ERDOĞAN “AYASOFYA ÖDEVİ” VERDİ Mİ VERMEDİ Mİ?

Erdoğan “Ayasofya Ödevi” Verdi mi Vermedi mi?

Müyesser YILDIZ

İstanbul'un fethinin 567'inci yıldönümünde Ayasofya'da Fetih Suresi'nin okunmasından sonra 1934'ten beri müze statüsünde olan Ayasofya'nın camiye dönüştürülüp, yeniden ibadete açılması bir kez daha konuşuldu, konuşuluyor.

Konuşulmanın ötesinde, iki gün önce Hürriyet'in manşetinde yer alan haber bu konudaki beklentileri iyice arttırdı.

“Ayasofya ödevi verdi”başlıklı haberde, Erdoğan başkanlığında yapılan son Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında, Ayasofya'nın da gündeme geldiği ve Erdoğan'ın, “Ayasofya’da namaz da kılınır, Fetih Suresi de okunur. Buna ancak ve ancak aziz milletimiz karar verir”dediği aktarıldı.

Ayrıca Erdoğan'ın, “Ayasofya için bir çalışma yapın. Değerlendirip, konuşalım” talimatı verip,“Bu konunun iyi araştırılmasını, acele edilmemesini ve çok hassas olunmasını”istediği bildirildi.

Haberde başka detaylar da vardı: Ayasofya'da Fetih Suresi okunmasının tüm partilerden büyük ilgi gördüğünün konuşulduğu; 1945'te Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülen İstanbul'daki Kariye Camii'yle ilgili Danıştay'ın geçen yıl aldığı, burasının yeniden cami olmasının önünü açan kararının emsal olabileceği değerlendirmesinin yapılıp Ayasofya için bunun göz önünde bulunduran bir formülün aranacağı gibi...

-Genel Başkan Yardımcısı Yalanladı-

Öncelikle Erdoğan'a atfedilen, “İyi araştırılsın. Acele edilmesin. Çok hassas olunsun”ifadelerinin altını çizelim.

Hemen her konuda net talimat veren ve kısa sürede “gereğini”yaptıran Erdoğan'ın, Ayasofya'da böylesine temkinli bir tavır sergilemesi ilginçti.

“Sebebi ne ola?”diye soracaktık ki, Hürriyet'te o haberin çıktığı gün bir başka gelişme yaşandı.

Haber Global'de Tuba Atav'ın konuğu olan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, bambaşka açıklamalar yaptı.

Atav'ın, bu habere ilişkin sorusu üzerine Dağ, önce şunları anlattı:

“Partimizin en büyük özelliği, 18 yıldır iktidardayız. Bir adım atmadan önce kamuoyunu yoklayan, adım attıktan sonra da bunun etki analizlerini, kamuoyundaki karşılıklarını tartan, sonrasında da politikaları buna göre belirleyen partiyiz. Biliyorsunuz 29 Mayıs'ta bir olay yaşandı, gündem oldu: Fetih Suresi'nin Ayasofya'da okutulması. Bu ne şekilde algılandı, etki analizi nedir, toplumumuzdaki karşılığı nediri hemen hızlı bir şekilde ölçtük. Türkiye'nin Yüzde 80'i bu olayın olduğundan haberdar. Ankete katılanların yüzde 75'i Fetih Suresi'nin okunmasını destekliyor, yüzde 14'ü desteklemiyor, yüzde 11'i ise fikir belirtmiyor. Bunların alt kırımlarına baktığımızda; AK Parti'ye oy verenlerin yüzde 91'inin, MHP'ye oy verenlerin yüzde 88'inin, İYİ Parti'ye oy verenlerin yüzde 73'ünün, CHP'ye oy verenlerin yüzde 41'inin, HDP'ye oy verenlerin yüzde 46'sının Fetih Suresi okunması hadisesini desteklediğini görüyoruz. Bunu niye yaptık? Sonrası açısından mı yaptık? Hayır. Yaptığımız, ülkede ses getiren konularda olduğu gibi, bunda da böyle bir ölçüm gerçekleştirdik. Tablo bu.”

Atav, “Bu bahsettiğiniz yüksek bir desteği gösteriyor. Sanıyorum bu tablodan yola çıkarak Sayın Cumhurbaşkanı Ayasofya'nın müze statüsünden çıkarılması için bir çalışma yapılması talimatını verdi. Bu, Ayasofya'nın yeniden cami olacağı anlamına mı geliyor?”diye sorunca ise Hamza Dağ, kelimesi kelimesine şöyle konuştu:

“Şimdi talimatı verdiği, bir kulis habere göre ortaya çıkan bir tablo. Ne bir beyanat var bu konuda, ne de dışarıya, içeriye deklare edilmiş bir süreç var. Burada İstanbul'un fethinin olduğu gün atılan bir adım var. Bu adımın karşılığını ülke açısından ölçüyoruz. Sonraki süreçlerde milletimizin beklentisine, değerlendirmesine bakarız. Yani bir konuda farklı, bir konuda farklı düşenemez mi? Düşünebilir. Çok daha farklı bir şey olabilir. Dolayısıyla aziz milletimiz neyi arzularsa, neyi isterse bu konudaki süreç de ona doğru gidecektir.”

-Ülkenin Çok Farklı Gündemleri Var-

Bu sözlerden sonra Tuğba Atav, haliyle Yunanistan'ın Fetih Suresi okunmasına bile büyük tepki gösterdiğini hatırlatıp, “Bu, Türk-Yunan ilişkilerini de gerecek bir pozisyon”yorumunu yapınca da AKP Genel Başkan Yardımcısı Dağ, şu karşılığı verdi:

“Bizim hareket noktamız, Yunanistan'ın bu konudaki tavrının, dünyanın tavrının ne olacağından ziyade 83 milyon vatandaşımızın kahir ekseriyetinin düşünce ve beklentisi nedir, içinden geçen nedir, duygusu nedir; biz ona bakarız. Ona bakacağız zaten. Süreç de ona göre olacaktır. Ama tabii ki, ülkenin çok daha farklı gündemleri var, onlara doğru yoğunlaşıp, bu konuda da milletimizin düşüncesi, kanaatleri, fikirleri, duygusu, tarihsel süreçler neyi gerektiriyorsa, neyi istiyorsa ona göre süreç işleyecektir.”

Biliyoruz ki, sadece Yunanistan değil, AB ve ABD de Ayasofya'nın statüsünün değişmesine karşı çıkıyor. Nitekim, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 1.5 ay önce açıkladığı, Türkiye'nin “Özel izleme listesine”alınmasının önerildiği, ayrıca satır aralarına yaptırım sopasının yerleştirildiği Dini Özgürlükler Raporu'nda, bu konudaki “endişeler”bir kez daha vurgulandı.

Şimdi soralım:

Erdoğan'ın Ayasofya ile ilgili bir talimatı olmadıysa, Hürriyet'in haberi neden alenen ve resmen yalanlanmadı?

Genel Başkan Yardımcısı Dağ'ın açıklamalarından, AKP’nin en azından bir süre daha Ayasofya'nın ibadete açılması gibi “acil”bir gündemi olmadığı sonucu çıkmadı mı?

İçeriye Hürriyet, dışarıya Haber Global üzerinden mi mesaj verildi?

Bu arada; hayat ve siyaset epey normale döndüğüne göre, S-400'lerin kurulumuna ne zaman başlanacak acaba?

Silivri'deki Barış'lara, Hülya Kılınç'a ve Murat Ağırel'e kucak dolusu sevgiler.

 

Köşe Yazarları


BAK POSTACI GELİYOR-XXV
Cuma, 05 Haziran 2020
...
YA DEMOKRASİ YA DA TERÖR!..
Cumartesi, 13 Haziran 2020
...
TARİHÎ ve İLGİNÇ BİR BELGE
Cumartesi, 27 Haziran 2020
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

86 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi