YENİ DÜNYA DÜZENİ

 

 

YENİ DÜNYA DÜZENİ

Halil ALTIPARMAK

Şu aralar yaşadıklarımız, kafalarımıza bir çok düşüncelerin, yeni konuların, gelecekte yaşantıların nasıl olabileceği sorularının yığılmasına neden olmaktadır.

Bu şartlar altında, şu özeti yaparak konuya giriş yapabilirim: Görünen o ki, Yeni Dünya Düzeni’ne doğru gitmekteyiz.

20. yüzyılda yapılan iki Dünya Savaşı sonunda geçilen yeni düzen, dünyada yaşayan insanların tamamını günlük hayatlarında tam bir etki altında bırakmamıştır.

1990 yılında Sovyetlerin dağılması ile girilen yeni dünya düzeninde de aşağı yukarı benzer bir görüş belirtebiliriz. Yani, bu dönemde de dünyada yaşayan insanların tamamı günlük yaşantılarında doğrudan etkilenmemişti.

Ama, bugünkü yaşadıklarımız, çok ilginçtir ki, dünyada yaşayan bütün insanların günlük yaşantılarını doğrudan tam olarak etkilemektedir. Bu çok ilginç durumdur. Çünkü,1918’de yaşanmış olan İspanya Salgını dünyada on milyonlarca insanın ölümüne neden olduğu halde, bugün unutulmuştur.

Bu anlattıklarımın ışığında, bunlar da unutulur diye yaklaşılabilir.

Ancak, tam da bu noktada şöyle düşünmekteyim; bundan sonra yaşanacak olmasını düşündüğüm konular, pek de geçici gibi görünmemektedir.

Tam ifade ile, Yeni Bir Dünya Düzeni’ne doğru hızla itilmekte ve/veya götürülmekteyiz gibi gelmektedir bana.

Bir kere, böyle düşünmemin en önemli nedenlerinden biri şudur:

Covid 19 adı verilmiş olan virüs, sanki, akıllı roket gibi nereyi vuracağını bilerek, hedefe kilitlenmiş olarak dünyada olağanüstü tahribatını(abartarak duyurulsa da) yapmaktadır.

Sadece küçük bir örnek vererek düşüncemi destekleyebilirim. Batı Avrupa Devletleri mahvolurken, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri - en azından şimdilik - adeta seyirci konumundalar.

Eğer, düşündüklerim  - en azından - doğruya yakın ise, o zaman elbette şöyle bir soru gelecektir:

Kurulmak istenen Yeni Dünya Düzeni, kim tarafından kurulmakta ve ne amaçlanmaktadır?

Zaten, en önemli bilinmezlik de burada ortaya çıkmaktadır. Bu  sorunun cevabını verebilmek için bir süre daha beklemek gerekecektir.

Biz, ülke ve toplum olarak bu gelişmelerden en az hasarla çıkmak zorundayız. Çünkü, akıllı ve güdümlü virüsün hangi hedeflere kilitlenmiş olduğu çok açık değildir. Çünkü, hedef kilitleyicilerin plan ve programlarının içeriğini şu an öngörememekteyiz.

Bizim, ciddi bir şanssızlığımız var. Ülkemiz, ekonomik olarak, maalesef, çok zayıf olduğumuz bir dönemde bu kara bulutların içerisine dalmak zorunda kaldı. Hatta, hâlâ, yönetim anlamında, çok ciddi sıkıntılar yaşadığımızı görmekteyiz. Günü geldiğinde bu konulara da gireriz, elbette.

Ancak, bugün, toplumumuzun tek tek fertleri olarak; sorumluluğumuzun bilincinde, kendi yapmamız gerekenleri en iyi şekilde yapıp, en az hasarla bu beladan kurtulabileceğimizi düşünmeliyiz.

ÇÜNKÜ, HEPİMİZ, GÜNLÜK YAŞANTILARIMIZDA DOĞRUDAN TAM OLARAK ETKİLENMEKTEYİZ.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
İSMET ATLI AĞABEY
Salı, 13 Nisan 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
HAİNLİK KOLAY MI?
Pazar, 11 Nisan 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

188 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi