Mehmet Ali Kalkan

BU BENİM ARKADAŞIM EROL CİHANGİR.

Bu benim arkadaşım Erol Cihangir.

Yazar, Doğu Kütüphanesi Yayınları sahibi, son bolşevik.

Yaptıklarını, yazdıklarını, bütün işinin Türk Dünyası olduğunu, çıkardığı derginin adının Turan olduğunu internetten falan öğrenirsiniz zaten, ben başka şeyler yazayım.

Erol'la biz Adana'da Kültür Derneği'nde kaldık. Dün elime o yıllara ait bir defter geçti. Defter Celil'in Fransızca defteri imiş, ben zimmetime geçirmişim.

İçinde Yapı Statiği, Zemin Mekaniği, Hidrolik, Yüksek Matematik gibi derslerin notları var. Ama Osman'ın, Nurullah Abi'nin yazıları, Yakup'la beraber karaladığımız şiirler var. Gerçi Yakup daha sonra şiir kasetleri çıkarmıştı. Yıl 1976-1977 imiş.

Erol'un da yazısı var o defterde. Ben kız resmi yapmışım, Erol da Erich Fromm'un Hürriyetten Kaçış kitabından notlar çıkarmış. Herkesin kendi işi.

Erol okula gidiyor, tuvalette sigara içiyor birileri. Bir vatandaş da Adana'nın malum küfürlerinden birini ediyor. Canı sıkılıyor tabi. Hiddetle soruyor; "Bu nasıl küfür, sen müslüman değil misin?" "Yoo" diyor karşısındaki "Ben Yahudi'yim." Erol'un da yanında o gün tesadüfen üzerinde gamalı haç olan bir evrak varmış, hemen onu çıkarıyor ve gösteriyor "Sonunuz böyle olacak."

Erol, çok okurdu. Sabah eline aldığı kitabı gece yarısına kadar bırakmazdı. Okulu uzak, ancak otobüsle gidilir. Ama o yolu yayan yürür, yol paralarını toplayıp kitap alırdı.

Tek gayesi İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girmekti. Üniversite tercihlerinde sadece tek yer yazardı, ve oradan mezun oldu. İstanbul Üniversitesi'nin hangi yönde kaç penceresi var, kaç kolon üzerine oturuyor, okula girmeden oraları bilirdi.

Sahip olduğu müzik aletlerinin sayısını ben bilmem ama onları Adana İstanbul arasında taşırdı.

Bir mektubu geçti elime, İstanbul'dan yazmış, kırkbeş yıldır saklamışım. "Fuzuli" demiş, "özlem rıhtımı" demiş. Başka şeyler de demiş ama onları yazmayayım.

Sonra bana kitap göndermiş, Türk Edebiyat ve Dili Ansiklopedisinin üç cildini yollamış. Kitap katologları göndermiş içinden istediklerini seç diye. O yıllar Derya Dağıtım'da çalışıyormuş. Yıl 1398 yazmış ama 1977 ye tekabül ediyor zannederim.

Tarık Buğra demiş ya "Dünyanın en budala yaratığı, bir anarşiste güvenen bir başka anarşisttir." Bunu en iyi bilenlerden biridir Erol.

Erol Cihangir aslen Eskişehir'li, Mihalıçcık kazasından.

Yine o yıllar olmalı. Bir yakınına "yılan kavı" lâzım olmuştu. Hani yılanlar kabuk bırakır ya, o işte. Köye gittik. Daha tarladan biraz aşağıya inmiştik ki kocaman bir yılan kabuğu bulmuş sevinmiştik.

Erol'un yayınlarından kitap istiyorum, gönderiyor ama para da almıyor. Eski alışkanlıkları devam ediyor. Utanıyorum ben de.

Her şeyi yazmıyorum tabi.

Meselâ Kenan Evren'in ördeğini yazmıyorum. Sabaha kadar yağan karda bankın üzerine oturmuş, yurdu seyrettiğini, o yılların sıkıyönetimindeki askerlerin 'bırakalım şu meczubu' dediklerini yazmıyorum. Şimdi bunları yazsam kalkar "Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki şeytan bile Müslüman gömleğiyle dolaşıyor arada" falan der, belki alınırım ben de.

Gerçi lâf söylerse anneme havale ederim, annemin kendisine ne diyeceğini bilir o.

Neyse...Ben az sonra Erol'a telefon edeyim de biraz kitap ismi vereyim, neme lâzım. Kitabın utanması mı olur ?

Fotoğraflar da şöyle;

Bu kitapları istemiştim, geçenlerde göndermişti Erol. Aralarındaki mektup ta kırk beş yıllık.

Bahsettiğim defter, o da en az kırk beş yıldır duruyor bir kenarda.

Annemle Erol, annemi ziyarete gittiğimiz bir gün çekmişim o fotoğrafı, henüz saçı sakalı ağarmamış.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
ŞEHİTLERİMİZE
Cumartesi, 06 Mart 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
ÇAKA BEY KÖPRÜSÜ
Perşembe, 04 Mart 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

131 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi