5 OCAK STADYUMU VE HATIRALARIM

 

Geçen hafta içerisinde bir haber okudum.

Haber şu idi: 1938 yılında yapılmış olan Adana 5 Ocak Stadyumu kapandı ve artık maçlar, yeni yapılmış olan Stadyumda oynanacak.

Bu haber, 1973 yılında yaşadığım çocukluğumun, gençliğimin hatıralarını yeniden yaşamama ve son derece duygulanmama neden oldu.

30 Haziran 1973.

AEL 2. Sınıfını bitirmiş ve 3. Sınıfına geçmişim. Doğrudan geçmiş ve bir başarı belgesi almışım. Yani, derslerim kendi çapımda iyi ve başarılı da bir öğrenciyim. Ama, Futbolcu (Ayaktopcu) olmak için içim kıpır kıpır ediyor.

O gün, Adana 5 Ocak Stadyumu’nda Adanaspor, Genç Adanalılar arasından,kendisine yetiştirmek üzere oyuncu seçmeleri yapmaktadır.

Seçici, Adanaspor’un Hocası, Gündüz Tekin Onay’dır. Yardımcısı da,Büyük Orhandır. Kapalı Tribünün ortasında ve üst sıralarda oturmaktadırlar. Amaç, oyunu yukarıdan ve en iyi bir şekilde takip etmektir.

Yanlış hatırlamıyorsam, 300 kadar Adanalı Genç, seçimler için müracaat etmişti. Belki de, o dönem Adana’sında, Futbolcu olmak isteyen o kadar Adanalı vardı. Başvuranlar arasında ben de vardım.

Bir büyük abim Kenan, Menajerim olarak benimle beraber gelmiş ve Seçicilerin yanında mevzi almıştı. Çünkü, olayları yakından takip edecek ve ona göre de bir takım kararlar alacaktı.

Saat 3’de sıra bana geldi. İki takım halinde sahaya çıktık. Oyun yarım saat ve tek devre oynanacak. Sahaya çıktığımda, sahanın büyüklüğü karşısında çok şaşırmış, ürkmüş ve heyecana kapılmıştım. Gerçekten bizim Mahalle Maçları yaptığımız sahalardan çok büyüktü.

Mahalle takımımız var ve o zamanın Adana’sındaki bir çok sahada top oynuyor, maç yapıyoruz, ama, 5 Ocak Stadyumu bu sahalardan çok büyüktü.

Sarıyakup Mahhalesi ve Alidede Mahallesi arasındaki Hasanağa Camii’nin yanında oturuyoruz. Mahalle Takımımız bu mahalleli arkadaşlar ile, Hürriyet Mahallesi, Mestanzade Mahallesi, Şehitduran Mahallesi, Bey Mahallesi ve Ulucami Mahallesinde oturan gençlerden oluşmaktadır.

Adana’daki hemen bütün sahalarda maç yapmaya gidiyoruz.

  1. Mensucat Sahası (bugün bir kısmında SGK Müdürlüğü var), Özen Sahası(bugün Mustafa Kemal Paşa Bulvarı ve Hastahane var), Valinin Sahası (evinin arkası), Kanal Sahası, Yamaçlı Sahası, Meydan Sahası, Köprüköyü Sahası, Güneşli Sahası, Karataş yolu üzerindeki Saha, Demirspor Sahası( bugün düğün salonu), Bugünkü Cemalpaşa Postanesi’nin bulunduğu yerdeki İstasyon Sahası, Stadyumun arkasındaki Gençlik Sahası ( o zaman Seyhanın Sahası derdik) vs. Ayrıca bir çok yakın ve uzakta bulunan köylere de maç yapmaya gidiyoruz.

Bu saydığım bütün sahalarda maç yapmış, top oynamış biri olarak, 5 Ocak Stadyumun içinde bulunmak olağanüstü karmaşık bir duygu yarattığını söylemeliyim.

Neyse…

Maç başladı. İleride oynuyorum. Bir pas geldi ve o zaman pek meşhur olmayan bir Krampon Çalımı yaptım ve bir ara da kaleye bir vole attım. Zaten, yarım saat içerisinde topla buluşmak pek fazla mümkün değil.

Maç bitti.

Sıcaktan ve yorgunluktan bayılmak üzereyim. Saha kenarına kendimi zor attım. Menajerim(!) koluma girdi. Girmese, belki de oraya yığılacağım. Birkaç adım attık. O zamanki Millî Mensucat Takımının Hocası Coral geldi ve bu çocuğu bize verin dedi. Konuşulanları duyuyorum, ama, yarı baygın haldeyim. Menajerim(!) seslenmedi, yürüdü. Birkaç adım sonra, Seyhanspor’un Hocası geldi ve bu çocuğu bize verin dedi. Menajer Abim; “Adanaspor’a seçilmiş, neden size verelim” dedi. Ozaman anladım seçildiğimi.

Meğer, yaptığım hareketler sonucunda, Gündüz Tekin Onay, (O’na Tanrı’dan rahmet diliyorum), bu çocuğu yazın demiş.

Artık, Adanasporlu olmuştum ve Adana tabiri ile hava bin beşyüz.

Bir gün sonra, 1 Temmuz 1973 Pazar günü sabah. Vali’nin Sahasında Mahalle Maçımız var. Maç başlamadan kalecimiz Zişan Temiz (yakında vefat etti, çok üzgünüm, O’na da Tanrı’dan rahmet diliyorum) ile top atıştırıyoruz.

Bir ara, hâlâ nedenini bilemediğim, anlayamadığım sol dizimden gelen çatır, çutur bir ses ile olduğum yere yıkıldım kaldım.

Babam tarafından top oynamamız yasak olduğu için bir ay kadar Annem ile bir oyun yaparak Babamdan gizledik. Ama, artık, dayanacak hal kalmamıştı. Söyledik ve Abidinpaşa’da olan dükkânımızın bitişiğindeki Op. Dr. Ertuğrul Oral’a gittik. Ama, geç kalmıştık. Sol dizim hâlâ sakat ve futbol hayatım Tam başlamadan bitmişti.

Futbolcu olamadığıma göre üzgün müyüm?

O zamanın şartlarını da düşünerek şunu anlatayım da kararı siz verin.

Bu olaylardan sonra girdiğim Sınav’da ODTÜ Ekonomi Bölümünü kazanmıştım. Bir ara, Öğrenci Kredisini onaylamak üzere Vakıflar Çarşısı’ndaki Noter’e gittim. Orada, takım arkadaşım Behzat ile karşılaştım. O, yanılmıyorsam, önce Adana Demirspor’da oynamış ve sonra da Altay’a transfer olmuştu. Sarıldık öpüştük ve kendisine ; “Behzat, seninle gurur duyuruz, aramızdan meşhur bir topçu çıktı” dedim. O da bana; “ya sen ne diyorsun, asıl, biz seninle gurur duyuyoruz. Çok güzel bir Okul kazanmışsın” dedi.

Bir konuyu daha anlatarak kapatalım:

Yaşadığım olaylardan sonra, 5 Ocak Stadyumunun çimleneceğini duymuştuk. Hâlâ görüştüğüm can arkadaşım Şahin Horoz ile merak ettik ve gittik. Çimin ekileceğini zannediyorduk. Ancak, kalıplar halinde getirdiler ve serdiler.

Güle güle Adana 5 Ocak Stadyumu!

Çucukluğumuzun ve gençliğimizin hatıraları ile güle güle!

Temenni ederim, son dönemlerde gördüğümüz KABUL EDİLEMEZ GERÇEĞE uyarak üç kuruşluk DÜNYA MALI için Ranta heba edilmez!

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
ŞEHİTLERİMİZE
Cumartesi, 06 Mart 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
ÇAKA BEY KÖPRÜSÜ
Perşembe, 04 Mart 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

32 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi