Güncel

Adana Türk Ocağı Geleneksel Salı Toplantısı yapıldı

Adana Türk Ocağı Geleneksel Salı Toplantısının bu haftaki konusu 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Münasebeti ile "Çanakkale Zaferi, Mehmet Akif ve İstiklal Marşı” idi. Türk Ocağı Başkanı Ömer Volkan Çiçek'in takdiminin ardından Sohbeti gerçekleştiren Eğitimci, Araştırmacı, Tarihçi Yazar Çetin Öztürk dinleyenleri heyecanlandıran dozu yüksek bir sohbet yaptı. Konuşmasının başlangıcında

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı

Sen şehit oğlusun yazıktır incitme atanı

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı” 

Evet  cennet vatanın devamlılığı için Iç ve dış tehditler karşısında cansiperane şeklinde hayatını hiçe sayarak bize bugünkü ortamı sağlayan Mehmetçiklerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum.

Ama inanıyorum ki dün Türkiye Cumhuriyeti bizden önceki nesillerden kan istedi Ve onlar da  Misakı Milli sınırları içerisinde 780 bin kilometre kare vatan topraklarını bizlere emanet etti. Bugün bu vatan üzerinde yaşayan bizlerden ter istiyor. Yani çalışarak ülkemizi aydınlık yarınlara ulaştırmak istiyor. 

Evet Çanakkale Savaşı'ndan bahsedeceğiz 104 yıl önce yazılmış 104 yıldır devam eden ama inanıyorum ki 1071 Malazgirt ten bu yana yazılan destan zincirinin en önemli halkalarından birisi hiç şüphe yok ki 1. Dünya Savaşı içerisinde ayrı bir önemi olan yaşamak hakkına şerefi ile ulaşan bir milletin kahramanlık destanı hasta adam denilen bir milletin tekrar ayağa kalkması Balkan savaşlarıyla incinen gururumuzu sona ermesi hasta adamın küllerinden yeni bir devletin ortaya çıkması için gerekli kıvılcımların atıldığı tarihtir 18 Mart. 18 Mart 1915 bir deniz savaşı ama aynı zamanda geleceğin komutanını gelecekte kurulacak Cumhuriyetinin liderini ortaya çıkaracak bir savaş olması bakımından da milli tarihimizin en önemli halkalarından birisi olmuştur.

1915 Vatan kalbinin attığı bir devrin battığı yerdir. 275 kilogramlık top mermisini kaldırarak İngilizlerin Queen gemisini batıran Hayranlı Seyit Onbaşı’yı, kopan  bacağını tüfeğinin kayışıyla bağlayarak savaşa devam eden Ezineli Yahya Çavuş’ ları Nusrat mayın gemisinin komutanı Tophaneli Yüzbaşı Hakkı’yı ve  milletimize çizilmek istenen bu kötü kaderi makus talihi yenmeyi başararak milletinden aldığı güçle tek dişi kalmış canavara bir tokat vurarak değiştiren Gazi Mustafa Kemali 104’ncü yıl dönümünde elbette bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyoruz”  Dedi

“Dava büyüktü dava Türk milletinin ölüm kalım mücadelesi idi. Işte. Mehmet Akif Ersoy’da bu milli mücadeleyi kalemi ve bedeniyle destekleyen şairlerimizden biridir. Aslında Akif daha Kurtuluş Savaşı başlamadan Çanakkale Savaşı yıllarında Çanakkale'nin heyecanını duymuş teşkilatı mahsusa tarafından gizli bir görevle Almanya'ya gönderilmişti almanlara esir düşen müslümanları aydınlatmak için gönderilmişti Almanya'nın ünlü lüks Adlon Oteli'nde kalacaktı. O otelin lüksünü görünce” Ben bu otelde kalamam. Benim temsil ettiğin milletin lansmanları mehmetçikler Çanakkale'de Can ve kan pazarı içerisindeyken Ben bu otelde kalamam ve her gün askeri ateşimizin yanına giderek Ne olacak bu Çanakkale'nin hali diye soracaktır maddi sebeplere göre imkansız diyecek ve sonunu getirmeyecektir Ateşimiz Mehmet Akif Çanakkale ile yatar Çanakkale ile kalkar 1916 yılında İngilizler tarafından kışkırtan Müslüman Araplarla görüşmek üzere oradan hicaz'a geçecek düşmanın Çanakkale'yi geçemediğini Arabistan'da el Muazzam adlı küçük bir tren istasyonunda işitince sabaha kadar bir hurma ağacına yaslanarak Çanakkale şehitleri Destanı yazacaktır Çanakkale'de ateş püsküren çeliğe karşı iman dolu göğsünü siper ederek bir gül bahçesine girercesine şehadete Koşan Kınalı kuzuları bakın nasıl dile getiriyor

Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar...

O, rûkü olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Vurulmuş temiz alnından uzanmış yatıyor;

Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...

Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.

Diyor. Çanakkale Savaşı'na katılan mehmetçikleri Bedir Savaşı'na peygamberimizle katılan Müslüman askerlerine benzetiyor

Onlar için kabre onlar için mezara asla gerek yoktur öbür tarafta Peygamberimiz kucağını açmış onları beklemektedir

Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber

Sana ağuşunu açmış duruyor peygamber

Evet Çanakkale'yi çok güzel veciz ifadelerle herhalde bir başka şekilde anlatan Bir destan görmek mümkün değil.

İşte bu denli heyecana sahip olan Mehmet Akif Ersoy milli mücadelenin başlaması ile birlikte İstanbul'dan  Anadolu'ya geçerek Ankara'ya geldiğinde Mustafa Kemal ”İyi oldu vaktinde geldin” diyecek  ve bir  hafta sonra Burdur Milletvekili olarak meclise girecektir.

Asıl mesleği veterinerliktir, 1893 yılında baytariye mektebini birincilikle bitirmiştir. Aynı zamanda Hafız dır. Boğazı yüzerek karşıdan karşıya geçecek kadar iyi yüzücüdür. Güreşcidir. Köy köy dolaşarak güreş yapan bir insandır.

1920 Türkiye Cumhuriyeti'nin açılması ile birlikte meclisin otoritesini ortadan kaldırmak isteyen Anadolu'nun muhtelif yerlerinde Bolu, Düzce, Adapazarı ayaklanmaları, Demir Çeto, Ali Batı, Konya, Afyon, Çopur Musa gibi Anadolu'nun her tarafında isyanların devam ettiği bir dönemde Heyeti Nasiha içerisinde yer alır ve Anadolu'yu il il ilçe ilçe gezerek halka nasihatlerde bulur. Akif meclis, cami ve cephe arasında mekik dokuyan bir milletvekilidir.

Yeni kurulmakta olan Devletin bir marşa ihtiyacı vardı.  Bu sebeple bir yarışma açılmış ve bir ödül konulmuştu 500 lira. Bu para büyük bir ödüldür. O yıllarda Ankara’da 140 liraya büyük bir çiftlik satınalınabiliyordu.  Bu yarışmaya Mehmet Akif “ödül için milli marş yazılmaz” diyerek katılmamıştır.

 Bu yarışmaya 724 şiir katılır, içinden altı şiir elemeye kalır ama hiç birisinin milli marş olması da düşünülmemiştir.

Böyle bir ortamda Akif gibi duyarlı düşünceli bir şairin milli marş yazmaması dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver in dikkatini çeker. Sebebini öğrenir. Ve ödül verilmeyeceği hususunda  Akif’e.garantisi verilir. Tacettin Dergahında fakru zaruret içersinde kaleme aldığı şiir mecliste defalarca okunarak alkışlar arasında  İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir.

Yazar Çetin Öztürk’ün Anekdotlarla süslediği tadına doyulmaz konuşmasının  ardından “Salı Sohbetlerinin” formatı gereği Türk Ocağı Başkanı Ömer Volkan Çiçek’in moderatörlüğünde  soru  cevaba bölümüne geçildi. Onlarca sorunun cevap bulduğu toplantının sonunda Ocak Başkanı’nın teşekkür konuşmasıyla sohbet sonlandırıldı.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
İSMET ATLI AĞABEY
Salı, 13 Nisan 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
HAİNLİK KOLAY MI?
Pazar, 11 Nisan 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

79 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi