ANAYASA VE AİDİYET

ANAYASA VE AİDİYET

Av.Halil ALTIPARMAK

ANAYASANIN BAŞLANGIÇ İLKELERİ

Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;

Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,

TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

MADDE 1– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

MADDE 2– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

MADDE 3– Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.

MADDE 4– Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

MADDE 5– Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

 MADDE 6– Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.

 MADDE7– Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.

MADDE 9– Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

 MADDE 10 Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

 MADDE 66– Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.

 

Bunları söyleyen Anayasadan KİM, NE ister?

Her tarafı değiştirilen, onlarca değişime uğrayan, artık, Askerî özelliği neredeyse kalmamış olan ve hatta birkaç sene önce yapılan değişiklikle ülkemizi uçuracağı iddia edilen Anayasadan tekrar ne isteniyor?

Bakın, zaten, gençliğin Ülkeye ve Millete Aidiyetinin aşındırıldığı şu ortamda, bu maddeler ile oynayarak daha fazla AİDİYET sıkıntısı yaşatmaya kalkışılmamalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, çok kültürlü, çok dilli, çok milletli, çok dinli bir ortamdan MİLLÎ DEVLETE dönüşerek kurulmuştur. HEM DE TÜRK MİLLETİNİN KANI PAHASINA!

Mesele, sadece ilk 4 madde meselesi değildir. Yukarıda sıraladığım ifadelerin tamamının korunması meselesidir.

Kurucu Felsefedeki Halkçılık (10. Madde), Milliyetçilik ve Laiklik bu ülkede birleştirici unsurlar olsun ve çimento görevi yapsın diye belirlenmiştir.

Nasıl ki, Osmanlı Devletimiz, ASLÎ UNSUR olan Türk Milletini belirli bir tarihten sonra görmezden gelmeye başlayınca hızla yıkılmaya yüz tuttu ise, MİLLÎ DEVLETİMİZDE DE aynı hatayı yapmamalıyız. Zaten buna razı olunamaz.

Razı olunamayacağını nasıl bu kadar rahat söylüyorum biliyor musunuz?

100 yıldan beri ve özellikle 20-30 yıldan beri, Mustafa Kemal ATATÜRK, kendisine atılan bu kadar iftiralara, içeriden ve dışarıdan yapılan bu kadar ağır saldırılara rağmen, bugün, Türk Milleti’nin gözünde, kalbinde ve aklında dimdik ayaktadır. Bundan dolayı,Türk Gençliği, hangi görüş ve düşüncede olursa olsun, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK adı geçtiği zaman, kendisine yapılan bağlılık ve aidiyet aşındırma oyununu geçip AİDİYET ve BAĞLILIĞINI mutlaka ortaya koyacaktır. Hiç kimse bundan şüphe duymasın

Umuyorum ki, Anayasa konusu ile gündem belirleme çalışması gayesi güdülmektedir.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
ŞEHİTLERİMİZE
Cumartesi, 06 Mart 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
ÇAKA BEY KÖPRÜSÜ
Perşembe, 04 Mart 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

144 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi