Kitap Eleştiri

No result.

TÜRK OLMAK GÜZEL MESELA… DİYEN ŞAİR MEHMET ALİ KALKAN

Prof.Dr.Tamilla Abbashanlı ALİYEVA[i]

 

Makaleyi bu günlerde bir facia sonucu hayatını kaybeden Azerbaycan Türkoloji ilminin önde gelen alimlerinden  dünyaca ünlü bilim insanı Ord.Prof.Dr. Tofik Hacıyev’in ölmez hatırasına ithaf ediyorum.

***

Neden bu makaleyi Ord.Prof.Dr.Tofik Hacıyev’in ruhuna ithaf ettim? Türk Dünyasının büyük şairi dilimizi ince ince, nakış nakış şiirlerine işleyen, sözün ressamı şair Yavuz Bülent Bakiler’ in 21 Eylül 2003 yılında Karacaoğlan şiir şöleninde imzalayıp bana verdiği Harman kitabında Ord.Prof.Dr. Tofik Hacıyev şair hakkında şunları yazmıştır: 

KAVALALI MEHMED ALİ - Nihat GENÇ

KAVALALI MEHMED ALİ

Nihat GENÇ

 

Yazarı Khaled Fahmy, 'Kavalalı Mehmed Ali' 200 sayfa. Türkçe'de Kavalalı üzerine doyurucu bilgiler bulamayacağınız için kitap bir 'nimet'. II. Mahmut dönemini de 'mukayeseli' okuma şansı veriyor. Sıradan bir Osmanlı askerinin hükümdar oluşunu hatta Mısır Milli Tarihi'ni nasıl başlattığını anlatıyor.

 

Mehmed Ali'nin memlük beylerinin kökünü kazıması Mısır Tarihi'nde yeni bir başlangıç. İşte burada ilk defa duyduğum bilgiler var. 

Seyahat Diyen Kitaplar - Zafer Saraç

Bu eser VII-XX. yüzyıllar arasında kaleme alınmış 25 seyahatnamenin tanıtımlarını bir araya getirmiştir. Buradaki kitap değerlendirmelerinin hepsi işini ciddiye alan, yazdıklarına yönelik her eleştiriden faydalanan, her geçen gün kendi entelektüel gelişimini artırma gayreti içinde olan bir kalemin ürünleridir. 

ŞAMANİZMDEN KIZILBAŞLIĞA ŞİİLİĞİN TÜRKMEN YÜZÜ

Derneğimizin üyesi araştırmacı yazar Ali Bademci'nin son kitabı: ŞAMANİZMDEN KIZILBAŞLIĞA ŞİİLİĞİN TÜRKMEN YÜZÜ. Ali Bademci bu kitabını bir vefa örneği olarak yetişmesinde emeği olan Derneğimizin Kurucusu rahmetli NECDET ÖZKAYA hocamıza armağan etmiştir. 

Kitaptaki ifade ile  "Geçen yıl kabettiğimiz Hocam Necdet  Özkaya'ya rahmet dileği ve dualarla"

 

ÖNSÖZ

Elinizdeki kitap 2015 yılında tamamlanmıştı, düşünü ve yazımı bir  yayılacak kadar uzundur! çünkü bizler daha çocukluğu tamamlamadan ergenleştik ve bambaşka duygula büyüdük! 1960 sonrasında ülkemizde din çok tartışılır omuştu, bir takım insanlar inkarı seçerken, bazıları abartıya             yönelmiş, bizim gibiler de aileden gelen eğitimle ıslah veya eski Türk inançları ile örtüştürme çabalarına girmiştik. 

“RUMELİ’DE BİZDEN NE KALDI?”

“RUMELİ’DE BİZDEN NE KALDI?” 

Değerli Araştırmacı yazar Hasip Saygılı’nın raflarda yerini alan “Rumeli’de Bizden Ne Kaldı?” isimli kitabının 111 nci sayfasından küçük bir bölümü sizlere aktarıyorum.  Yazar bizzat yaşayarak gördüklerini, duyduklarını bilgi birikimi ile harmanlayarak ders çıkaracak sonuçlara ulaştırıyor okuyucuyu. Tarihimizin kara bir lekesi olan Balkan Bozgunu, ne yazık ki yönetici kadrolar tarafından yeterince sorgulanıp sebepleri üzerinde düşünülmediği anlaşılıyor..

Ateşi Yeniden Yakmak (*) ve Rumeli’de Bizden Ne Kaldı? (**) - Osman Oktay

Ateşi Yeniden Yakmak (*) ve Rumeli’de Bizden Ne Kaldı? (**)

Osman Oktay

Hayati Özkaya’nın “Ateşi Yeniden Yakmak” isimli belgesel romanını okumaya başladığımda gözlerimde bir şeyler oluyordu. Sonuna doğru yaklaştığımda on gün ara ile iki gözümden de operasyon geçirince ateşi yakamadan okumaya ara vermek zorunda kaldım. Kitap bana bakıyor, ben kitaba bakıyordum ama toparlanma gayretinde olan gözlerim son 25 – 30 sayfayı okuyup ateşin yakılmasına şahit olmama ve oradan alacağım kıvılcımla gayrete gelmeme engel oluyordu.

Rumeli Türkleri ve Müslümanları - Hasip Saygılı

KİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ

Hasip SAYGILI

Ağırlıklı olarak akademik makalelerden meydana gelen kitabımız kendi kulvarında kayda değer bir ilgiye muhatap oldu. Bu sayede bir nebze de olsa bugünkü ağır meselelerimizin izdüşümlerini Rumeli Türkleri ve Müslümanları’nın yakın tarihinden okumaya katkı sağlamış olduğumuzu düşünmek mümkündür.

Bu kitabın ana tezi, karşılaştığımız felaketlerin bünyede ağır hasar bırakmasının daha ziyade insan kalitesi probleminden kaynaklandığıdır. Bu meyanda problem sahalarımızın başında tabii ki eksiklik, boşluk, zafiyet ve yetersizliklerimizin tespit ve teşhis edilmesi geliyor.

ENVER PAŞA’NIN VASİYETİ - NABİCAN BAKİYEV

ENVER PAŞA’NIN VASİYETİ - NABİCAN BAKİYEV,

Abdullah KILINÇ

Yakın tarihimizin en çok konuşulan, en çok tartışılan isimlerinden Şehid-i Muhterem Enver Paşa Türkiye’de ne kadar tartışılan bir şahsiyet ise Türkistan için o derece tartışmasız bir abidedir.

O, Türkistan’ın Çarlık Rusya ile başlayıp Sovyetler ile devam eden makûs talihinde parlayan bir güneştir. Milli mücadele için Türkistan’a gitmeye karar verdiğinde kendisine başaramayacağını ve orada öleceğini söyleyenlere “Belki orada öleceğim ancak benim cesedim Batı Türkleri ile Türkistan arasında bir köprü olacaktır.” diyerek

TAŞA KAZINAN TARİH

Taşa Kazınan Tarih

Gülcan Havva ERASLAN 

Taşa kazınan tarih

Türkoloji ve Genel Türk Tarihi araştırmacılarının; dünyanın neresinde olursa olsun, hangi alan ile ilgilenirse ilgilensin yolları hep “Taşa Kazınan Tarih”e çıkar. Bu elbette tesadüfi bir olay değil. 

Türkler, kendi tarihlerinin önemli bir bölümünü, bilinen hâliyle Bugut yazıtından beri taşa kazıyarak yazmışlardır. Türk dili ve tarihi yazılı olarak ele alındığında, taş üzerine yazılmış her bir yazının, Türk kültürünün anlaşılması ve aktarılması açısından taşıdığı önem ortadadır. Prof. Dr. Erhan Aydın tarafından yapılan çalışmalardan “Taşa Kazınan Tarih: Türklerin İlk Yazılı Belgeleri” adlı eser, son dönemde Türklerin tarihini, kendilerinin yazdıkları tarih metinlerinde araması açısından önemlidir.

İnsan türünün kısa bir tarihi: “SAPIENS”

İnsan türünün kısa bir tarihi: “SAPIENS”

Aziz Bozatlı

Bu yazıda tarihçi Yuval Noah Harari’nin kaleme aldığı “Sapiens”i esas alarak insanlık tarihinde bir gezinti yapacağız. 30’dan fazla dile çevrilmiş bu eseri popüler yapan özellik; tarihle bilimi 70 bin yıllık bir zaman dilimi içinde birlikte işlemesi yanında, kitabın tercüme edildiği ülkeye göre yazarı tarafından özel değişiklikler yapılarak, o ülkeden ve yakın coğrafyadan örnekler verilmesidir. Ben de özellikle bizimle ve yakın coğrafyamızla ilgili tespitlere ağırlık vereceğim

Kitabı ilginç kılan bir başka özelliği ise, kabul görmüş birçok doktrini alt üst ederek, bildiğimiz kavramlara ve yaşadığımız tarihi olaylara değişik bir açıdan bakmasıdır.

Orkun Yayıncılık - ÜLKÜCÜLERİN ÇİLESİ - Recep Büyükizsiz

“Ne zaman cezaevi ile ilgili bir film seyretsem veyahut okuduğum bir kitapta cezaevinden bahseden ibareler varsa içim bir garip titrer, kabuk bağlamış yaralarım kanar, hatıralarım depreşir hafızamda... Birden tayyı-ı mekan eder ruhum, hala zulüm altında inim inim inleyen Ülküdaşlarımın da diğer arkadaşlarımında yanına giderim!

Recep Küçükizsiz’in Kitabı Vesilesi İle “Ülkücülerin Çilesi”

Bilge Kağan’dan, hatta çok daha öncesinden beri Türk tarihinin her döneminde ülkücüler olmasına rağmen ülkücü bir kimliğin oluşmadığı, hele hele bir tâbir olarak siyasî ve kültürel literatüre girmediği bir dönemde, o yılların en gözde gazetelerden biri olan Tercüman’da yazmakta olan Galip Erdem’in 1961 yılında “Ülkücünün Çilesi” başlığı altında yazdığı satırlar ibret vericiydi:

“…Ülkücülerin hayatı bambaşkadır. Sözlüklerinde rahatlık kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her şeyle zaman zaman çatıştıkları görülür. Arkadaşları ile aileleri ile hatta sevdikleri ile… 

An itibariyle ziyaretci sayısı:

190 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi