BİDEN’IN KİLİT TÜRK KOMUTANLARA YAPTIRIM UYGULAMASI İSTENDİ - Müyesser YILDIZ

 

BİDEN’IN KİLİT TÜRK KOMUTANLARA YAPTIRIM UYGULAMASI İSTENDİ

Müyesser YILDIZ

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler 10 gün önce Bağdat’ı ziyaret etti. Ardından Erbil’e gidip, eski başkan Mesut Barzani başta olmak üzere “Barzanistan”ın yetkilileriyle görüştüler.

Bu ziyaretin ana fikri; ikinci Kandil haline getirilen Sincar’a operasyon yapılma ihtimali ve TSK’nın Irak Ordusu’nun eğitimine destek vermesiydi.

İktidarın gazetesi Sabah, dün “Türkiye’nin kritik Irak ziyareti PKK’yı panikletti” başlıklı bir haberde, Sincar’ın temizlenmesi ve Kandil’e kara harekâtı planlamasının, PKK’yı iyice köşeye sıkıştırdığını belirttikten sonra Kandil’deki teröristbaşlarından Cemil Bayık’ın, Barzani’lere yaptığı çağrıyı aktardı. 

Bayık, “KDP’nin varlığını, Irak Bölgesel Kürt yönetiminin mevcut statüsünü tanıdıklarını, Peşmergeyi kabul ettiklerini, Barzani ailesi ve KDP ile birlikte hareket etmek istediklerini” söylemiş. Barzani yönetiminden, Türkiye’yle işbirliği yapmama ve ortak operasyonlara girişmeme konusunda söz vermesini de istemiş.

Tabii, “PKK, bu çağrıyı neden Irak yönetimine değil de Barzanilere yapıyor? Bu ne hukuk?” diye soran yok!..

ABD’ye O Soruyu Kim Sordu?

Akar ve Güler’in Erbil ziyaretinden sonra iki gelişme daha yaşandı.

Birincisi; ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye’deki PKK/YPG’lilerden oluşan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile askeri ortaklığın devam edeceğini duyurdu. Peki bunu ABD Dışişleri’ne kim sordu? İki yetkilimizin görüştüğü Barzani’lerin medyası Rudaw. İlginç olan, ABD Dışişleri’nin bu açıklamasına yer veren iktidar medyasının, sorulan sorunun Erbil’den gittiğini görmezden gelmesiydi.

İkincisi; birkaç gün önce aralarında Yargıtay Başsavcılığı’nın hakkında kapatma davası açtığı “Kürdistan Özgürlük Partisi” başta olmak üzere ülkemizde faaliyet gösteren, Barzani’ye yakın partilerin temsilcileri önce Erbil’e, sonra Süleymani’ye giderek ABD, Fransa ve Barzani öncülüğünde devam eden, Suriye’deki Kürt partilerinin birleşmesi konusunu görüştü. Görüşmelerde, “Kürtler arasındaki birlik çabalarının mutlaka başarıyla sonuçlanması gerektiği, ABD’li yetkililerin bölgeye dönmesiyle sürecin kaldığı yerden devam edeceği” vurgulandı. Ayrıca, “Türk devleti işgâl ettiği Afrin, Tel Abyad ve diğer bölgeleri Kürtlerden arındırarak, demografisini değiştirmek istiyor. Bunu başarabilmek için bölgeye ilk etapta Arapları yerleştiriyor.” iddiasında bulunulup, “Başkan Mesud Barzani’nin, SDG genel komutanı Mazlum Abdi ve ABD’nin Kürtler arasındaki diyaloğu desteklediği” kaydedildi.

Akar ve Güler’in Erbil ziyareti ne kadar da faydalı olmuş, değil mi?!..

Askerlerimiz Irak’a Niçin Gitti?

Geçtiğimiz hafta iktidar medyası, Sincar operasyonu için Ankara’nın Bağdat’a, “Bu işi uzatmayalım.” mesajı verip, “Türkiye ile Irak’ın müşterek bir operasyon yapması, Irak’ın yapacağı operasyonu Türkiye’nin havadan desteklemesi, Erbil ile Bağdat’ın birlikte operasyon yapması ve Türkiye’nin tek başına operasyon yapması” şeklinde dört öneride bulunduğunu yazdı.

Aynı haberlerde; uzmanların, “Irak’ın şu anda ordusu yok denecek düzeyde. ABD, Irak ordusunu doğru dürüst eğitim verip, teşkilâtlandırmadı.” tespitine de yer verildi.

Irak’ın doğru dürüst ordusu yok; ama Ankara, Irak’tan Sincar’a operasyon yapmasını bekliyor!.. Koca bir çelişki, ama ne gam!..

Aynı günlerde Milli Savunma Bakanlığı, biri Tuğgeneral olmak üzere toplam 25 askerimizin Bağdat’a gittiğini açıkladı.

Haliyle, akla Sincar operasyonu geldi. Ancak Bakanlık, “Askeri danışmanlarımızın dost ve kardeş Irak Ordusu’na destek vermek üzere NATO Irak Misyonu’nda görev yapacağını” bildirdi.

Bunun öncesinde Brüksel’i ziyaret eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le görüştü. Gündemlerinde Doğu Akdeniz, Yunanistan’la istikşafi görüşmeler, Afganistan ve Libya’nın yanısıra “IŞİD’in asla geri dönmemesini sağlamak için NATO’nun Irak’taki eğitim misyonunun genişletilmesi” vardı.

Bu da demektir ki; Türk-Irak orduları arasındaki işbirliği “IŞİD’le mücadele”den ibaret kalacak.

Amerikalıların Raporu

Ankara’nın “iki müttefiki” Barzani ve NATO cephesindeki bu gelişmelerin ardından, son günlerde özellikle iktidar medyasının tartıştığı bir rapora geçelim.

ABD merkezli Demokrasiyi Savunma Vakfı (FDD)’nca hazırlanan “Trump’tan Biden’e Birleşik Devletler Ulusal Güvenliği için İzlenecek Yol” başlıklı 120 sayfalık raporda, “Afganistan, Çin, Avrupa, Hindistan, İran, Irak, İsrail, Latin Amerika, Lübnan, Kuzey Kore, Rusya, Suudi Arabistan, Suriye, Türkiye, Yemen, Silahların Kontrolü ve Yayılmasının Önlenmesi, Siber Güvenlik, Savunma, Enerji, Hizbullah’ın Oluşturduğu Küresel Tehdit, İnsan Hakları, Uluslararası Hukuk, Uluslararası Organizasyonlar, Ulusal Ekonomik Güvenlik ve Sünni Cihatçılığı” gibi onlarca başlık yer alıyor.

Türkiye’yle ilgili bölümde Trump döneminde ABD-Türkiye, daha doğrusu Erdoğan-Trump ilişkileri ve sorunlar anlatılıyor. Ankara’yı yeniden ABD-NATO eksenine çekmek için izlenmesi gereken politikalar ile yaptırım önerilerine yer veriliyor.

İktidar medyasının tartıştığı, raporun içeriğinden çok bunu yazan iki isimden birisinin “FETÖ’cü”, CHP eski milletvekili Aykan Erdemir olması.

Bu raporu bir yana bırakıp, Suriye ile ilgili bölüme bakalım.

Yazan David Adesnik. “FETÖ’cü” olduğuna ilişkin bir bilgi yok. FDD’nin kıdemli üyesi ve araştırma direktörü. Faaliyet alanı Suriye ve İran. Çok sayıda ABD düşünce kuruluşunda çalışmakla kalmadı, Irak Özgürlük Operasyonu sırasında Çokuluslu Güç kapsamında araştırma görevlisi ve sistem analisti olarak görev de yaptı. ABD Savunma Bakanlığı’ndaki 2 yıllık görevi sırasında da düzensiz savaş ve kontrgerilla eylemlerinin modellenmesi ve simülasyonuna odaklandı.

Raporunda, Suriye konusunda Biden yönetimine özetle şu önerilerde bulundu:

IŞİD’in yeniden dirilmesini önlemek için asker bulundurun… Yetenekli ve motive olmuş, IŞİD’le savaşırken 11 binden fazla savaşçısını kaybetmiş Suriye Demokratik Güçlerini desteklemeye ve eğitmeye devam edin… Kuzeydoğu Suriye’deki yerel makamların enerji kaynaklarını geliştirmelerine yardımcı olun… Esad’ın halkına zulmetmesini sağlayan gelir akışlarını kesin… ABD’nin Arap dünyasındaki ortaklarını, Esad ile ilişkilerini normalleştirmemeleri için uyarın… Savaş suçları devam ederken, yeniden inşa yardımlarına karşı çıkın…”

David Adesnik’in bir önerisi daha oldu.

Erdoğan’ı Suriyeli Kürtlere yönelik saldırganlıklardan vazgeçirmek” başlığı altında; “Türk askeri personeli veya vekil güçleri Suriyeli sivilleri istismar etmeyi sürdürüyor. Biden Yönetimi, kilit noktalardaki komutanlar ve yetkililere insan hakları yaptırımları uygulamalı.” dedi.

Amerikalılar işte böylesine her türlü melaneti düşünerek üzerimize gelmeye hazırlanırken, söyleyeceğimiz şudur:

Bu hazırlıkları “FETÖ’cülerin işi” diyerek geçiştirmek, “FETÖ’nün” propagandasını yapmak ve onlara ABD Yönetimi nezdinde büyük bir güç vehmetmek olmuyor mu?

Amerikalılar ya da “FETÖ”cüler böyle çalışırken, yönetimdekiler ile onlara bağlı düşünce kuruluşları hangi rapor veya planları hazırlıyor?

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
ŞEHİTLERİMİZE
Cumartesi, 06 Mart 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
ÇAKA BEY KÖPRÜSÜ
Perşembe, 04 Mart 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

63 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi