Rumeli Türkleri ve Müslümanları - Hasip Saygılı

KİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ

Hasip SAYGILI

Ağırlıklı olarak akademik makalelerden meydana gelen kitabımız kendi kulvarında kayda değer bir ilgiye muhatap oldu. Bu sayede bir nebze de olsa bugünkü ağır meselelerimizin izdüşümlerini Rumeli Türkleri ve Müslümanları’nın yakın tarihinden okumaya katkı sağlamış olduğumuzu düşünmek mümkündür.

Bu kitabın ana tezi, karşılaştığımız felaketlerin bünyede ağır hasar bırakmasının daha ziyade insan kalitesi probleminden kaynaklandığıdır. Bu meyanda problem sahalarımızın başında tabii ki eksiklik, boşluk, zafiyet ve yetersizliklerimizin tespit ve teşhis edilmesi geliyor.

Ancak derindeki arızayı açıklıkla ifade etmek bütün sermayesi kof hamaset olan bazı siyaset erbabının hakaret ve ağır ithamlarına sebep oluyor. Bu kitabın son bölümü şahsen 18 ay görev yaptığımız Kosova’daki Türklerin eğitim ve kültür alanındaki problemlerini değerlendirmektedir. Boş hamaset bu yüzden kitabımızın “Kosova ve Türk dünyasında infial yarattığını” ileri sürebilmekte naçiz şahsımızı Türklüğe ve Türk dünyasına hakarete yeltenmekle itham edebilmektedir.

Bu iddialar cevap vermeyi değmeyecek kadar dayanaksızdır. Ancak bilgiye, mantığa, vicdana, ahlaka ve izana ihtiyaç duymayan hamasetin problemlerimizin çeşitli yönleriyle soğukkanlı şekilde ele alınmasına mani olduğu açıktır. Tıpkı iki buçuk yüzyıl önce sayıca kendisinin dörtte biri kadar olan Rus ordusu karşısında bozguna uğrayan askerimizin talim ve disiplini kabul etmemek için “Kızılelma’ya dek gideriz… Moskof kralının tahtını tacını başına geçiririz…”  şeklindeki yalancı retoriğini şimdikiler de güncelleyerek kullanmaya devam ediyorlar.  Dahası kendi bildiklerini sandıklarından farklı bir şey dile getirenleri şirretlik ve cazgırlıkla susturmaya çabalıyorlar.

Ancak bu kitabın yazarı doğru bildiğini üniversite,  akademik yayınlar, konferanslar, gazete dergi yazıları ve dost sohbetlerinde kimseye karşı nabza göre şerbet verme borcu hissetmeden dile getirmektedir. Bunu da daha çocukluğundan itibaren kendisini askeri mekteplerde okutarak yetişmesini sağlayan Türk Milletine karşı minnet borcunun ödenmesi olarak görmektedir. Yüce Yaratıcı ömür ve fırsat sağladığı müddetçe bu yola devam edecektir.

Diğer taraftan başta Peygamber Ocağından 40 yıllık can kardeşim Erdoğan Öztürk olmak üzere kitabımızda tespit ettikleri mükerrer ifadeler ve maddi hataları tarafıma aktaran ve bunların düzeltilmesini sağlayan okuyucularıma şükranlarımı sunuyorum. Okuyucularımın kitapta görülebilecek diğer hatalar ile eleştirilerini de öğrenmekten bu vesile ile derin bir memnuniyet duyacağımı ifade etmek isterim.

13 Mart 2019/İstanbul

                                                                                    

                                            

An itibariyle ziyaretci sayısı:

97 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi