YENİ DEVLET TEŞKİLATLANMASINA “TÜRKİYE HAZIR MI?

YENİ DEVLET TEŞKİLATLANMASINA “TÜRKİYE HAZIR MI?”

 

Hakan PAKSOY

 

Bu yorum/yazı benim alttaki sosyal medya paylaşımıma değerli kardeşim Arif Yüksel Özkök’ün yaptığı yorum ve sorusu üzerine ortaya çıktı. Benim fikir beyanım ve Arif’in yaptığı yorum alt alta verilmiştir. Daha sonra da açıklamalarım yer almaktadır.

#TürkiyeHazır mı? AKP Gen. Baş. ve CB. Adayı Erdoğan CB Hükümet Sistemi için planladıkları devlet yapılanmasını anlatıyor. Peki, CB değişecek olursa bu yapı korunacak mı? Bu yapılanma yasa veya KHK ile mi çıkacak? Yani bu devlet yapılanması mıdır? Toplumsal uzlaşma gerekmez mi?”

“CB değişirse yenisi aynı yapıdan devam eder.....ayrıca Türkiye hazır sözü AKP sloganı İYİ P li olarak değişik paylaşım olmuş edem.” 
***
Türkiye çok ama çok önemli bir yoldan ilerliyor. İtiraz eden çıkabilir ama Türkiye yeniden yapılandırılıyor. Adına da “Yeni Türkiye” deniyor. Yarınlar da başka değişiklikler de bekliyor ama bu yazının konusu şu anki değişiklik planlaması.

Öncelikle Türk Devleti ve Milleti için tefekkür etmenin ve fikir beyanının yapılabilmesi bir partili olmakla sınırlı değil diye biliyorum. Her Türk bu konuda düşünebilir – ki düşünmeli- ve fikrini beyan edebilir –etmelidir-, yanlış bilmiyorum değil mi? Aksini iddia eden olursa fikrini belirtebilirler.

Yer dar olunca maksat da tam anlaşılamadı tabii, sağ olsun Arif kardeşim bu çalışmaya vesile oldu. Teşekkür ediyorum.
***
Önce tespit:

Devletin çatı teşkilatı yeniden kuruluyor ve yepyeni hatta farklı bir hale getiriliyor.

Mesela; Millî Güvenlik Kurulu başkanlık haline getirilecek deniyor ama MGK kendi özel yasası ile kurulmuş olan ve çalışan bir yapı. Bu yasa mı değişecek yoksa nasıl olacak? Diğer 7 başkanlık, başkanlık olarak anılıyor da Millî Güvenlik Kurulu Başkanlığı mı olacak? Savunma Sanayi Müsteşarlığı başkanlık oluyor da, MGK’da “Kurul”dan vazgeçilmiyor?

Üyeleri kimler, başkanı kim, karar mı alacaklar yoksa –biraz sonra tekrar değineceğim- cumhurbaşkanına fikir mi üretip sunacaklar? Bu üretim sadece cumhurbaşkanı tarafından onaylanacaksa, bunun siyasi sorumluluğunun sınırları ne olacak?

Diyanet İ. B. aynı şekilde yasası olan ve hayati derecede önemi olan, üzerinde fırtınalar kopan bir kuruluş. Doğrudan cumhurbaşkanına fikir üretecek ve O'nun dediğini yapacak olursa camiler ve Müslümanlar nasıl etkilenecek? 
Cumhurbaşkanı partili olacağına ve seçime gireceğine göre, makama bağlı bir başkanlık, fetva ve kaza yani yürütme ile fetvanın birleşmesi olmayacak mıdır?

Başka bir ifade ile Din ile siyaset iç içe girmez mi?

Din siyasetin emri altına geçmez mi?

Anayasanın laiklik ilkesine doğru yapılan bir hamle midir?

Haydi, bunlar olmadı, Din’in ve dini hayatın doğruları ve siyasetin doğruları arasında eğer; doğru, bağımsız, tarafsız, haklı ve Müslümanların geleceğini ilgilendirecek isabetli kararı alamazsa Türkiye nasıl etkilenecektir?

On altı bakanlık, 9 kurul 8 başkanlık ve 4 ofis. Hepsi de “birebir cumhurbaşkanı ile çalışacak”lar. Bir insan için ne kadar ağır bir yük ama…

Cumhurbaşkanı TV'lerde yaptığı açıklamalarda "cumhurbaşkanının öncelikleri doğrultusunda projeleri geliştirecekler." dedi. Bunu nasıl izah edeceğiz? Yukarıdaki sorular aynı kalmakla birlikte renkleri daha da kızarıyor değil mi?

Can alıcı bir soru daha; her yeni cumhurbaşkanı kendi "devletini" mi oluşturacak? Yani her değişim de Devlet yeniden kurulmuş gibi mi olacak? Kurumsal devamlılık sekteye uğramaz mı?

Cumhurbaşkanı açıklamasında; “Bir ortak akıl cumhurbaşkanına bağlı olarak çalışıyor, yapılacak olan bu. 3-5-7 kişiden oluşan bu kurullar üretimler yapacaklar, üretimlerini de cumhurbaşkanına takdim edecekler.” diyor. Yani bu kurullar sadece sekretarya olacak diye anlaşılan bir ifade. Karar ve icra yetkisi yok görünüyor.

Yani şimdi MGK ya da Diyanet veya diğerleri, sadece sekreterlik mi yapacaklar? Devletin her şeyi cumhurbaşkanı mı olacak?

Yine açıklamalardan bir cümle; “Yeni dönemde çözüm üreten devlet, sorun çözen devlet, anlayışı ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz yeni sistemle bürokrasiyi azaltacağız. Daha hızlı karar alacağız. Patenti bana aittir, bunun için çok eleştiri almışımdır. Bir anonim şirket gibi devleti yönetme kabiliyeti demişimdir.”

Anlaşılan yeni teşkilatlanma yapısının patenti sayın Cumhurbaşkanı’na ait yani kendileri talimat vermişler, tarif etmişler ve nihayet tek başına karar vermişler. Kullanılan dil kesin ifadeler içeriyor. Peki, bu yapılanma nasıl gerçekleşecek, kanunla mı yoksa KHK ile mi? Yani TBMM’mi yapacak yoksa Cumhurbaşkanlığı mı?

Eğer Cumhurbaşkanlığı ise, 82 milyonun hayatını ve geleceğini ilgilendiren, hatta Türk Milletinin gelecekteki üyelerini de ilgilendirecek olan bir hususta, böyle ağır bir sorumluluk olabilir mi? Haydi sorumluluk alındı, hep şikayet edilen tek kişilik diktatörce bir yönetim olmaz mı? Bu Milletin seçip gönderdiği bir meclis yok mu? Toplumsal uzlaşma sağlansa daha iyi olmaz mı?

Her değişen cumhurbaşkanı ile değişim yaşanırsa "Devlet ebed müddet" nasıl sağlanabilir?

Benim bu soruları ihtiva eden düşüncelerime, İYİ Partili olduğumu yazarak hayret ettiğini belirtmişsin Arifçiğim. Sanıyorum Türkiye hazır sözünden sonraki “mi” gözünden kaçmış.

Ben İYİ Partiye oy verecek bir Türk Milliyetçisi Ülkücü olarak bunları soruyorum. Konu daha incelenirse çok ama çok soru çıkacaktır. Sen de MHP’ye oy verecek olan bir Ülkücü olarak dilersen soru sorar dilersen sormama tercihini kullanırsın, sen bilirsin.

Ayrıca, hakikaten "Türkiye hazır" mı, ne dersiniz?

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Köşe Yazarları


HAYAT VE İNSAN
Perşembe, 21 Ocak 2021
...
İSMET ATLI AĞABEY
Salı, 13 Nisan 2021
...
KAVRAMLARI AYIRMAK
Pazar, 27 Aralık 2020
...
SEVGİNİN GÜCÜ
Cumartesi, 19 Kasım 2022
...
HAİNLİK KOLAY MI?
Pazar, 11 Nisan 2021
...

An itibariyle ziyaretci sayısı:

96 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi