Mehmet Ali Kalkan

Atila Ağabey ile Dilaver Cebeci Ağabey.

Dün Dilaver Cebeci Ağabey'in vefatının on ikinci senesiydi.

Enver Paşa Pamir Dağları eteklerinde, Çeğen Tepesi'nde şehit edilmişti.

Kazakbay Azam adında on altı yaşındaki Taşkent'li bir genç Enver Paşa'nın ordusuna katılmak için dağa çıkmış, onunla beraber savaşmıştı.

Kazakbay Azam gece yarısı savaş mahalline gizlice gitmiş, Enver Paşa'nın cenazesini Türk tarafına geçirmişti.

 

 Atila Ağabey o Kazakbay Azam'ın oğlu efendim.

 

Ayla Abla hikaye yazıyordu. Elime 1975 yılında yayımlanmış Bozkurt Dergisi geçti. Arka sayfada Ayla Abla'nın hikayesi vardı. İçinde de benim yazmaya çalıştığım bir şiir.

 

Dilaver Cebeci Ağabey eşi Ayla Cebeci için "Nicesi tuttuğu mum sayesinde yazılmıştır" demişti, evdeşine şöyle yazmış;

 

"Şu sonsuz mavilikten dünyamıza can yağar,

Dört mevsim üstümüze, bulut ağar, dal ağar.

Şükürler olsun Tanrım, şimdi avuçlarımda:

Sarı çiçekler açar, beyaz yıldızlar doğar."

 

Ayla Cebeci Abla demiş ki;

 

"Bir mektubunda benden bir resim istedin.Gönderdim..Bir hafta sonra

Senden bana mektup geldi.içinde bu şiir vardı..

 

Resim

 

Sevdiğimden resim geldi dün bana

Ceylân gibi duruşunu seyrettim

Sarı saçın omuzlarından aşağı,

İnce bele varışını seyrettim.

 

Gül yüzünde bayrağımdan renkler var

Baktıkça yiğitte dağılır efkâr

Sinemi delmeye almışlar karar

Kirpiklerin yarışını seyrettim.

 

Elâ gözler bence kutsal hediye

Bölündü bir yerden Gönül ikiye

" O uzak illerde nasılsın " diye

Dudakların soruşunu seyrettim.

 

Bir ara dalmışım zülüf ucunda

Saraylar yaptırdım Turan'da Çinde

Sigaramın dumanları içinde

Bir alımlı sarışını seyrettim...."

 

Bugün Dilaver Cebeci Ağabey'in Çeğen Tepesi şiirini okuyalım.

 

Bir ceviz ağacı, bir duru pınar,

Ve gökte gümüş bilmeceler...

Vurur kutlu toprağın bağrında iki yürek,

Koşan bir atın soluğudur

Çeğen Tepesi’nde geceler...

 

Çeğen Tepesi’nde geceler,

Uzun, yorgun ve yeniktir...

Her bayram sabahı uyurken kuşlar,

Emer hürriyetin parmaklarını bir yılan.

Kızların parmakları inceciktir...

 

Kızların parmakları inceciktir,

Kzar gider o güzelim saçları;

Daha söylenmemiş türkülere...

Gözlerine koyu gölgeler indirmiş,

Buhara’nın ağaçları...

 

Buhara’nın ağaçları,

Ve göğe dua ağdıran bacalar...

Nerdesin ey dokuz şavklı yıldızım!

Sabrın sınırlarına dayandı,

Çeğen Tepesi’nde geceler...

 

Dilaver Cebeci

 

Yukarıdaki fotoğrafı ilk defa koydum. Dilaver Cebeci Ağabey yıllar önce Eskişehir'e gelmiş üç beş gün misafirimiz olmuştu, o zaman iş yerimizde çekmiştim bu fotoğrafı. O hatıraları başka bir zaman yazalım inşallah.

 

Şehitlerimize, bu toprakları vatan yapanlara, atalarımıza, Dilaver Cebeci Ağabey'e, Enver Paşa'ya, Kazakbay Azam'a, geçmişlerimize Allah rahmet eylesin...

 

Köşe Yazarları


BAK POSTACI GELİYOR-XXV
Cuma, 05 Haziran 2020
...
YA DEMOKRASİ YA DA TERÖR!..
Cumartesi, 13 Haziran 2020
...
TARİHÎ ve İLGİNÇ BİR BELGE
Cumartesi, 27 Haziran 2020
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

88 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi