şarkıcı ismi söyledi, "güzel söylüyorlar" diye, ben iki ismi de ilk defa duydum.

Tosun geliyordu bir de, kurban için mi bilinmez.

Sonra ne yapıyorduk?

Denize gidiyorduk meselâ, kuzu kuzu poz veriyorduk.

Otel fiyatları günlük bedavadan yüz bin tl nın üzerine kadar çıkıyordu ama bedava gidenler kuzuların sessizliğini yaşıyordu.

Kuzu eti de en fazla kırk beş gün yaşayanlardan olurmuş, bu arada onu da öğrendim.

Otelde muhtemelen muz da vardı.

Muz sevkiyatı Mersin ve Antalya limanlarından olurmuş. İthalatımız da büyük oranda Ekvator ve Kosta Riko'dan imiş.

Dün sabah da bir arkadaş kahvaltıya çağırdı. Çok güzel bir bahçesi var. Bahçesinden ahududu topladı, hiç gübre falan yokmuş, tamamen organikmiş. Büyümesi de muz gibi olurmuş. Bu sene olan dalları kesilir, yeniden dal çıkar oradan verirmiş. Kesmezsen uç sürgünden verirmiş ki o da çok az olurmuş.

Yine bir kaç gündür haberlerde yer alıyor. Filistin asıllı bir İsrail'li burnunu para ile silmiş. Bence öyle değildir. O para rüzgârla uçmuş, bu vatandaşın burnuna sımsıkı yapışmıştır. O vatandaş da tam bunu alırken fotoğrafını çekmişlerdir. Dediğimin doğru olduğu da yakında anlaşılır zaten.

Başka şu meselemiz vardı aklıma gelen.

Bir hanım Mısır'lı bir işadamı ile evlenecekmiş. Her gün sımsıkı fotoğrafları çıkıyordu ikisinin. Ama birileri o vatandaşın Mısır'daki zengin ilk yirmi kişi arasında olmadığını tespit etmiş. Sevgilisine özel uçak kiralamış ama birileri "kiralamamış, uçağa ilk o girmiş de fotoğraf çektirmiş, ondan öyle" demiş. Hamileymiş, ama değilmiş. Evlenecekmiş, ama evlenmeyecekmiş. Gazetelerde, haber sitelerinde hep bu önemli konu var, daha onu bile halledemedik.

Ayrıca mısır şurubu, mısır koçanı var.

Pazarlarda mısırlar satılıyor. Közlemesi iyi ama evde ancak haşlayıp yemek mümkün.

Şimdi bir de çökmek moda. Eskiden develer çöktürülürmüş. Şimdi deve yok o yüzden çöken çökene.

Babamlara gittiğim bir gün ayrılırken "kendinize iyi bakın" demişim. Arkamdan anneme "sanki bu zamana kadar o mu bakıyordu, biz bilemeyiz mi nasıl bakılacağını. Onlar baksa baksa uzaktan bakar" gibi bir şeyler söylemiş.

Şimdi dün akşam beni arayıp "Bizim yaşadığımız Türk bölgelerinden Şibirgan'ın dört tarafı sarıldı" diye feryat eden arkadaşıma "Bir daha burada saydığım şeyleri çözemedik, o yüzden bizden bir şey beklemeyin, gözlerinizden öperim" diyeceğim, onu da diyemem. Maske, mesafe önemli. Yoksa bulaşır. Ya da biraz el çantasıyla maske götürmeli.

Erkek devekuşu dişi devekuşunu kovalıyormuş. O da yakalanacağını anlayınca başını kuma sokmuş. Diğeri de bakmış bakmış görememiş, "daha demin buradaydı, nereye kayboldu bu" diye söyleniyormuş.

Üç maymun var bir de. Görmeyen, duymayan, söylemeyen. Çok meşhur. Görüp, duyup, konuşmaya başlarlarsa büyü bozulur. O yüzden en ufak bir kıpırdanmalarında muz veriyorlar, onlar da kuzu kuzu görevlerine devam ediyorlar.

Hani bir yabancı tarihçi "geleceğimizin ne olacağından eminiz ama geçmiş tarih devamlı değişiyor" demiş ya, bizim de öyle. Sizin durumunuza göre ileride ne olursa biz de kendimizi ona göre konuşmaya hazırlarız.

Şibirgan'dan arayan arkadaşım, siz kendinize iyi bakı

 

 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


BAK POSTACI GELİYOR-XXXV
Çarşamba, 05 Ocak 2022
...
Ankara’da Seğmen Alayı
Perşembe, 30 Aralık 2021
...
YÜZÜNCÜ YIL
Pazartesi, 03 Ocak 2022
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

231 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi