İnönü'nün Suçu Ne?

Sadece 6 ay önce AKP Grup Toplantısında merhum İsmet İnönü için,“Adını anmayacağım” diyen Erdoğan dün partisinin Kızılcahamam toplantısında, İnönü'nün elinde ABD bayrağıyla bir fotoğrafını gösterirken, hem adını andı, hem de İnönü üzerinden CHP'ye şöyle çattı:

“İşte görüyorsunuz, elindeki bayrak dikkat edin Türk bayrağı değil. Elindeki bayrak Amerika. Bu da İnönü. Bunların geçmişi hep böyle. Dün neydi ki, bugün ne olacak? Yaptıkları iş bu. Bunu elinde niye taşıyor? Bu bir teşekkürname, bunun için taşıyor. 

Şu anda güneyimizde Amerika'nın kokartlı komandoları kimlerle yan yana? Teröristlerle. Kim o teröristler? PYD, YPG, PKK. Onlarla kol kola, el ele, omuz omuza. Peki bunlar kiminle kol kola? Bunlarda yine CHP'yle HDP'yle kol kola. Bunlara karşı şu anda mücadeleyi veren kim, benim Mehmet'im. Mehmetçik'imizi bu noktada istismar edenler kim? Yine CHP, yine HDP. 8 şehidimizin olduğunda bunun sorumlusu kimler, PKK değil mi? Peki onun perde arkasında kimler, işte bu HDP değil mi, CHP değil mi? Bunların en ufak bir rahatsızlığını duyduk mu, duyuyor muyuz? Yok. Sadece dostlar alışverişte görsün kabilinden gelirler bir cenaze merasiminde görünürler veya eve bir ziyaret yaparlar, bununla da 'Bu işi paketledik, hallettik' derler.”

İnönü'nün o fotoğrafının tarihi arka planını bilen biliyor... İnönü'nün elinde sadece ABD Bayrağı değil, Türk Bayrağı olduğunu da!..

İnönü'nün elindeki ABD Bayrağı, Amerikan Şirketi McKinsey olayını örter mi bilinmez, ama madem ki, 56 yıl öncesine gidilip, bugünün değerleri ve gerçekleriyle, 1962'deki bir olay sorgulanıyor, ardından da CHP ile bölücü terör örgütü PKK arasında bağlantı kuruluyor, o halde son 15 yılı da konuşalım.

En başta belirtelim; CHP'nin, HDP'yle yakınlaşması, yanlış mı yanlış. Bu yüzden en önce kendi tabanından tepki görüyor. Erdoğan'ın ifadesiyle, “Yüzde 25'lik dilime hapsolmuş, hatta onun altına düşmüş” durumda. Tamam, gerek ABD, gerekse PKK konusunda tüm fatura bugünün CHP'sine kesilsin, ama işi taaa İnönü'ye götürmenin, neredeyse Batman'daki son 8 şehidimizden onu sorumlu tutmanın sebebi nedir?

“Son 15 yılı da konuşalım” dedik; “Kandırıldık, aldatıldık”denmesini yeterli saymayanlar için hadi konuşalım.

- ABD, İnönü dönemi veya CHP iktidarında mı askerimizin başına çuval geçirdi? Bu olay olunca, “müzik notası” bile vermeye gerek duymayan, İnönü müydü?

-Irak'ı işgâl eden ABD askerlerinin sağ salim evlerine dönmesi için İnönü mü dua etti?

- İmralı'daki teröristbaşını İnönü mü “Kürtlerin lideri” ilân edip, Oslo ve İmralı'da “Müzakere masaları” kurdurttu?

-Suriye PKK'sı İnönü döneminde mi kuruldu? ABD, bunlara 19 bin TIR ve 5 bin kargo uçağı dolusu silah/cephaneyi İnönü zamanında mı gönderdi? Komandoları güneyimizde teröristlerle yan yana olduğu halde ABD ve bilumum PKK hamisini, “Stratejik müttefik” saymaya devam eden İnönü iktidarı mıdır?

- Teröristlerin, Batman'da 8 askerimizi el yapımı patlayıcı ile şehit etmesine gelince; Oslo masasında, “Metropolleri patlayıcılarla doldurdunuz. Hepsini biliyoruz” diyen İnönü'nün MİT Müsteşar Yardımcısı mıydı?

Uzatmayalım;

Türkiye'nin üzerinde 100 yılın hesabı görülmeye çalışılırken, nedir bu bitmek tükenmek bilmeyen İnönü hıncı?

Kavga, bugünün CHP'siyle midir, yoksa Lozan'ı imzalayıp, Cumhuriyet'i kuranlarla mıdır?

Madem ki, emperyalist hesaplar ve PKK konusunda bu denli hassasiyet gösteriliyor, geçen haftaki bir açıklamayı ilgililerin dikkatine sunalım.

Almanya'nın Türkiye Büyükelçisi Martin Erdmann, hem de Erdoğan'ın Almanya ziyaretinden sonra 5-6 Kasım tarihlerinde Fransız Büyükelçi Charles Fries ile birlikte Diyarbakır ve Mardin'e gezi düzenleyip, valiler, belediye başkanları, sivil toplum örgütleriyle görüşeceklerini duyurdu.

Ziyaretin hikmet-i sebebi mi?

“Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesi ile yakından ilgilendiklerini ve oradaki gelişmeleri izlediklerini göstermek için güçlü bir sinyal vermek” istiyorlarmış...

Keşke İnönü'yü bu kadar eleştirenler, Alman ve Fransız elçileri çağırıp,“Nedir bu güçlü sinyal?”diye de bir sorsalar!..

-HDP Niye Kapatılmıyor?-

Erdoğan, dün partisinin toplantısının ardından Kızılcahamam'daki toplu açılış töreninde gündem yaratacak bir şey daha söyledi.

Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerle ilgili olarak, “Bu seçimlerde, teröre bulaşmış olanlar sandıktan çıkarsa, anında gereğini yapıp, kayyum tayinleriyle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Bu meseleyi de konuşalım.

PKK'nın siyasi uzantısı bu partinin gerek milletvekili, gerekse de belediye başkan adaylarının İmralı ve Kandil tarafından belirlendiğini biliyoruz.

Nereden biliyoruz? Teröristbaşının, İmralı'da kendi milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerden. Bu konuşmalar o vakitler devletin yetkililerinin önünde gerçekleşmedi mi? Orada geçen isimler, milletvekili veya belediye başkanı olmadı mı? Hatta, Avrupa'daki teröristbaşlarının da Türkiye'ye gelip, seçimlere girmesi pazarlıkları yapılmadı mı?

Haziran 2011 seçimlerine dönelim. O zamanki adıyla BDP, 61 bağımsız aday ile seçime katıldı. YSK, aralarında Hatip Dicle, Leyla Zana, Gülten Kışanak, Sabahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü'nün de olduğu 7 ismin adaylığını iptal etti.

Bölgede, protesto gösterileri yapıldı, 1 kişi hayatını kaybetti. Dönemin Cumhurbaşkanı Gül başta olmak üzere birçok yetkili devreye girdi. Hatta Gül, şimdi hapiste olan Genel Başkan Selahattin Demirtaş'ı Köşk'e davet etti, ama Demirtaş, daveti geri çevirdi vs.

Neticede YSK, iptal kararını geri aldı ve bu isimler seçime girdi. YSK'nın kararını sadece BDP'liler değil, AKP de alkışladı. İşte AKP'den iki ismin açıklamaları:

Faruk Çelik: Yaşanan karmaşanın sona ermesi açısından olumlu bir tablo. Hayırlı olmasını diliyorum.

Bekir Bozdağ: Bu karar, YSK’nin ne kadar özensiz ve dikkatsiz davrandığının, ihmalli ve yanlış davranış içinde olduğunun itirafıdır. YSK yanlışını düzeltmiştir.

Erdoğan'ın dünkü açıklamasına dönersek;

Devlet, seçimlerden önce tüm adayların durumunu araştırmıyor mu ve kimin ne olduğunu bilmiyor mu ki, “Teröre bulaşanların sandıktan çıkması” ihtimali var?

Dahası, madem ki, HDP'nin terör örgütüyle ilişkisi kesin, neden savcılar bu partinin kapatılması için harekete geçmiyor?

Ve madem ki, HDP'den bir çok isim bugün “Çözüm sürecindeki”İmralı-Kandil postacılıklarından dolayı hapiste, bizatihi onlara bu talimatları veren teröristbaşı hakkında neden yeni bir dava açılmıyor?

ABD ve AB'nin tepki göstermesinden endişe duyulması sözkonusu değildir herhalde!..

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
BEKİR SITKI ERDOĞAN
Cumartesi, 17 Nisan 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
HAİNLİK KOLAY MI?
Pazar, 11 Nisan 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

190 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi