GÜNDEMİN KUYRUĞU…

GÜNDEMİN  KUYRUĞU…

 

Av. Halil ALTIPARMAK

28 yıldır Köşe Yazarlığı yaparım.

Bu yılların arasında 20 yıl da Televizyon Programcılığı yaptım.

İnanın, bu kadar yıl, Gündemin kuyruğuna takılmadan çok da güzel olarak bu işleri yaptım. Bu durumdan, ne ben rahatsız oldum, ne de okurlarım ve izleyicilerim… Bana gelen yansımalardan bunu çok iyi görüyor ve biliyor(d)um. Zaten, öyle görmesem, aynı şartları devam ettirmezdim, elbette.

Neden bunları söylüyorum?

Bir süreden beri ülkede yaşadıklarımız o hale gelmiş ki, artık istesem de istemesem de, Gündemin Kuyruğuna takılmadan yazı yazamıyorum. Bugün, ne yazacağımı belirlerken, bir de gördüm ki, ülke gündemi ile ilgili kafam dopdolu.

Oysa, yazı günümden birkaç gün önce, gündem dışı bilgiler kafamda doluşur ve içerisinden uygun gördüğümü belirler, gündem ile ilgisini kurmaya çalışır ve varsa o ilgiye gönderme yaparak yazımı yazardım.

Ama, bir süreden beri, ne yazacağımı düşündüğümde aklımda sadece gündem konuları var.

Aslında, çok üzücü bir durum.

Ben, kendi birikim ve bilgilerimi kamuoyu ile paylaşmak isteyen ve bunun için 28 yıldır fahrî olarak emek veren bir anlayışa sahibim.

Ancak, gelin görün ki, ülkemin içine düştüğü durum bu anlayışımı tam olarak uygulamama engel oluyor.

Yani, ülke gündemimiz, her gün, hatta her saat o kadar hızlı değişiyor, bu değişim konuları o kadar büyük ve önemli konular ki, Gündem seni kuyruğuna takıyor ve istesen de kaçamıyorsun.

Neden böyle oldu diye sorup sorgulamaya başladığımda en önemli neden olarak son Halkoylaması ile içine girdiğimiz yeni Yönetim Düzeninin bu konuda en önemli etken olduğunu düşünmeye başladım.

Çünkü, ülke savruluyor. Hem de her alanda savruluyor. Dış Politkada, Ekonomide, Yolsuzlukta, Yasaklarda, Eğitimde, Sağlıkta, Bürokraside, Sosyal yapıda, Aile içi ilişkilerde, Gençliğin ülkesine duyduğu güvende,Tarımda, ATATÜRK’e saygısızlıkta vs. vs. Bu alanların hepsinde ülkemiz savruluyor.

Bunun nedeni nedir diye sormaya başladığımda, tek bir sonuca varıyorum: Tek Adam Düzeni bize uygun gelmedi veya Tek Adam bu Düzeni uygulayamadı. 

Bir örnek vereyim: TÜİK, bu yıl ki ilk Çeyrek büyümemizi yüzde 7 olarak açıklıyor, bu da yetmiyor, Enflasyonun düşme eğiliminde olduğunu duyuruyor. Bu memleketin, bu milletin, bu vatanın bir evlâdı olarak söylüyorum: Ülkenin bugün içinde bulunduğu durumu gören bir BEYİN, açıkladığı rakamlar GERÇEKTEN  DOĞRU bile olsa, bu rakamları açıklamaktan ar eder, haya eder.

Ülkenin savrulduğu gerçeğini görmezden gelip eski alışkanlıklar doğrultusunda bu rakamları açıklarsak yine çok güzel propaganda yapmış oluruz kafası değişmemiş yani.  

Hele ATATÜRK’e saygısızlıkta gelinen nokta aklın,vicdanın, utanmanın, vefanın ne derseniz deyin, hepsinin ortadan kalktığını göstermiyor mu? Devlet Bahçeli’nin ATATÜRK’e Saygısızlık konusunda yaptığı konuşmayı baştan sona bir dinlersek gelinen noktayı çok iyi anlarız. Bu  konuşma bir geçiştirme konuşması değildi. Konuşmanın her kelimesi, sadece o imamın yaptıklarını eleştirmek değil, 100 yıldan ve özellikle 20 yıldan beri, en üst perdeden en alt perdeye kadar yapılan bütün saygısızlıklara cevap niteliğinde idi. Peki, şu sorulabilir; geç kalınmadı mı? Evet, geç kalındı kabul ediyorum. Ama, bu kabulün yanında ben bir soru daha soruyorum. Geç kalındı diye hiç yapılmasa daha mı iyi idi?  

ATATÜRK konusu bir parti, grup, kurum, kuruluş konusu değildir.  ATATÜRK konusu, Türk Milleti konusudur.

Nasıl kaçacağız Gündemden?

Bir Sedat Peker olayı var ki, ülkeyi alttan alta yakıyor, kavuruyor. Kimle temasım olsa neredeyse en birinci konu Peker’in konuşmaları ve iddiaları.

Ben bu konunun ayrıntılarına girmiyorum, ama görüyorum ki, kamuoyu Peker’e çok ciddi oranda inanıyor. Benim düşüncem ise sürekli söylediğim gibi iddiaları araştırma girişimlerinin neden olmadığıdır. Öyle, göstermelik konuşmalarla, ayarlı televizyon programları ile kamuoyu inandırılamıyor. Oğlu hakkındaki iddialara, babanın garip cevap vermeleri ile olmuyor.   

Bakalım, Sedat Peker dizisinin sonu nasıl bitecek, dikkatle takip ediyoruz.

Nasıl gündemden kaçalım?

Kuzey Irak’ta Barzani’ler, Türkiye’nin oradaki teröristlerle uğraşmaması için tüm dünyayı ayağa kaldırma girişimlerinde bulundular. Barzanileri biliyorsunuz, paçavralarını Başbakanlığımıza astığımız grup. Kürdistan Bölgesi diye adını bizim de kabul ettiğimiz bölge. Bugün gelinen nokta da bu! Hani, yılanla çuvala girilmez ya…

Gündemden nasıl kaçalım?

Ülkenin her şeyden önce Ekonomide savrulduğunu söylüyoruz. Ancak, bu yıl, 5 müteahhide verilecek paranın 31 milyar TL olduğunu biliyoruz ve kanımız donuyor. Bu da yetmiyor, bu müteahhitlerden birinin 9,5 milyar TL vergi borcu silindiği kamuoyuna yansıyor, ama ilgililerden tık yok.

Dünyaya, salgın nedeni ile insanımıza 600 bilmem(!) kaç TL destek derdiğimiz ilân ediliyor, ama gerçekte devletin kasasından doğrudan çıkan paranın 6 milyar TL olduğu kamuyona yansıyor.

Sadece bir kısmını buraya aldığım bu işler olurken gündemden nasıl kaçabilirim? Gündemin Kuyruğuna nasıl takılmayayım?

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları



An itibariyle ziyaretci sayısı:

50 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi