KUZEY IRAK İSRAİLLEŞTİRİLİYOR

Geçen haftadan devam -4-

KUZEY IRAK İSRAİLLEŞTİRİLİYOR            

 İsrail'in 1980'lerde ortaya attığı ve devam etmekte olan 'İslam dünyası için’ yeniden yapılandırma projesi ki, bu İsrail'in yeni 'Beka projesi'nin en önemli bir parçasıdır;' Kuzey Irak'ta 'Yuda Kürdistan' (Yahudi hakimiyeti altında sözde bir Kürdistan) için uzun zamandır çok önemli gelişmeler olmaktadır. Bu projenin asıl senaryo yazan ve yönetmeni İsrail, ABD ise bu oyunda baş rol verilmiş 'esas oğlan'dır. Bize de ‘Büyük Orta Doğu' projesi ABD'nin diye gerçekler biraz saptırılmaktadır. Bu tamamen İsrailin'dir.

İsrailleştirme projesinin önemli ayaklarından birisi, daha Önce, Baas Partisi'nin Irak'ta iktidara geldiği (1959'dan sonra) tarihten itibaren Kuzey Iraktaki Kürt Yahudilerden önemli bir nüfus İsrail'e göç etmişti. Bunların tekrar Kuzey Irak'a dönme projesi, İsrail'e gelen bu Kürt Yahudileri daha sonra 'Ulusal Kürt Yahudileri Örgütü' (The National Organization of Kurdish Jews in İsrael) kurdular. Başkanlığına 'Habib Simoni' adlı kişiyi getirdiler. 1973 yılında İsrail'de '90 bin' Yahudi Kürdü bulunduğunu Habib Simoni açıklamıştı.

Gazeteci yazar 'Pamela Kidron' ise 1988'de kaleme aldığı bir makalesinde ‘İsrail'de 150 bin Kürt Yahudisi'nin’ bulunduğunu belirtir.

Bugün, İsrail'e göç eden Yahudi Kürtler'in dışında Kuzey Irak'ta-çoğunlukla-Yahudi Kürtleri, 'Erbil, Süleymaniye, Zaho, Barzan ve Türkiye'ye yakın bölgelerde yaşamaktadırlar. Şimdiki tahminlere göre Kuzey Irak'taki bu yerlerde yaşayan Yahudi asıllı Kürtlerin sayısının 200 bin'in üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Kuzey Irak'ın idari, istihbaratı ve ekonomik olarak bütün yönetim bu Yahudi asıllı Kürtlerin hakimiyeti altında. Buradaki bütün Müslüman Türkmen ve Kürtler bunların boyunduruğu altına girmiştir.

Erbil’de yayınlanan haftalık bir dergi, İsrail'deki Kürt Yahudilerin Kuzey Irak'a ger dönme çağrısı yapmıştır. Dergiyi çıkaran Kürt politikacısı ve Kürdistan İnsan Haklan: Komitesi eski Başkanı ve Kürt Yahudisi olan 'David Bağıstani', yaptıkları çağrının gerekçesini, İsrail'de yoğun bir şekilde Kürt Yahudisi bulunduğunu ileri sürer. Bunların önemli bir kesiminin Kuzey Irak'a eski topraklarına dönmesinin sağlanması gerektiğini belirtir. Ayrıca David Bağistan, Yahudi Kürtler'in Kuzey Irak'a dönmesinin oradaki Filistinlilere de faydalı olacağını iddia eder.

David Bağistanı aslen Mardinlidir (1947 doğumlu). Uzun yıllar Kuzey Irak'ta bulunmuştur. Bir ara Türkiye ile Peşmergeler arasındaki gerginlikleri gidermek için arabulucu j olarak bulunmuştur. Erbil'de bulunmaktadır ve iyi Türkçe konuşur. Barzani'nin çok yakın; adamıdır.

İsrail'deki Kürt Yahudiler'in geri getirilmesine karşı, buradaki İslami gurup yöneticisi' ve eski Milletvekili 'Zana Rustabi' karşı çıkmıştır. Kürtleri İsrail'in kuyruğu yapmak istiyorlar der.

İsrailleştirme işinde diğer önemli bir gelişme de şudur:

Son zamanlarda İsrail'de ve ABD'de bazı üniversite labaratuvarlannda ve enstitülerinde son-derece gizli, ilginç bir test ve araştırmalar yapılıyor. Sözde, Kuzey Irak'taki bütün Kürtler ve hatta dünya da mevcut Kürtler'in aslında Yahudi (İbrani) olduklarını gündeme getirip ve bunu ispat etmek, akrabalıklarını göstermek için 'genetik' çalışmalar yapılıyor.

"The Genetic Bonds Between Kurds and Jews" (Yahudiler ve Kürtler arasındaki genetik ilişkiler) başlığı altında yürütülen bu çalışmaların, ilk defa 1980'lerde ciddi olarak ele alındığı belirtilmektedir. Bu konudaki çalışmaları bilinen 'Kevin Alan Brook', 'Kurds are the Closest Relatives of Jews:' 'Kürtler, Yahudilerin yakın akrabalarıdır' diyor.

Bu hususta 'görevli (!)' Traubman, Tamara Traubman'da 2001'de İsrail önemli gazetelerinden olan ‘Haretz'de yaptığı açıklamada da aynı görüşleri savunmuştur.

Kuzey Irak'ın İsrailleştirme uyarısı, 2 Eylül 2005' de Erbil Kürdistan Emekçiler Partisi'nin radyosu'nun yayınında, Dr. Kemal Kadir'in konuşmasıdır.

Dr. Kemal Sait Kadir, Avusturya vatandaşı iken, Selahattin Üniversitesi'nde öğretim' görevliliği için çağrılmış Kuzey Iraklı bir Kürt. Radyo'nun bu haberi Türkiye'deki bazı gazetelerde (25, 26 ve 27 Aralık tarihli) yayınlandı. Dr. Kemal Sait Kadir bakın ne diyor:

"..ataları hep casuslukla meşgul olmuş olan Barzaniler, bugün Kürdistan'ın başına firavun kesildiler. Bütün hikayeleri böyle başladı". Bunların büyük amcaları olan II. Abdüsselam, I. Dünya Savaşı Öncesi ve esnasında o zaman Rus toprakları olan Tiflis'de çıkan isyanda Ruslar için çalışmışlardır. Birinci görevli ise Osmanlı Devleti'ne meseleler çıkarmaktı. Bu casusluk ve ihanet işlerinin ismini de "Kürtçülük" koydular. O günden bugüne' kadar Barzaniler'in 'casusluk kültürü' devam etmektedir. Sadece "efendileri değişiyor".. Bazen Amerika oluyor, Bazen İran, şimdi ise epey zamandan beri İsrail… Kuzey Irak'ı "İSRAİLLEŞTİRİYOR". Casusluk yaparken de büyük bir "MAFYA" oldular. Barzaniler'e Çağrım şu: 'gelin birlikte son 25 yıla ait mal varlıklarımızı, servetlerimizi kamuoyuna açıklayalım. O zaman herşey çok iyi olarak ortaya çıkacaktır ki, kim nereden ne kadar, para almış? nasıl mal mülk ve para kazanmış? Ben kendim olarak oldukça, bu husus da oldukça rahatım ve bu yüzden de 'hakim güçlere' istediğim gibi saldırabilirim. Elimden geldiğince bu. "zalimler"in üstüne gitmek, onların rezil ve teşhir etmek benim için bir şereftir.'

Dr. Kemal Kadir, bu ifadelerinden dolayı 10 sene hapis cezasına çarptırılmıştır. Hâlâ, hapistedir.

Evet yıllardır Kuzey Irak'taki hakiki Müslüman Kürt ve Türkmen toplulukları, bu nemrut ve yeni Saddamların zulmü altında inleyip durmaktadır. Karşı çıkanları ya hapsetmişler ya da ortadan kaldırmışlardır. Barzani'nin istihbarat örgütü tepeden tırnağaYahudi Kürtlerin elinde olduğu için biraz baş kaldıranı anında yok etmektedirler. Türkmen ile hakiki Müslüman Kürtler arasında önemli bir sorun olmamıştır. Fakat birbirine düşüren devamlı iki kardeş toplum arasında fitne döken-Türkiye'de olduğu gibi-kırdıran bu "dönme-devşirme"lerdir.

İsrailoğulları, Siyonist emperyalizmin doğrultusunda 'Büyük İsrail'i oluşturabilmek için 'yeni vurucu güçler' oluşturmak istiyorlar. Kürtler'i bu gücün 'Yeniçerileri' olarak görüyorlar.

 

 

 

 

 

 

              KAYNAKLAR

1. Şemseddin Günaltay, “Suriye ve Filistin, s.f:36.

2. Taberi (ölm: 922), “Tarihi”, C.I., s.517/Şemseddin Günaltay, a.e.s.329.

3. Taberi, ‘Tarihi’, C.I.s: 517/El-urini, “El-Asare-el Bakiye

4. II. Krallar, 13/25 (Tebrat), Ebü’l-Feth es-Samiri (Samiri tarihçisi), “Sekem’in Kuzey İsrail’in idare merkezi olması bilgisi. Bazı İslami kaynaklarda da zikredilmiştir. Mesela bkz: Makrizi, “Hıtat” II.s:478. İncil’de ‘Sekemden’, ‘Sihar’ şeklinde bahsedilir. Bkz. Yuhanna İncili 4/5.

5. II. Krallar (Tevrat bölümü), 18/20.

6. Yakubi (ölm: 914) “Tarihi”, C.I. s:63.

7. Bkz. Ebû’l Feth es-Samirî, s: 573. Geniş bilgi edinmek isteyenler ‘Nuh Arslantaş’ın yazdığı ‘İslam Dünyasında Samiriler’ adlı eserine başvurabilirler.’

8. Albert Kaganovitch, “The Müslim Jewis in Central Asia”, (Orta Asya’da Müslüman Yahudiler)

9. Prof. Abraham Galente, “L’Histoire de Jewis Turques” (Türkiye Yahudileri Tarihi).

10. Encyclopedia Judaica Barzani Families (Barzani ailesi), 1972, p:138, Bibligrafiye Bknz.

 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

An itibariyle ziyaretci sayısı:

559 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi