ESAD “TERÖRİSTBAŞI” İSE ÖCALAN NEYDİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hafta sonu partinin Kurultay'ında Suriye'de çözüm için Ankara'nın Şam Hükümeti ile doğrudan görüşmeye başlaması gerektiğini söyledi.

Bu görüşte olan sadece Kılıçdaroğlu değil. Sağcısı solcusu, aydını askeriyle birçok isim aynı çağrıyı yaptı, yapıyor. Milletin büyük bölümü de aynı kanaatte.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun o sözlerine Vatikan'a giderken şöyle cevap verdi:

“Verdiği akla baktığınız zaman Suriye’nin terörist başındaki kişiyle bize görüşme tavsiye ediyor. Bu ne menem bir iştir. 1 milyon insanın ölümüne neden olan kişiyle bizi biraraya getirme gafletinde, cehaletinde bulunacak bir adam. Bunun siyasette yeri ne olabilir?”

Bu sözlerin tercümesi, “Esad bir teröristbaşıdır. 1 milyon insanın katilidir. Onunla görüşmem”dir.

İnsanın aklına ne çok şey geliyor, değil mi?

Vatikan'dan başlayalım.

O Papa ki, Ermeni soykırım iftirasını destekleyen, bizzat Erdoğan'ın ifadesiyle huzurunda toplanmasıyla AB'nin “Haçlı ittifakı” olduğunu gösteren biri. Ama Kudüs sorununu çözmek için ayağına kadar gittik!..

İsrail?

Yine Erdoğan'ın ifadesiyle, “Çocukları öldürmeyi iyi bilen” ülke... Mavi Marmara gemisinde vatandaşlarımızı katletti... Ama Obama'nın bir telefonuyla barıştık!..

ABD?

Sırasıyla Afganistan'ı, Irak'ı, Libya'yı, Suriye'yi kan gölüne çevirdi... Ülkemizin baş düşmanı bölücü terör örgütüne silah yağdırdı...Ama hâlâ “müttefik” ve “müzakere” yapıyoruz!..

Ya Abdullan Öcalan?

Bu 40 bin insanımızın katilinin ayağına, “Gönderdiysem, ben gönderdim” denilerek, devlet görevlileri gönderilmedi mi?.. Örgüte talimatları Kandil'e, Suriye'deki PYD'ye ulaştırılmadı mı?. Devletten istekleri harfiyen yerine getirilmedi mi?.. Meydanlarda mesajları okunmadı mı?.. “Sayın Öcalan, bilge adam” iltifatlarına mazhar edilmedi mi?.. İmralı'ya kocaman özel bir “müzakere masası” yaptırılmadı mı?.. Ve hâlâ birileri, Türkiye'yi yeniden “masa” kurmaya zorlamıyor mu?..

Gel de, “Esad tüm bunlardan daha mı tehlikeli? Dünyadaki en büyük teröristbaşı o mu?” diye sorma!..

Ankara, Esad'a niye karşı?

1 milyon insanın ölümünden sorumlu olduğu için!..

Türkiye'nin elinde ne bilgi ve belge var bilmiyoruz, ama peki bunu kim söylüyor? Suriye'ye bölmeyi kafasına koymuş ABD başta olmak üzere Batılı ülke ve kurumlar.

İşte yeni bir söylenti daha gündemde; Esad güçlerinin, sivilleri klor gazı yüklü bomba ile vurduğu iddia edildi. İlk açıklama da ABD'den geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, “ABD, Suriye rejiminin İdlib'in Serakin ilçesinde masum sivil halka karşı klor gazı kullandığına yönelik söylentilerden dolayı ciddi şekilde alarma geçmiştir” dedi.

Biz bu filmi Saddam döneminde Irak'ta görmedik mi?.. Saddam'ın gidişi ve Irak'ın işgâli de böyle gerçekleşmedi mi?..

O vakitler Bush ve Tony Blair'in yalanlarına inanıp; Irak'ı işgâle giden “ABD'nin kahraman askerlerinin en az zaiyatla evlerine dönmeleri için duacı” olmadık mı?

Ama ilginçtir, Batı'nın “yalanlarına” inanmadığımız da oldu. Misal; Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir... Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçu işlemekten ve soykırım yapmaktan hakkında tutuklama emri çıkardığı halde onu sahiplenmedik mi?!.

Elbette her can değerlidir... Suriyeli siviller de Türk insanı ve askeri de...

Lâkin yeri geldiğinde, mecburiyetten veya “analar ağlamasın” diyerek, hangi teröristbaşları ve patronlarıyla görüşüldüğü de ortada olduğuna göre, şunu sormayalım mı?

Esad ile bu “kan davasının” gerçek sebebi nedir?

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


ERMENİ SOSLU SEVR YEMEĞİ
Pazartesi, 03 Mayıs 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

122 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi