Mehmet Ali Kalkan

BEKİR SITKI ERDOĞAN

"Bozkurtlar vatanı sert yaylaların

Huyundan huy kapmış ırkımız bizim

Her birimiz bir savaşta doğmuşuz

Zafere karışmış kırkımız bizim. "

Bekir Sıtkı Erdoğan Ağabey bir güzel insandı.

Sık sık telefonla konuşur, tecrübelerinden faydalanmak nasip olurdu.

"Şiirin yüzde doksanı emek, yüzde onu ilhamdır." demişti bir defasında.

Üniversite öğrencileriyle toplandığımız zaman, köyde, bir şiir meclisinde telefon ederdik, üşenmeden bize şiirlerinden okurdu.

Hanımı için şöyle söylemişti bir sohbet esnasında; "Ben şiir yazarım, gece iki, üç, dört olur. Odamın kapısı kapalıdır. Hanım uyumaz. Gece çay yapar meselâ. Getirir usulca kapının önüne bırakır. Şiir yazarken benim rahatsız olmama, edilmeme fırsat vermez."

"Öyle olsa belki biz de daha çok yazardık, " demedim tabi.

Bekir Sıtkı Erdoğan Ağabey bir şiirinde şöyle yazmıştı;

"Ben sarhoş değilim, yol sokak sarhoş

Hancıyı kaybettim, hanı kaybettim

Hayatı sayfa sayfa okuduğum boş

Sonundaki, imtihanı kaybettim."

Vefatından sonra bu "Kaybettim" kelimesini kullanarak bir şiir yazmaya çalışmıştım.

"Yüzde onu ilhamdır" ya şiirin,

Kalem kalem heyecanı kaybettim.

Şimdi yazmak nasip oldu, ahirin,

An'dan an'a bir zamanı kaybettim.”

Türkçe Öğretmeniydi, yazdıkları çok güzeldi. Bizi anlatırdı. İstanbul'da idi, Karaman doğumluydu. Karamanoğlu Mehmet Bey "Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmaya." demişti.

Sen gidende öte yana gül gider,

Türk nakışlı ana sütlü dil gider,

Üsküdar'dan Karaman'a yol gider,

Süvarisiz küheylanı kaybettim.

Faruk Nafiz Çamlıbel'in Han Duvarları şiiriyle metinler arası ilişki kurarak Binbirinci Gece şiirini yazmıştı. Hancı şiiriydi, Aksaray'da bir tren garındaki gözlemlerden sonra yazılmıştı, şöyle başlıyordu;

"Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!

Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş...

Aman karanlığı görmesin gözüm!

Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş."

Şöyle devam etmiştim şiire;

Çile yoksa, yara yoksa sancı yok,

İnanç yoksa, sabır yoksa inci yok,

Sarhoş çok da ilaç için Hancı yok,

Çamlıbel'de ol mekânı kaybettim.

Türk Ordusu'nun bir mensubuydu Bekir Sıtkı Erdoğan Ağabey. Cumhuriyetin Ellinci Yıl Marşı da ona aitti.

Cihanda Türk'ü anlatıyordu;

"Bozkurtlar vatanı sert yaylaların

Huyundan huy kapmış ırkımız bizim

Her birimiz bir savaşta doğmuşuz

Zafere karışmış kırkımız bizim. "

Şöyle yazmıştım;

Ay, yıldıza beşik oldu kanım hey!

Yedi iklim, üç kıtada şanım hey!

Mal da yalan, mülk de yalan hânım hey!

İşte Sultan Süleyman'ı kaybettim.

Ağustos Ayı Türk Milleti'nin zafer ayı idi. Kışla da bahar şiiri de onundu.

"Kara gözlüm, efkarlanma gül gayrı!

İbibikler, öter ötmez ordayım.

Mektubunda diyorsun ki: 'Gel Gayrı! '

Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

...

Mor dağlara, karargahlar kurulur;

Eteğinde bölük bölük durulur...

On dakika istirahat verilir;

Tüfekleri çatar çatmaz ordayım! .."

Şiiri şöyle bitirmiştim;

Aşkı yaşar sevda sevda huyunda,

Yaylada, kışlada, bahar toyunda,

Sıcak Ağustos'ta, zafer ayında,

Bekir Sıtkı Erdoğan'ı kaybettim.

Şiirde aynı kelimenin olumlu ve olumsuzunu ya da kelime tekrarını kullanmanın daha iyi olduğunu söylemişti.

Bekir Sıtkı Erdoğan Ağabeyin yine böyle kelime tekrarı olan bir şiiriyle bitirelim.

Bir yar sevdim, etekleri yeldirme,

Yeldirir sallanı sallanı kafir...

Sakın dedim, kimselere bildirme!

Bildirir sallanı sallanı kafir...

 

Ağına düşmüşüm artık çarnaçar,

Ben ondan kaçamam, o benden kaçar.

Ağlasam, çapkınca karşıma geçer,

Güldürür, sallanı sallanı kafir...

 

Hesabı, kitabı şaşırdım çoktan...

Bu bir işve değil, beladır haktan!

Aklıma düştü mü gece yataktan

Kaldırır, sallanı sallanı kafir...

 

O çeşmeye gelir, sabrım son hadde.

Cilve kitabına girmez bu madde!

Bir küçük testiyi yarım saatte

Doldurur, sallanı sallanı kafir...

 

Sıtkı'm olan olmuş bize alemde,

Aşığa kurtuluş yoktur bu demde.

Görmesem ölürüm, fakat görsem de,

Öldürür, sallanı sallanı kafir! ..

 

Bekir Sıtkı Erdoğan

...

Şehitlerimize, bu toprakları vatan yapanlara, atalarımıza, Bekir Sıtkı Erdoğan'a, Faruk Nafiz Çamlıbel'e, Rasim Köroğlu'na geçmişlerimize Allah rahmet eylesin.

Fatihalarla...

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kültür-Sanat

Köşe Yazarları


EKONOMİ VE ANAYASA
Pazartesi, 10 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

616 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi