Mehmet Ali Kalkan

GÜVERCİN SEVDASI - İMDAT AVŞAR

İmdat Avşar arkadaşımız Eskişehir'e geldi, şöyle biraz vatan ziyareti yapalım, dağları bayırları dolaşalım dedik.

Hani Ahmet Yesevi söylemişti;

''Anadolu salkım saçak,

Her tarafı keskin bıçak,

Dermanı sizdedir ancak,

Kor götürün buza doğru."

Söğüt'e, Ertuğrul Bey'e uğradık. O da şöyle devam etmişti;

"Ertuğrul Bey öğüt verir,

''Hayrı şerre yorma oğul,

Ağaç köksüzse devrilir,

Soyundana vurma oğul...

..

Edebalı aşk denizi,

Dirhem şaşmaz terazisi,

Üzüp incitsen de bizi,

Sakın O'nu kırma oğul.''

Sonra uzaktan Şeyh Edebalı'ya baktık. O da söylemişti;

''Oğul bunu vasiyet say, tez yola revan olmalı,

Ululanmaz törece bey, gönlünde umman olmalı.

İnsanlar var sabah doğar, akşam vaktinde ölürler,

İnsanlar var yaptığıyla dünya durdukça kalırlar.

Bazen şaşırsa da beşer Oğuz soyunu gönendir,

Bağışlamak beye düşer, yiğit öfkeyi yenendir."

Bir kartal yuvası güzelliğindeki Dursun Fakıh'a uğradık.

İmdat Avşar Bey yıllarca öğretmenlik ve maarif müfettişi olarak görev yapmıştı. Şiir ve hikayeleri Türk Edebiyatı, Kardeş Kalemler, Herfene, Köroğlu, Sancaktar, Gökbayrak, Bizim Külliye, Berceste, Şehriyar, Kün Edebiyat, Kümbetaltı, Agora, Çıngı, Alatoo gibi dergilerde yayımlandı.

Kerkük, Bağdat, Azerbaycan, Kırgısiztan, Kırım, Başkurdistan, Kosova, Kıbrıs gibi Türk Dünyasında muhtelif şehir ve ülkelerdeki dergilerde yer aldı.

Türk lehçelerinden çevirerek yayımladığı yüzden fazla da eser var.

Ayrıca üç hikaye kitabı var; Çiğdemleri Solan Bozkır, Soğuk Rüya ve son olarak da Güvercin Sevdası.

Evliya Çelebi'nin İzinde Azerbaycan ve Ganire Paşayeva ile beraber hazırladıkları Karabağ Hikâyeleri kitapları.

Dağlara bakıp türkü söyledik İmdat Bey'le "Duman duman olmuş dağların başı, Yine karlar yağmış gönül dağıma" dedik, Sakarya Nehri'ni seyredip şiir okuduk. Sohbet zaten güzeldi. İmdat Avşar, Avşar Ağıtları'nı hikayeleriyle beraber anlattı, hikayelerini dinledik, şiir vardı, türkü vardı. Bir güzel gün oldu vesselam.

İmdat Avşar Bey hikaye yazarı ama şiirleri de çok güzel. İnşallah bir gün onları da kitap haline getirir.

Bugün de İmdat Avşar'dan bir şiir okuyalım. Hattâ ağıt geleneğinden gelmesi hasebiyle Cengiz Aytmatov'un vefatı dolasıyla yazdığı ağıt-şiiri okuyalım.

Romanlarını, roman kahramanlarını, coğrafyasını, Türk Dünyası'nı, Harput'a gelişini söylesin bize.

 

Cengiz Aytmatov'a Ağıt

 

Bulut küsmüş Cengiz Han'a

Sır oldu kutlu gölgesi

Saçını çöz Nayman Ana

Düştü Kırgız'ın kalesi

 

Yedeğinde bir ak kula

Vakitsiz çıktı bak yola

Kavuştu mu Törekul'a

Hasretle dolu heybesi

 

Ötelerden esen bu yel

Alatov'da döker gazel

Kopuzumdan koptu bir tel

Sustu sazın şah perdesi

 

Ey yağız yer kucakla sar

Koynunda bir oğul yatar

O ak kanatlı bir tulpar

Tanrı Dağı'nın nefesi

 

Destanlar söyleyip gitti

Çolpanımız kayıp gitti

Bizi böyle koyup gitti

Kırgız elinin bilgesi

 

Uygur Özbek Tatar gelmiş

Türkler katar katar gelmiş

Ayağı yer tutar gelmiş

Ne görkemdi cenazesi

 

Hey öteler hey beriler

Hey ölüler hey diriler

Divana durun çeriler

Gelen Cengiz efsanesi

 

Gün dağların kucağında

Seherin ala çağında

Er Manas'ın otağında

Karşılama hengamesi

 

Dede Korkutl'la bir telden

Aynı soydan aynı dilden

Cennet bağını dört koldan

Sarar Türk'ün velvelesi

 

Sibirya kışını gördü

Ejderin dişini gördü

Kurtların düşünü gördü

Er Manas'ın bir tanesi

 

Yaramız işler derine

Feleğin bize zoru ne

Cengiz Ağa'mın yerine

Bir 'Kardeş Kalem' ölesi

 

Arzuları yele verdim

Leylaları çöle verdim

Saraları sele verdim

Yeter bize Cemile'si

 

Yiğidim seksen yaşında

Ak tüyler bitmiş döşünde

Harput'ta Kayabaşı'nda

Yankılanıyor gür sesi

 

İmdat Avşar

 

 

 

 
 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

An itibariyle ziyaretci sayısı:

197 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi