GÜNDEM VE OSMAN NEVRES RECEP - Av.Halil ALYIPARMAK

GÜNDEM VE OSMAN NEVRES RECEP

Av.Halil ALYIPARMAK

Geçen haftaki yazımda zorunlu olarak Türk-Arap ilişkilerini anlatmıştım.Yazı konumun ise aslında Osman Nevres olduğunu ve o yazıyı ertelemek zorunda olduğumu belirtmiştim.

Bugün, zamanı geçmeden o yazıyı yazacağım.

Ancak, ülke gündemimiz aslında şu aralar tek konuya kilitlenmiş durumda, ama, ben yine de Osman Nevres’i anlatacağım. 

Çünkü, şu anki tek başlık olan konu, bundan sonraki ülke hayatımızda hiç bitmeyecek bir konu, nasıl olsa.

Nedir o tek konu?,

Sedat Peker…

Bu konuda birkaç cümle de olsa bahsedeyim.

Sedat Peker, ülkenin kanalizasyon kanalına bombayı attı ve kanalizasyon patladı. Bu saatten sonra, Sedat Peker isminin üzerinde yorum yapmak ikinci planda kaldı. Artık, akan lağım artıklarının nereyi vuracağını bekleyeceğiz.

Bu konuda, sonuna kadar dikkatle beklemek ve takip etmek gerektir diye düşünüyorum. Yalnız şu kadarını söyleyebilirim; mevcut iktidarın yapmak istediği fikir değişim ve dönüşüm amaçları artık GER-ÇEK-LE-ŞE-MEZ!

Benim açımdan, lağımı patlatanın kim olduğundan önce, anlatılanların gerçek olup olmadığı önemlidir. DİKKATLE BEKLEYECEĞİZ.

Neyse, bu konuyu nasıl olsa daha çok konuşacağız.

Bugünkü ana konumuz; Osman Nevres!

Kimdir Osman Nevres?

Osman Nevres, hepimizin bildiği adıyla, HasanTahsin’dir.

HasanTahsin, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali günü Şehit olan Kahramanımızdır.

1.Dünya Savaşı’nın galip devletleri, bizim Millî Mücadelemizin başarılı olmasında etkili olan 3 büyük hata yapmışlardır. O hatalardan biri de, İzmir’in YUNANLILAR tarafından işgalidir. Yani, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali,Türk Milletini çileden çıkartmıştır. Çünkü, İzmir işgal edildiğinde, İstanbul, aylar öncesinden işgal edilmişti. Ama, İstanbul, Yunanlılar değil, ana unsur olarak diğer galip devletler tarafından işgal edilmişti. Türk Milleti, ne kadar üzülse de, içi kaynasa da silahlı bir eyleme girişmemişti. Ancak, İzmir’in galip devletlerin ve özellikle İngiltere’nin desteği ile Yunanlılar tarafından işgali, içi yanan kahraman Türk evlâtlarına eylem yapma gereğini düşündürtmüştü. Bu kararı vermek için, 14 Mayıs akşamı Maşatlıkta toplandılar.

İşte, bu duygu ve düşüncelerle Kahraman Türk evlâdı Hasan Tahsin Recep işgal sabahı tek başına yaptığı bir plânla, kibirli Yunan komutanının yanındaki bayrak tutanı bir kurşunla mıhlıyor ve bayrağıyla beraber yerde sürüklenmesini sağlıyor.

Yerli çılgın Rumlarla birlikte yunan askerlerinde bir panik başlıyor, geri kaçıyorlar ve hatta bir kısmı denize düşüyor. Arkadan gelen bir Yunan müfrezesi panikten kurtulup, mermi sıkan ve el bombası atan Hasan Tahsin Recep’in olduğu yeri yaylım ateşine tutuyorlar. Yiğit Gazeteci Türk genci, geri çekiliyor ve mermisi bitiyor. Siperde iken, yakınındaki bir kapıdan yaşlı Bir Türk Kadınını görüyor. Hayatın sonuna geldiğini anladığı için bu yaşlı teyzemize diyor ki; “Teyze, Allah’a şahitlik edersin, mermim bitti” ve ŞEHİT oluyor.

Bu yiğit Türk Evlâdına YüceTanrı’dan rahmet diliyorum.

Bu arada, aynı anda, Yunan Bayrağına selam vermediği için Şehit edilen Süleyman Paşa’ya ve diğer tüm Şehitlerimize Yüce Tanrı’dan rahmet diliyorum.

Yiğit Hasan Tahsin Recep’in - Recep ilâvesi aile adıdır - biraz geçmişine gitmek gerekir.

Paris’te öğrenci iken, ülkemiz, Trablus’ta İtalya ile savaşıyor. Paris’te bu savaş ile ilgili bir film yapılıyor ve salonlarda gösterime giriyor. Osman Nevres, bir Türk arkadaşı ile filmi seyretmeye gidiyor. Filmde Türkler aleyhine sahneleri görünce, belindeki silah ile perdeye ateş ediyor ve ortalık karışıyor.

Öğrencilikten sonra, Osman Nevres, ülkeye dönüyor.

Bu arada, ülkemiz, Balkanlarda perişan oluyor, Balkan Savaşlarında, Türk Milleti, belki de tarihinin en ağır yenilgisini tadıyor. Neden ağır yenilgisi diyorum, çünkü; tarihde Türk Milleti’nin arkasına bakmadan kaçtığı bir yenilgi bulmak zor. Maalesef, Balkan Savaşlarında bu oluyor. Devlet Erkanı, Balkan ülkelerini bize karşı örgütleyenin İngilizlerin desteklediği Buxton kardeşler olduğunu tespit ediyor. Bunun üzerine Teşkilât-ı Mahsusa, bu kişileri engellemek üzere Osman Nevres’i görevlendiriyor. İsim değiştirerek, yani, HasanTahsin yaparak Romanya Bükreş’e gidiyor. Orada, bu iki kardeşe suikast düzenliyor. Tam açıklanmış değil, ancak, birini ağır yaralıyor ve diğeri de hafif yaralar ile kurtuluyor. Bükreşte ceza alıp hapse atılıyor. 1916’da Türk ve Alman ordularının Bükreş’i işgal etmesi üzerine, hapisten kaçıp ülkemize dönüyor.

Bunları niye anlattım biliyor musunuz?

Her şeyden önce, bir Kahramanımızın kısa da olsa kamuoyunca daha yakından tanınması için anlattım.

Anlatmamın diğer bir nedeni de, 100 yıllık ucuz, kahpece sürdürülen bir yalanı ortaya koymaktır.

Yukarıda çok kısaca hayat bilgisini aktardığım Hasan Tahsin Recep’in yiğitliğini, kahramanlığını, vatanseverliğini, milliyetçiliğini, ülkeye ve millete bağlılığını tartışabilecek, bu konularda en ufak bir tereddüt gösterebilecek bir tane NORMAL İNSAN olabilir mi? Nasıl olabilir ki ya? VATAN, MİLLET UĞRUNA CANINI VERMİŞ,CANINI…

Peki, bu kişi nereli biliyor musunuz? SELÂNİKLİ. Hani, tamamı Yahudi diye 100 yıldan beri utanmazca, hayasızca, arsızca, korkakça propaganda yapanlar var ya, onlara ithaf olsun!

Bu Yiğit, Selânikte hangi İlkokulda okumuş biliyor musunuz? ŞEMSİ EFENDİ İLKOKULUNDA.

Hani, 100 yıldan beri, utanmazca, hayasızca, arsızca, korkakça o İlkokula gidenlerin tamamı Yahudi diye propaganda yapanlar var ya, onlara ithaf olsun!

Gerçekler, Güneş gibidir, bulutlar ancak, bir süreliğine güneşin ışıklarını engelleyebilirler. Güneş, mutlaka, parlak ışığını gösterir.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları



An itibariyle ziyaretci sayısı:

72 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi