ÇOK ÜZÜCÜ ÇOK

ÇOK ÜZÜCÜ ÇOK

Halil ALTIPAYRAK

Geçen  Cuma günü, saat dokuz kırk beşte hafta sonu için Sokağa Çıkma Yasağı kararı alındı. Ben, zaten, şu dönemde, sokağa çıkma yasağını destekleyenlerdenim. Bu nedenle, bu kararı da destekledim ve hatta iki günü az bile buldum. Ama bir de ne görelim? Aman Tanrım, insanlarımızın bir kısmı dışarıda ve sanki kıtlıkta kalmışız ve aç kalmışız gibi fırınlara, manavlara, bakkallara, gıda satıcılarına hiçbir tedbir alınmadan bir saldırı gördük.

Yiyeceklerden, içeceklerden, gıdadan, ekmekten vazgeçtim de, akaryakıt istasyonlarının, nöbetçi eczanelerin önlerindeki kuyruklar, oralara saldırılar neden oldu, işte bunu hiç anlamadım.

Çok üzüldük, çok üzüldük, çok üzüldük!

Bakın, şunu kesinlikle söylüyorum: Akşam saat dokuz kırk beşte sokağa çıkma yasağı ilan edilip de, saat on ikide sokağa çıkmak yasak diyen kafa, son derece hatalı, beceriksiz ve krizi yönetemeyen kafa  demektir. Bu konuda hiçbir tereddütüm yok. Sokağa çıkma yasağını bu şekilde alanlar, hata yapmıştır, beceriksizlik yapmıştır, bir dakika sonrayı bile tahmin edememiştir. Bu tamam!

Amaaa, kardeşim, karar duyurulur duyurulmaz bir dakika içerisinde sokaklara dalanların, alacakları malzemeler için etrafa saldıranların durumunu nasıl izah edeceğiz?

Çok yazık, çok üzücü!

Bana, zamanında çok üzüldüğüm bir konuyu hatırlattı. ABD ve ortakları tarafından Irak’ın vurulduğunda, şöyle bir haber yayılmıştı. Saddam, İncirlik Üssünü vuracak, yani füze gönderecek. Biz Adanalılara sürekli duyurular yapıldı, evlerde karartma yapın diye. Bir de baktık ki, bu duyurular yapılır yapılmaz, Adanalıların bir kısmı, arabalarına binip yaylalara ve denizlere gidiyor değil, olağanüstü bir telaşla kaçıyor. Kilometrelerce süren trafik tıkanıklığı!

O dönemde de çok üzülmüştüm… Biz de, böyle bir durum olduğunda evlerimizde kalıp ne yapmalıyız diye, Adana Erkek Lisesi Mezunları Derneği ve Çukurova ODTÜ Mezunları Derneği olarak Konferans düzenliyorduk.

Bu nasıl bir iş kardeşim, bu nasıl bir anlayış?

İnanılmaz bir durum… Sıra kavgası çıkıyor ve adeta meydan savaşı gibi olaylarla karşılaşıyoruz.

Yaklaşık bir aydan beri her şeyden vazgeçip, evimize kapandık, kuralları tam olarak uygulamaya çalışıyoruz. Bunu, kendi canımızdan korktuğumuzdan yaptığımız zannedilmesin. Her şeyden önce, başkalarına zarar verme ihtimalimizi en aza indirmeye çalışıyoruz. Eğer, gerçekten, uzmanların anlatmaya çalıştığı gibi bir durumla karşı karşıya isek, toplumcu bir bakışla başkalarına zarar vermemeyi düşüneceğiz, buna mecburuz.

Cuma akşamı, iki saat içinde, bir aydan beri gayret sarfedenlerin gayretlerinin ciddi bir oranda boşa gitmesi ihtimalini görmüş olmak, biz kurallara uyanları son derece üzmüştür. Umarım, bu saldırının bedelini ağır ödemeyiz.

Bütün bu üzücü anlatımlara karşılık, ciddi oranda bir kesimin de kurallara uymaya devam ettiğini ve bu saldırı durumunu kınadığını görmüş olmak da, üzüntümüzü hafifleten, ümidimizi devam ettiren bir gerçektir.

Bir toplumda kimse yalnız yaşamıyor. Onun için, toplum içinde yaşadığımızı ve beraber yaşamak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
BEKİR SITKI ERDOĞAN
Cumartesi, 17 Nisan 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
HAİNLİK KOLAY MI?
Pazar, 11 Nisan 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

189 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi